İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı sonrasında partisinin genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi.
Kavuncu; İYİ Parti İzmir Gençlik Kolları Başkanı Anıl Boyacıoğlu’na yönelik saldırı, borsa ve fonlarda yaşanan gelişmeler ile gündemdeki siyasi başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Anıl Boyacıoğlu’na Saldırıya Tepki
İYİ Parti İzmir Gençlik Kolları Başkanı Anıl Boyacıoğlu’na düzenlenen saldırıya değinen Kavuncu, olayın kendilerini hem üzdüğünü hem de endişelendirdiğini söyledi.
Boyacıoğlu’nun aracına binerken bazı kişiler tarafından saldırıya uğradığını belirten Kavuncu, saldırıdan önce sosyal medyada partiye yönelik bazı tehdit içerikli paylaşımların yapıldığını ifade etti.
“Bu İşin Faillerini Bulun”
“Ailem Güvende” adı altında düzenlenen operasyonların gerçekleştiği hafta saldırı haberini aldıklarını belirten Kavuncu, Adalet Bakanı’na seslendi.
Kavuncu, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer Türkiye’de hukuk, adalet, huzur adına yaptığınız bütün bu projeler algıyı yönetmek için yapılmış çalışmalar değilse, her konuda madem bu kadar cesur hareket ediyorsunuz artık bu konuda da cesur bir adım bekliyoruz. Bu işin faillerini bulun ve yakalayın.”
Kavuncu, Sinan Ateş dosyasında da aynı kararlılığın gösterilmesini istedi.
Dervişoğlu Bakanlara Resmi Mektup Gönderecek
İYİ Parti’nin süreci yakından takip edeceğini vurgulayan Kavuncu, partilerinin bir süredir farklı alanlarda hedef alındığını savundu.
“İYİ Parti ağır taştır, sabrımızın da bir sonu vardır” diyen Kavuncu, mücadelelerini hukuk çerçevesinde sürdüreceklerini söyledi.
Kavuncu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun İçişleri ve Adalet bakanlarına resmi mektup göndererek sürecin takipçisi olacaklarını ileteceğini açıkladı.
“Devlet ve İktidar Sorumluluğunu Yerine Getirmedi”
Borsa ve fonlarda yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavuncu, yaşananları “vurgun” olarak nitelendirdi.
Kavuncu, şöyle konuştu:
“Dünyanın herhangi bir ülkesinde benzer bir vurgun yaşansa o ülkede ne hükümet ne de iktidar kalır. Acilen bir değişikliğe gidilir. Devlet ve iktidar bu alandaki sorumluluğunu yerine getirmedi.”
“Buraya Neden Müdahale Etmediniz?”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 5 Kasım 2025 tarihinde fonlarda manipülatif hareketlere ilişkin uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Kavuncu, buna rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığını savundu.
Kavuncu, “Peki neden buraya müdahale etmediniz? SP nerede? Bu fonları denetleyenler nerede?” diye sordu.
Şimşek’in ilk açıklama yaptığı tarihte fonlarda 297 milyar TL birikim bulunduğunu, bu rakamın daha sonra 822 milyar TL’ye ulaştığını söyleyen Kavuncu, fonlarda nepotizm olup olmadığının da araştırılması gerektiğini ifade etti.
“Kimlerin Yakınları ve Akrabaları Buralarda Yetkilidir?”
Kavuncu, fonlarda görev alan kişilerin siyasi bağlantılarının araştırılması gerektiğini savunarak şu soruları yöneltti:
“Kimlerin yakınları akrabaları buralarda yetkilidir? Sermaye piyasası kurullarında kimler görev almıştır? İktidara yakın birileri bu işlerin içinde midir ya da bu mesele AK Parti içinde bir gelecek çatışmasının tezahürü müdür?”
Kavuncu, sorumluların ortaya çıkarılması amacıyla suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
“2026 Ağustos Ayının Sonuna Kadar Neden Beklenmiştir?”
Kavuncu, 2025 yılının son çeyreğinde hem SPK’nın hem de Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın manipülasyon ve kriz riskine işaret ettiğini söyledi.
Sistematik riskin 2025 yılının sonunda görüldüğünü savunan Kavuncu, esas düzenlemeler için 2026 Ağustos ayının sonuna kadar neden beklendiğinin açıklanmasını istedi.
“Kim neyi ne zaman görmüştür? Risk hangi tarihte kamu otoritelerinin önüne gelmiştir?” diye soran Kavuncu, sürecin ayrıntılarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtti.
Kavuncu’dan “12 Kişi” Sorusu
Kavuncu, fonlar TEFAS’a girmeden önce yatırım yapan 12 kişinin yatırdıkları paranın 524 katı kazanç elde ettiğini ileri sürdü.
Kavuncu, “Bu 12 kişi kim arkadaşlar? Bu kriz patlamadan hemen birkaç hafta önce paralarını yurt dışına gönderenler kim? Bunların iktidarla ilişkileri ne?” sorularını yöneltti.
Yaşananları “büyük bir rezalet” olarak nitelendiren Kavuncu, AK Parti’nin süreçteki sorumluluğuna ilişkin hesap vermesi gerektiğini savundu.
“Vatandaşın Kaybı Sorumluların Mal Varlıklarından Karşılanmalı”
Fon krizinin maliyetinin kamunun tamamına yüklenmesinin haksızlık olacağını belirten Kavuncu, öncelikle sorumluların mal varlıklarının araştırılması gerektiğini söyledi.
Kavuncu, vatandaşların kayıplarının gerekirse bu mal varlıklarından karşılanmasını önerdi.
İşlemlere karışan kişilere piyasada işlem yasağı getirilmesi gerektiğini de söyleyen Kavuncu, sistemin yeniden normal işleyişine döndürülmesi çağrısı yaptı.
“2 Yıl Öncesinde Türkiye’deki En Büyük Siyonistler Sizdiniz”
Kavuncu, konuşmasının devamında AK Parti’nin terörle mücadele ve çözüm sürecine ilişkin politikalarını eleştirdi.
Abdullah Öcalan’a yönelik kullanılan ifadeler, PKK, Andımız ve bazı tabelalardaki “Türk” ve “Türkiye Cumhuriyeti” ibareleri üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Kavuncu, milli birlik konusunda yanlış adımlar atıldığını savundu.
Kavuncu, hükümete yönelik eleştirilerinin “siyonistlik” suçlamasıyla karşılık bulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Demek ki 2 yıl öncesinde Türkiye’deki en büyük siyonistler sizdiniz.”
“Bu Yasa Milletvekillerinin İtibarını Aşağı Çekecek Bir Tavırla TBMM’ye Getirildi”
Kavuncu, TBMM’ye getirilen çerçeve yasaya ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Yasanın görüşülmesinin 18 saate sıkıştırıldığını belirten Kavuncu, İYİ Parti milletvekillerinin süreçte karşı çıktığını söyledi.
Tasarıyı “apar topar Meclis’e getirilmiş” bir düzenleme olarak nitelendiren Kavuncu, milletvekillerinin yasa tasarısını görmeden imza attıklarının dahi iddia edildiğini ifade etti.
Kavuncu, “Bu yasa, milletvekillerinin itibarını ve önemini aşağı çekecek bir anlayış ve tavırla TBMM’ye getirilmiştir” dedi.
Kavuncu, sürece ilişkin olarak “Nihai hedefleri terör örgütü başına özgürlük vermektir” değerlendirmesinde bulundu.




