YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gazeteci Murat Sabuncu'nun gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Özel, süreç kapsamında Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin tartışmalar, silah bırakma adımları ve demokratikleşme konusunda değerlendirmelerde bulundu.
“Bir örgüt silah bırakıyorsa bize ‘hayır’ demek düşmez”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin uzun süredir gündeme getirdiği “Abdullah Öcalan'a statü” konusu ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un açıklamalarına ilişkin soruyu yanıtlayan Özel, yapılan düzenlemeler karşısındaki tutumlarını anlattı.
Özel, şunları söyledi:
“Biz attığımız imzayla, kullandığımız oyla, yaptığımız konuşmayla bağlıyız. Ben diyorum ki bir örgüt silah bırakıyorsa ve silah bırakma şartlarını devletin çeşitli mekanizmaları çalışmışsa bize buna, ‘hayır’ demek düşmez. Tarih önünde bir terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili düzenlemeye ‘hayır’ diyecek halim yok.”
Özel, meselenin yalnızca silah bırakma başlığıyla değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak Meclis komisyon raporunun demokratikleşmeye ilişkin bölümüne dikkat çekti.
“Esas Türkiye demokratikleşmede kazanacak”
Özel, raporun altıncı maddesinin silah bırakma süreciyle ilgili olduğunu, yedinci maddede ise demokratikleşme adımlarının bulunduğunu söyledi.
“Esas Türkiye orada kazanacak” diyen Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Kürtler de Türkler de orada kazanacak, Türkiye de kazanacak, Türkiye'nin yoksulları, işsizleri de orada kazanacak. Diyarbakır ve bölge, Doğu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi orada kazanacak. Esas mesele; heyecan verici, umut verici mesele orası.”
“Süreci Öcalan üzerinden tartışmak toplumsal desteği azaltıyor”
Sürecin Abdullah Öcalan'ın yaşam koşulları ve statüsü üzerinden tartışılmasına karşı olduğunu belirten Özel, bunun toplumsal desteği olumsuz etkilediğini savundu.
Özel, “Biz imzayı bütün bir rapora attık” diyerek şöyle konuştu:
“Sadece altıncı madde silahların bırakılması maddesine, ötesinde Abdullah Öcalan'ın statüsü nedir, konforu nedir, iletişimi nedir; bu meselelere yoğunlaşmayı bir kere şu yönüyle çok sakıncalı buluyorum: Toplumsal destek azalıyor, toplumsal karşıtlıklar çıkıyor.”
Böylesi süreçlerin başarısının toplumdan aldığı destekle ölçüldüğünü ifade eden Özel, “Sinir uçlarını kaşımak risktir” dedi.
“Karşılıklı gerginliklere değil, jestlere ihtiyaç var”
Özel, toplumun çatışmaların sona ermesine yüksek destek verdiğini ancak süreç Öcalan üzerinden tartışıldığında desteğin düştüğünü savundu.
Özel, “Hal böyleyken ‘Öcalan'a daha konforlu bir hayat, bir ev yapalım, Öcalan'a adada bir ev yaptık...’ Bu işler zaten tedirgin olan toplumu boşu boşuna geriyor” ifadelerini kullandı.
Toplumsal desteği artırmanın önemine vurgu yapan Özel, “Bunu yapmak için karşılıklı gerginliklere değil, karşılıklı jestlere ihtiyaç var” dedi.
“Demirtaş'ın evine kavuşmasını önceliyorum”
Özel, Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşullarının değiştirilmesi tartışmaları yerine Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve diğer tutuklu isimlere ilişkin hukuki süreçlerin gündeme alınmasını önemsediğini ifade etti.
Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Ben Abdullah Öcalan'ın adada ev değiştirmesi, yeni bir eve kavuşması yerine Demirtaş'ın, Figen Hanım'ın, tüm siyasi tutsakların, ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ deme dışında bir günahı olmayan insanların evine kavuşmasını önceliyorum.”
Bu açıklamasının bazı kesimler tarafından olumlu karşılandığını belirten Özel, DEM Parti yöneticilerinden ise eleştiriler geldiğini söyledi.
“Kimseyi karşı karşıya getirmek gibi bir niyetim yok”
Abdullah Öcalan ile Selahattin Demirtaş'ı karşı karşıya getirmeye çalıştığı yönündeki eleştirilere yanıt veren Özel, böyle bir niyeti olmadığını söyledi.
Özel, şöyle konuştu:
“Benim kimseyi karşı karşıya getirmek gibi bir niyetim yok. Kimin kiminle karşı karşıya geleceğini taraflar bilir.”
Özel, asıl dikkat çekmeye çalıştığı konunun demokratikleşme olduğunu belirterek, “Madde altının uygulanması ve başarıya ulaşması için madde yedi çok önemli. Kısım yedi demokratikleşme” dedi.
AYM ve AİHM kararlarına vurgu yaptı
Özel, Selahattin Demirtaş'ın tahliye edilmesi gerektiğini savunarak Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasına vurgu yaptı.
Özel, “Benim söylediğim Demirtaş'ın dışarıya çıkması, AYM kararının, AİHM kararının uygulanmasıdır” ifadelerini kullandı.
Osman Kavala ve Gezi davasında tutuklu bulunan isimlere de değinen Özel, demokratikleşme adımları kapsamında yargı kararlarının uygulanması gerektiğini savundu.
Kayyum ve vize sorununa değindi
Özel, demokratikleşme adımlarının atılması halinde kayyum sorununun da ortadan kalkacağını ifade etti.
Türkiye'nin yaşadığı vize sorununa da değinen Özel, Siyasi Ahlak Yasası ve terör tanımı üzerinden geçmiş dönemde alınan kararları eleştirdi.
Özel, Avrupa Birliği'nin terör tanımına ilişkin yaklaşımına dikkat çekerek gazeteci, akademisyen, çizer ve yazarların terör suçlamalarıyla karşı karşıya kalmaması gerektiğini savundu.
“Benim meselem demokratikleşme adımları”
Özgür Özel, açıklamasının sonunda Öcalan-Demirtaş tartışmalarına ilişkin tutumunu şu sözlerle özetledi:
“Yani ben, Abdullah Öcalan ile Demirtaş'ı kavga ettirme tarafında değilim. O işin tarafları ortada. İsteyen tartışır, isteyen barışır. Bir kavga var mı, onunla da ilgilenmiyorum. Benim meselem demokratikleşme adımları.”





