Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkezinin aldığı 26 il başkanını görevden alma kararı sonrasında yerel teşkilatlardaki isyan bayrağı resmen dalgalanıyor. Kararın şokunu yaşayan kentlerden biri olan Kars'ta, görevden alınan İl Başkanı Onur Uludaşdemir beraberindeki belediye başkanlarıyla birlikte kameraların karşısına geçti.
CHP’li Susuz Belediye Başkanı Oğuz Yantemur, Selim Belediye Başkanı Barış Koç ve çok sayıda partilinin destek verdiği basın açıklamasında adeta genel merkeze genel bir rest çekildi. Uludaşdemir, yarın çok daha güçlü, çok daha kararlı olacaklarını ve başlattıkları bu demokrasi mücadelesini mutlaka kazanacaklarını ilan etti. Kars’ın onurunu, emeğini ve özgür iradesini hiç kimseye teslim etmeyeceklerini vurgulayan Uludaşdemir, genel merkez yönetiminin bölge coğrafyasından ve insanından tamamen kopuk olduğunu savundu.
"Önce insanın adını doğru söylemeyi öğren"
Parti sözcüsünün televizyon ekranlarında yaptığı açıklamaları doğrudan hedef alan Onur Uludaşdemir, genel merkez yöneticilerinin ciddiyetsizlikle hareket ettiğini iddia etti. İsimlerin bile doğru telaffuz edilmediği bir yönetim anlayışını kabul etmeyeceklerini belirtti.
Sözlerini en üst perdeden sertleştiren Uludaşdemir, "Daha önündeki kağıttan soyadımı okuyamayan sözde bir parti sözcüsü çıkmış 26 tane il başkanımızın görevden alındığını ifade etmiş hatta yetmemiş beni partiden de ihraç ettiğini söylemiş, Kars hakkında hüküm vermeye kalkışmış. Buradan ilk önce ona sesleniyorum: Önce insanın adını doğru söylemeyi öğren, sonra memleket hakkında konuşmaya cüret et. Siz daha bu şehrin insanını tanımıyorsunuz, ruhundan bihabersiniz; ama utanmadan Kars’ın iradesi üzerine ahkâm kesiyorsunuz. Kars’ı tanımadan, insanını anlamadan, bu şehrin sokaklarında yürümeden, köylerinde bir bardak çay içmeden, bu halkın derdine omuz vermeden Kars hakkında karar veremezsiniz. Masa başında oturup Kars’ın iradesini değiştirebileceğinizi sanıyorsanız, Kars’ı zerre kadar tanımamışsınız demektir" ifadelerini kullandı.
"Karslı koltuğa değil duruşa değer verir"
Genel merkezin masa başında aldığı tasfiye kararlarının Kars sokaklarında hiçbir karşılığı olmadığını dile getiren Uludaşdemir, teşkilatın ruhunun hiçe sayıldığını söyledi. Kars'ın sıradan bir kent olmadığını ve iradesine ipotek konulamayacağını anlattı.
Kentin tarihi geçmişine ve bağımsızlık karakterine vurgu yapan siyasetçi, "Kars öyle sıradan bir şehir değildir. Kars, mücadelenin kendisidir. Bu toprakların her karışında bağımsızlık ruhu, Kuvayımilliye ruhu vardır. Bu şehir tarih boyunca baskıya boyun eğmemiş, zorbalık karşısında diz çökmemiştir. Karslı koltuğa değil duruşa, makama değil karaktere değer vermiştir. Biz bu görevlere koltuk için gelmedik. Bu mücadeleye makam için çıkmadık. Biz bu yola Kars'ın hakkını savunmak, örgütümüzün emeğini büyütmek ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni Kars'ta daha güçlü yapmak için yola çıktık. Bugün alınan kararın hukuki kısmını elbette hukuk değerlendirir. Ancak CHP mahkeme salonlarında kurulan değil meydanlarda savaşarak kurulan, mahkeme kararı ile atananların değil kongre ve kurultaylarda seçilenlerin partisidir. Biz bu kararı kabul etmiyoruz. Benim için en büyük mahkeme Kars halkının vicdanıdır" dedi.
"Haftalardır bu görevi kabul edecek bir adam bulamadınız"
Görevden alma hamlesine rağmen yeni bir yönetim oluşturulamamasını halkın tepkisine bağlayan Uludaşdemir, Kars insanının onurlu bir duruş sergilediğini ifade etti.
Teşkilatın sahipsiz kalmadığını, tam aksine iradesine sahip çıktığını belirten Uludaşdemir, "Bunun en açık göstergesi ortada. Beni görevden aldınız ama haftalardır bu görevi kabul edecek bir adam bulamadınız. Çünkü Kars'ın onurlu, şerefli insanları halkın iradesini yok sayan bir anlayışın parçası olmayı reddediyor. Bu bile tek başına alınan kararın halkta hiçbir karşılığı olmadığını göstermeye yeter. Biz sancılı bir süreçten geçiyoruz. Bundan yüzyıl önce bu topraklarda verilen mücadele nasıl inançla kazanıldıysa, bugün de aynı inançla yolumuza devam edeceğiz. Baş vereceğiz ama baş eğmeyeceğiz. Bu yoldan dönmeyeceğiz. Demokrasiye, hukuka ve halkın iradesine sonuna kadar sahip çıkacağız. Son sözü yine millet söyleyecek. Kazanan yine halk olacak" diyerek konuşmasını noktaladı.





