Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tüzük ve yönetim krizleriyle çalkalanmaya devam ediyor. CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, dün parti genel merkezinin kararıyla tam 26 il başkanının görevden alındığını duyurması siyaset kulislerinde deprem etkisi yarattı. Kongrelerde delegenin ve örgütün oyuyla seçilmiş isimlerin tek bir kararla görevden uzaklaştırılması, parti içindeki muhalefetin sesini en üst perdeden yükseltmesine yol açtı.
Genel merkezin bu hamlesine karşı en net ve sert tepkilerden biri de Meclis grubundan geldi. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı zehir zemberek açıklamayla parti yönetimini ve alınan kararları sert bir dille hedef aldı. Günaydın, demokratik teamüllerin ayaklar altına alındığını vurguladı.
Daha önceki süreçlerde yaşanan görevden almaların üzerine bu son kararın eklenmesinin bardağı taşıran son damla olduğunu belirten Günaydın, yerel teşkilatların iradesine ipotek konulamayacağını ifade etti. Grup Başkanvekili, bu kararların sadece CHP'ye değil, Türkiye'nin demokrasi mücadelesine de büyük bir darbe vurduğunu açıkça dile getirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin il kongrelerinde seçilmiş 26 il başkanının bir gecede görevden alınmasının demokratik ilke ve geleneklere taban tabana zıt olduğunu belirten Günaydın, bunun asla kabul edilemez bir uygulama olduğunu söyledi. CHP Genel Merkezi'nde başlatılan bu tehlikeli tartışmanın il ve ilçelere yayılmasının çok büyük riskler barındırdığını ifade eden deneyimli siyasetçi, bu durumun Türkiye'nin seçimli demokrasiden uzaklaşılarak otoriter bir rejime tümüyle dönüşmesinden başka bir amaca hizmet etmeyeceğinin altını çizdi.
Yaşanan bu sürecin basit bir parti içi koltuk kavgası ya da rutin bir yönetim tasarrufu olarak görülmesinin büyük bir hata olacağını aktaran Günaydın, meselenin ciddiyetine dikkat çekti. Bu durumun etkileri itibariyle de Türkiye'nin geleceğini doğrudan etkileyecek ve belirleyecek sonuçlar doğuracağından hiçbir kuşku duymadığını net bir dille ifade etti.
"Bunun Yegane Yolu Tüm Temyiz Taleplerinin Geri Çekilmesidir"
Parti içindeki bu kaos görüntüsünün hem tabanda hem de seçmende büyük bir hayal kırıklığı yarattığını vurgulayan Gökhan Günaydın, krizden çıkış için tek bir reçetenin masada olduğunu savundu. Hukuki ve siyasi inatlaşmaların bir kenara bırakılması gerektiğini belirten Günaydın, genel merkeze acil bir eylem planı sundu.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu yıpratıcı tartışmalardan bir an evvel çıkarılmasının artık bir zorunluluk olduğunu ifade eden Günaydın, bunun yegane yolunun ise tüm temyiz taleplerinin derhal geri çekilmesi ve hızlı bir kurultay sürecinin takvime bağlanarak planlanması olduğunu açıkladı. Bunun yapılmaması durumunda, sürekli kendi içinde kavga eden ve tartışmaların içinde kalan bir parti görünümüyle ülkenin geleceğinin kaybedilmesi anlamını taşıyacağını söyledi.
"Mesele Memleketse, Gerisi Teferruattır"
Grup Başkanvekili Günaydın, parti üst yönetiminin omuzlarındaki yükün sadece parti delegelerine karşı olmadığını, tüm Türkiye'ye karşı tarihi bir sorumluluk taşıdıklarını hatırlattı. Kişisel ve kliksel menfaatlerin ülke geleceğinin önüne konulmaması gerektiğinin altını çizdi.
Mevcut sorumluluğun yalnızca partiye değil, doğrudan ülkeye yönelik bir sorumluluk olduğunun asla unutulmaması gerektiğini belirten Gökhan Günaydın, sözlerini tarihe geçecek nitelikteki şu kararlı cümlelerle noktaladı: "Mesele memleketse, gerisi teferruattır. Ya bir yol bulacağız, ya bir yol yapacağız."




