Aradan onlarca yıl geçmesine rağmen bu türkü hâlâ düğünlerde halayların başını çekiyor, gurbetçilerin memleket hasretine eşlik ediyor, festivallerde binlerce kişinin aynı anda söylediği ortak bir sese dönüşüyor. Peki bu türkü neden bu kadar benimsendi? Hikâyesi ne? Ve onu Malatya'nın adeta gayriresmî marşı yapan neydi?
Bir şehrin hafızasına dönüşen ezgi
Türkiye'nin hemen her yöresinin kendisiyle özdeşleşmiş bir türküsü vardır. Sivas denince "Sivas Ellerinde Sazım Çalınır", Erzurum denince "Erzurum Çarşı Pazar", Urfa denince "Urfalıyam Ezelden" nasıl akla geliyorsa, Malatya denildiğinde de ilk söylenen eser çoğu zaman "Malatya Malatya Bulunmaz Eşin" oluyor. TRT repertuvarında Malatya yöresi türküsü olarak yer alan eser, yıllardır halk müziği sanatçıları tarafından seslendirilmeye devam ediyor.
Bu türkü yalnızca Malatya'da değil, Türkiye'nin dört bir yanındaki Malatyalılar için de ortak bir aidiyet duygusu taşıyor.
Türkünün künyesi ne söylüyor?
Türk halk müziği repertuvarındaki kayıtlara göre eserin;
- Yöresi: Malatya
- Kaynak kişi: Hakkı Coşkun
- Derleyen: Selahattin Alpay
- Türü: Oyun havası
olarak kayıt altına alındığı görülüyor.
Bu bilgiler türkünün kim tarafından derlenerek kayıt altına alındığını gösteriyor. Ancak türkünün ilk kez kim tarafından yakıldığına ilişkin kesin ve belgelenmiş bir bilgi bulunmuyor.
Kesinleşmiş bir hikâyesi yok
Anadolu'daki birçok anonim türkü gibi "Malatya Malatya Bulunmaz Eşin"in de ortaya çıkışına ilişkin farklı anlatılar var.
En yaygın rivayetlerden biri, gurbete gitmek zorunda kalan bir Malatyalının memleket özlemini dile getiren sözlerinin zamanla ezgiye dönüşmesi. Ancak bu anlatıyı doğrulayan tarihî bir belge ya da akademik çalışma bulunmuyor. Bu nedenle türkünün hikâyesi, daha çok sözlü kültürün aktardığı rivayetlerle yaşamaya devam ediyor.
Kernek neden bu kadar önemli?
Türküde geçen "Kernekli misin, Kernek'e gelmeye yeminli misin?" dizeleri, Malatyalıların en çok sahiplendiği bölümlerden biri.
Çünkü Kernek, sadece bir semt ya da park değil; yıllarca insanların buluştuğu, çocukluğunu yaşadığı, sohbet ettiği, şehrin sosyal hayatına yön veren simge mekânlardan biri oldu. Bu nedenle türküde geçen Kernek vurgusu, Malatya'nın şehir hafızasını da içinde taşıyor.
Nesiller değişti, türkü değişmedi
Bugün Malatya'da bir düğüne gittiğinizde, bir kayısı festivaline katıldığınızda ya da şehir dışında düzenlenen hemşehri gecelerine uğradığınızda bu türküyle karşılaşmanız neredeyse kaçınılmaz.
Belki de onu özel yapan tam olarak bu…
Bir şehrin adını taşıyan birçok türkü var. Ama çok azı, insanların telefon zilinden belediye etkinliklerine, halk oyunlarından konser repertuvarlarına kadar hayatın her alanında yaşamayı başarabiliyor. "Malatya Malatya Bulunmaz Eşin" de onlardan biri.
Bir türküden fazlası
Malatya bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Aslantepe Höyüğü, dünya kayısı üretimindeki yeri ve zengin mutfağıyla tanınıyor. Ancak bütün bunların yanında, şehrin kültürel kimliğini birkaç dizede anlatabilen bir ezgisi de var.
Belki de bu yüzden yıllardır aynı söz söylenmeye devam ediyor.
"Malatya Malatya bulunmaz eşin…"
Çünkü bazı türküler sadece dinlenmez; yaşanır, hatırlanır ve bir şehrin hafızasını gelecek kuşaklara taşır.





