İngiltere'nin ve küresel finans dünyasının en prestijli yayın organlarından Financial Times, Ankara'da düzenlenecek olan kritik NATO Liderler Zirvesi öncesinde Türk siyasetine yön verecek tarihi bir makale yayımladı. Yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin iç ve dış politikadaki hamlelerini sert bir dille masaya yatıran Özgür Özel, Batı dünyasının Türkiye'deki gerçekleri görmesi gerektiğini savundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi'ni uluslararası arenada adeta bir "güçlü lider vitrini" ve gövde gösterisi olarak kullanmak isteyeceğini ileri süren Özel, bu parıltılı imajın arkasında çok daha derin ve karanlık bir yapısal kırılganlığın gizlendiğini belirtti. Özel'e göre iktidar, barışçıl göstericileri, avukatları, gazetecileri ve akademisyenleri gözaltına alarak ülkedeki yükselen demokratik feryatları ve baskıları dünyadan saklamaya çalışıyor.
"Türkiye'deki Baskı Tüm Avrupa Ortakları İçin Tehlike Arz Ediyor"
Türkiye'nin coğrafi ve askeri açıdan sahip olduğu muazzam potansiyele değinen Özel, ülkenin Karadeniz'e erişimi kontrol etmesi, Suriye, Irak ve İran gibi stratejik hatlara komşu olması ve NATO'nun en büyük ikinci ordusunu bünyesinde barındırmasının tartışmasız bir gerçek olduğunu yazdı. Ancak bu devasa gücün, içerideki derin ekonomik çöküşü ve enflasyon kıskacını gizlemeye yetmediğini söyledi.
Resmi verilerde bile enflasyonun tırmandığını, geniş kitlelerin yoksullaşarak umutsuzluğa sürüklendiğini aktaran Özel, toplumsal rıza üretiminin yerini tamamen baskı mekanizmalarının aldığını savundu. 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin emeklilerin, gençlerin ve dar gelirli ailelerin çığlığını meydanlara taşıyarak birinci parti olduğunu hatırlatan deneyimli siyasetçi, Erdoğan'ın bu yükselişe karşı demokratik rekabeti yargı eliyle boğmaya çalıştığını iddia etti.
"Erdoğan Kendisine Sadık Bir Muhalefet Yaratmak İstiyor"
Yazısında muhalif siyasetçilere ve doğrudan kendi liderlik sürecine yönelik hukuki operasyonlara da geniş yer ayıran Özgür Özel, Türkiye'deki adalet sisteminin bir cezalandırma aracına dönüştürüldüğünü öne sürdü. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun karşı karşıya kaldığı hukuki süreçleri "siyasi saiklerle açılmış davalar" olarak niteleyen Özel, birçok muhalif belediye başkanının da benzer şekilde hedef alındığını aktardı.
Kendisini genel başkanlığa taşıyan kurultay sürecine ilişkin mahkemenin verdiği kararla görevden uzaklaştırılmasına da makalesinde yer veren Özgür Özel, çarpıcı bir tespitte bulundu. İktidarın Rusya ve Belarus örneklerinde olduğu gibi, sandığın şeklen var olduğu ancak gerçek yarışın ve tehdidin ortadan kaldırıldığı bir sistem inşa etmek istediğini iddia eden Özel, "Erdoğan kendi sadık muhalefetini oluşturmak istiyor. Seçimler yapılabilir ama iktidarı tehdit edecek gerçek bir rekabet tamamen ortadan kaldırılıyor" ifadelerini kullandı.
"Baskıyı İstikrarla Karıştırmayın"
Batılı müttefiklerin kısa vadeli jeopolitik çıkarlar uğruna sessiz kalmaması gerektiğini vurgulayan Özel, demokratik meşruiyetini yitirmiş ve hukukun üstünlüğünü kaybetmiş bir Türkiye'nin uzun vadede Batı için asla öngörülebilir ve güvenilir bir ortak olamayacağını savundu. Tek adam rejiminin bekası uğruna dış politikanın bir gün Washington'a, ertesi gün Moskova veya Pekin'e dönebilecek güvensiz bir araca dönüşebileceğini ifade etti.
Halkın sandık yoluyla değişim umudunun tamamen kırılması halinde büyük bir toplumsal öfke patlamasının yaşanabileceğini belirten Özel, "Ekonomik krizle birleşen bu umutsuzluk, sosyal ve siyasi istikrarsızlık riskini artırır. Böyle bir patlama ise asla Türkiye sınırları içinde kalmaz; Avrupa'nın güvenliğini, kritik enerji güzergahlarını ve NATO'nun tüm güney kanadını doğrudan felakete sürükler" uyarısını yaptı.
"Demokrasi Dışarıdan İthal Edilemez"
Yazısının son bölümünde Türkiye'nin geleceğine dair net bir duruş sergileyen Özel, ülkenin demokratlarının dışarıdan bir müdahale ya da ithal bir kurtuluş beklemediğini, değişimin bizzat Türk halkı tarafından barışçıl ve demokratik yollarla sandıkta yapılacağını dile getirdi. Vatandaşların baskılara rağmen bugüne kadar oylarına ve onurlarına sahip çıkarak bu iradeyi her fırsatta gösterdiğini vurguladı.
Kısa vadeli askeri ve siyasi menfaatler için otoriter yönetimlere meşruiyet kazandırmanın Batı adına tarihi bir hata olacağını belirten Özgür Özel, makalesini şu çarpıcı sözlerle noktaladı: "NATO Zirvesi'nde Erdoğan kendisini vazgeçilmez bir lider olarak sunacaktır. Ancak hiçbir ülkenin stratejik değeri, demokrasisinin yok edilmesiyle artmaz. Müttefiklerimiz, bu yönetimin kendi çıkarları açısından doğurduğu büyük riski artık açık gözlerle görmelidir."




