Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Suudi Arabistan ile Yemen arasında yaşanan gerilime ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Arıkan, Türkiye'nin Suudi Arabistan'a askeri kargo uçakları sevk ettiği ve Yemen'e karşı bir operasyon hazırlığı içerisinde olduğuna ilişkin iddia ve senaryoları endişeyle takip ettiklerini belirtti.

“Türkiye'nin bu gerilimlerin parçası hâline getirilmesine karşı dikkatli olunmalı”

Bölgede yeni gerilim hatlarının oluşmaması gerektiğini savunan Arıkan, şu ifadeleri kullandı:

“Son günlerde Suudi Arabistan ve Yemen arasında yaşanan gerilimler çerçevesinde Türkiye'nin Suudi Arabistan'a askeri kargo uçakları sevk ettiği ve Yemen'e karşı bir operasyon hazırlığı içerisinde olunduğuna dair iddia ve senaryoları endişeyle takip ediyoruz. Bölgemizde yeni gerilim hatlarının oluşmasına, İslam ülkeleri arasındaki ihtilafların derinleşmesine ve Türkiye'nin bu gerilimlerin bir parçası hâline getirilmesine karşı son derece dikkatli olunmalıdır.”

“Türkiye, adil bir taraf olmak zorundadır”

Türkiye'nin çatışmalarda doğrudan taraf olmak yerine diplomatik çözüm için çalışması gerektiğini savunan Arıkan, bölge ülkelerinin bir masa etrafında buluşturulmasını önerdi.

Hakan Fidan’dan Mekke İttifakı mesajı: “Suudi Arabistan’ın Askeri ihtiyaçları karşılamada sıkıntımız olmaz”
Hakan Fidan’dan Mekke İttifakı mesajı: “Suudi Arabistan’ın Askeri ihtiyaçları karşılamada sıkıntımız olmaz”
İçeriği Görüntüle

Arıkan, açıklamasında şöyle konuştu:

“Türkiye, bölge ülkeleriyle olan köklü ilişkileri, bölgesel stratejik konumu ve tarihî sorumluluğunun gereği olarak bu gerilim ve çatışmalarda angaje olarak taraf değil; tarafları bir masa etrafında buluşturan ve çözüm üreten adil bir taraf olmak zorundadır.”

Mısır, Pakistan, İran ve Katar'la ortak heyet önerisi

Arıkan, Türkiye'nin Mısır, Pakistan, İran ve Katar'la temas kurarak ortak bir arabuluculuk heyeti oluşturması gerektiğini savundu.

Oluşturulmasını önerdiği masanın ilk gündeminin karşılıklı saldırıların durdurulması, gerilimi artıracak askerî adımlardan kaçınılması ve doğrudan diplomatik iletişim kanallarının açılması olması gerektiğini belirten Arıkan, şunları söyledi:

“Bu kapsamda Türkiye; Mısır, Pakistan, İran ve Katar'la temas kurarak ortak bir arabuluculuk heyeti oluşturmalı; barışı, adaleti, ve krizleri çözen kucaklayıcı liderlik vasfını sergilemelidir. Bu masanın ilk gündemi; karşılıklı saldırıların durdurulması, gerilimi artıracak askerî adımlardan kaçınılması ve doğrudan diplomatik iletişim kanallarının açılması olmalıdır.”

“Bloklaşmanın üstüne çıkılmalı”

Türkiye'nin tarafları “Ankara Masası” etrafında buluşturması önerisinde bulunan Arıkan, mezhepsel ve siyasi bloklaşmaların üstüne çıkılması gerektiğini ifade etti.

Arıkan, şöyle devam etti:

“Türkiye, tarafları Ankara Masası etrafında buluşturarak mezhepsel ve siyasi bloklaşmaların üstüne çıkmalıdır. Bölge dışı aktörlerin ve vekâlet savaşlarının Yemen üzerindeki baskısı bitirilerek çözümün ancak bölge ülkelerinin ortak iradesiyle sağlanacağı ilan edilmelidir.”

İslam İşbirliği Teşkilatı için aktif rol çağrısı

Arıkan, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın süreçte daha aktif rol alması gerektiğini savunarak Türkiye'nin bu konuda liderlik üstlenmesi çağrısında bulundu.

“Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın bu süreçte daha aktif bir şekilde rol almasını sağlamalı ve İslam coğrafyasının iç sorunlarını kendi bünyesinde çözüme kavuşturulması için liderlik üstlenmelidir. Çünkü İslam ülkeleri arasında yaşanan hiçbir sorun çözülemez değildir, olmamalıdır.”

“Türkiye'ye düşen barışın ve diyaloğun merkezi olmaktır”

Arıkan, açıklamasının sonunda bölgedeki çatışmaların kazananının bölge halkları olmayacağını savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Bilinmelidir ki bu bölgede kardeş kavgasının kazananı bölge halkları değil, yalnızca siyonizm ve terörist İsrail olacaktır. Bizler bir kez daha açık ve net söylüyoruz; Türkiye'ye düşen; gerilim ve çatışmaların tarafı olmak değil; barışın ve diyaloğun merkezi olmaktır.”

Kaynak: ANKA