CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 1 Ocak - 17 Temmuz tarihleri arasındaki Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verilerini değerlendirdi. Türkiye kaynaklı gıda ürünlerine ilişkin alarm bildirimlerinin endişe verici boyutlara ulaştığını ifade eden Gürer, ihraç edilen ürünlerin kapılardan dönmesinin üreticiden değil, yetersiz denetim mekanizmalarından kaynaklandığını söyledi.
Gürer, AB ülkelerince Türkiye menşeli ürünler hakkında yapılan 270 bildirimin 197'sinin sınırdan geri çevrildiğini ve 195'inin "ciddi risk" kapsamında değerlendirildiğini belirterek tarım ve gıda denetim sistemindeki aksaklıkları rakamlarla göz önüne serdi.
"195 Bildirim Ciddi Risk Olarak Değerlendirildi"
AB kayıtlarına göre ihraç edilen ürünlerin yaklaşık dörtte üçünün sınırda reddedildiğini belirten CHP'li Gürer, tablonun vahamettini şu sözlerle aktardı:
"Türkiye'den Avrupa'ya gönderilen ürünlerle ilgili 270 bildirim yapılmış. Bunların 197'si sınır reddi, 13'ü alarm bildirimi, 49'u bilgilendirme, 11'i ise takip amaçlı bildirim niteliğinde. İhraç edilen ürünlerin yaklaşık dörtte üçünün Avrupa Birliği sınırlarında geri çevrilmesi, üreticinin değil, denetim mekanizmasının ve yanlış tarım politikalarının sorgulanması gerektiğini gösteriyor. 270 bildirimin 195'i doğrudan ciddi risk kapsamında değerlendirilmiş. Ayrıca 38 bildirim de potansiyel ciddi risk taşıyor. Yani toplam bildirimin yaklaşık yüzde 86'sı yüksek risk grubunda yer alıyor. Bu tablo, ihracat öncesi denetimlerin yeterince etkin yapılmadığını ortaya koyuyor."
"Soframıza Gelen Sebze ve Meyvede Kullanım Katlandı"
Türkiye'de pestisit kullanımının özellikle yoğun üretim yapılan bölgelerde dünya ortalamasının çok üzerine çıktığına dikkati çeken Ömer Fethi Gürer, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Dünya genelinde hektar başına pestisit kullanımı yaklaşık 2,6 kilogram düzeyindedir. Türkiye ortalaması 2,1-2,3 kilogram arasında görünse de bu rakam gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Çünkü üretimin yoğun olduğu ilk 10 ilde kullanım 6,7 kilograma, Konya hariç tutulduğunda ise 9 üretim ilinde hektar başına 9,5 kilograma kadar çıkıyor. Soframıza gelen sebze ve meyvenin yetiştiği illerde pestisit kullanım oranları dünya ortalamasının birkaç katına ulaşmış durumda."
"En Fazla Bildirim Nedeni Ochratoksin A Oldu"
Ürünlerde tespit edilen zararlı maddelere ve bildirim yapan ülkelere değinen Gürer, detayları şu şekilde paylaştı:
"En fazla bildirim nedeni Ochratoksin A oldu. Bunun yanında aflatoksin B1 ve toplam aflatoksin nedeniyle de çok sayıda ürün Avrupa kapılarından geri döndü. Mikotoksinler uygun olmayan depolama, kurutma ve üretim koşullarında oluşuyor. Bu nedenle yalnızca üretim değil, hasat sonrası süreçlerin de etkin şekilde denetlenmesi gerekiyor. Acetamiprid, Formetanate, Indoxacarb, Prochloraz, Imazalil, Fosthiazate gibi birçok pestisit nedeniyle Avrupa Birliği tarafından bildirim yapılmış. Türkiye kaynaklı bildirimlerin en büyük bölümünü Bulgaristan (65), Almanya (61) ve Fransa (53) gerçekleştirmiştir. Bu üç ülke tek başına toplam bildirimlerin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Bu durum Türkiye'nin Avrupa pazarındaki güvenilirliğini de olumsuz etkiliyor."
"Sorun Çiftçide Değil, Plansız Yönetimde"
Tarımsal ihracatta itibar kaybının önlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı'na çağrıda bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm yollarını şöyle sıraladı:
"Üretici artan maliyetlerle mücadele ediyor. Gübre pahalı, ilaç pahalı, mazot pahalı. Tarım danışmanlığı yetersiz, denetimler eksik. Çiftçi yalnız bırakılırken ihracatta yaşanan her olumsuzluğun faturası üreticiye kesiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ihracata gidecek ürünlerde kalıntı analizlerini artırmalı, üreticiye eğitim ve teknik destek sağlamalı, pestisit kullanımını sıkı biçimde denetlemeli, depolama ve işleme süreçlerinde uluslararası standartları eksiksiz uygulamalıdır. Avrupa kapılarından geri dönen her ürün yalnızca ekonomik kayıp değil, aynı zamanda Türkiye'nin tarımsal itibarı açısından da ciddi bir uyarıdır."




