Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkezinden yükselen disiplin ve görevden alma dalgası, parti tabanında ve siyaset kulislerinde çok ciddi bir tartışmanın fitilini ateşledi. Parti Meclisi Üyesi Müslim Sarı tarafından kameralar karşısında duyurulan bu radikal kararlar, her ne kadar "kurumsal kimliğe uygunluk" kılıfıyla sunulsa da, zamanlaması ve kapsamı açısından parti içi bir güç savaşının ve tasfiye operasyonunun işareti olarak yorumlanıyor.

Özellikle yerel dengelerin ve parti içi dengelerin hassas olduğu bir dönemde, 26 ili kapsayan böylesine geniş çaplı bir müdahale, CHP'nin kurumsal yapısını güçlendirmekten ziyade genel merkeze muhalif sesleri susturma çabası olarak eleştirilmeye muhtaçtır. Disiplin sopasının bu denli sert şekilde gösterilmesi, parti içindeki çok sesliliğe büyük bir darbe vurma riski taşıyor.

Bahçeli’den Ankara’da Tarihi Rest: "NATO'da Sadece Bizde Yok, Bu Bir Milli Beka Meselesidir!"
Bahçeli’den Ankara’da Tarihi Rest: "NATO'da Sadece Bizde Yok, Bu Bir Milli Beka Meselesidir!"
İçeriği Görüntüle

"7 İl Başkanı Hakkında Tedbirli ve Kesin Çıkarma"

Basın toplantısında kararların kapsamını açıklayan Müslim Sarı, 26 ilde yapılan değerlendirmelerin ardından çok sayıda ilçede de benzer kararlar alındığını ancak bunların ayrıntılı olduğunu belirtti. Sarı, "Bunun dışında 7 il başkanımız hakkında tedbirli ve kesin çıkarma yönünde disiplin sürecinin uygulanmasına karar verilmiştir" diyerek adeta partideki büyük çatlağı tescilledi.

Kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzun, Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, Eskişehir İl Başkanı Talat Yıldız, Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya, Düzce İl Başkanı Özcan Dağıstanlı, Kars İl Başkanı Onur Ulaşdemir ve Tunceli İl Başkanı Berkay Gündoğan gibi isimlerin ortak bir çizgide mi yoksa farklı yerel dinamiklerle mi hedef alındığı sorusu ise yanıtsız bırakıldı. Görevden alınan bu isimlerin ardından yerel örgütlerde oluşacak kaosun nasıl yönetileceği ise büyük bir soru işareti.

"6 İlimizde İl Başkanlarımıza Yeni Görevler Verdik"

Genel merkez, görevden almaların yarattığı boşluğu doldurmak amacıyla 6 ilde yeni yönetimleri jet hızıyla atadı. Atamaların bugün itibarıyla tamamlandığını söyleyen Müslüm Sarı; Batman’da Yılmaz Özkanat, Çanakkale’de Koray Akkılıç, Mardin’de Mahmut Duyan, Osmaniye’de Rıza Tekerek, Niğde’de Tevfik Caymaz ve Tunceli’de Kemal Özcan’ın göreve getirildiğini açıkladı.

Ancak bu acele atamalar, parti tabanının iradesini yok sayan tepeden inme bir operasyon olarak eleştirilerin odak noktasına yerleşti. Seçimle gelen il başkanlarının, genel merkez bürokrasisiyle bu denli kolay harcanabilmesi, CHP'nin "demokrasi" ve "sandık adaleti" söylemleriyle de ciddi bir çelişki oluşturuyor.

"Partinin Kurumsal Kimliğine Uygun Olmayan İş ve Eylemler"

Gazetecilerin, 26 il ve merkez ilçeler arasındaki sayısal karmaşaya yönelik sorularını yanıtlayan Müslim Sarı, durumun net olduğunu savundu. Sarı, "26 il, bazılarında merkez ilçeler. 26 ilin içinde bazı illerde hem il hem merkez ilçesi var. Partinin kurumsal kimliğine uygun olmayan iş, eylem ve davranışlar çerçevesinde bir değerlendirme yapıldı" diyerek süreci özetledi.

"Kurumsal kimliğe aykırılık" ifadesinin altının ne kadar dolu olduğu veya bu tanımın genel merkezin kişisel ajandalarına göre esnetilip esnetilmediği ise büyük bir muamma. CHP, kendi içindeki bu büyük tasfiye dalgasıyla kamuoyuna "düzen sağlama" mesajı vermek isterken, aslında derin bir yönetim krizinin ve parti içi hesaplaşmanın sinyallerini veriyor.