CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tv100 ekranlarında gazeteciler Başak Şengül ve Erdoğan Aktaş'ın sorularını yanıtlayarak parti içindeki bölünme tartışmalarına çok sert tepki gösterdi. Özgür Özel’in CHP’den ayrılarak yeni bir parti kuracağı yönündeki iddiaları değerlendiren Kılıçdaroğlu, partiden ayrılmanın hiçbir mantıklı gerekçesi olamayacağını vurguladı. Kılıçdaroğlu, olası bir bölünmenin ancak mevcut iktidara hizmet edeceğini söyledi.
CHP içindeki grup başkanlığı ve yeni parti kurma iddialarına yönelik eleştirilerini sürdüren Kılıçdaroğlu, hem grup başkanı olup hem de ayrı parti çalışması yürütmenin kabul edilemez olduğunu belirtti. Siyaset sahnesinde taşları yerinden oynatacak bu iddialarla ilgili parti kültürünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, bölünme lükslerinin olmadığını dile getirdi.
"Parti İçinde Paralel Yapı Olmaz"
Özgür Özel’e açık bir çağrıda bulunan Kılıçdaroğlu, "Partiden ayrılmasına gerek yok. Hangi gerekçeyle partiden ayrılıyor? Parti içinde mücadele edebilir. Ama parti içinde paralel yapı olmaz." diyerek sert eleştirilerde bulundu. "Herkes gelsin bana tabi olsun" anlayışının doğru olmadığını belirten deneyimli siyasetçi, zamanla bu durumun düzeleceğine inandığını ekledi.
Türkiye'nin ekonomik ve demokratik olarak zor bir dönemden geçtiğini belirten Kılıçdaroğlu, muhalefetin iktidarla müzakere değil, mücadele etmesi gerektiğinin altını çizdi. Kılıçdaroğlu, "Benim dediklerimi diyecekseniz neden ayrılıyorsunuz? Ha diyorsanız ki 'biz gideceğiz AK Parti ile iş birliği yapacağız' ona bir şey diyemem." sözleriyle tartışmanın fitilini ateşledi.
"Erdoğan Geldiğinde Forsu Onlar Astılar, Niçin?"
Mevcut parti yönetiminin iktidarla yürüttüğü diyalog süreçlerini ve "arka kapı diplomasisini" sert bir dille eleştiren Kılıçdaroğlu, geçmişteki uygulamaları hatırlattı. Abdullah Gül kendisini ziyaret ettiğinde cumhurbaşkanlığı forsunun asılmadığını, ancak Erdoğan’ın ziyaretinde bunun yapıldığını belirterek bu duruma tepki gösterdi.
Seçimlerden hemen sonra birinci parti olarak derhal erken seçim istenmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, "müzakere edeceğiz" açıklamalarına karşı çıktığını belirtti. Gizli kapaklı yürütülen arka kapı diplomasisine karşı tek adam rejimine karşı mücadelenin sekteye uğratıldığını iddia etti.
"Adnan Beker Kirli Bir Adam, CHP'de Ne İşici Var?"
Genel Merkez koridorlarında kendisine yönelik hakaret içerikli yazılar hakkında savcılık sürecinin devam ettiğini açıklayan Kılıçdaroğlu, eski İYİ Partili Adnan Beker'e de sert yüklendi. Beker’in cumhurbaşkanlığı seçiminde kendilerine oy vermeyen ve kirli bir isim olduğunu iddia etti.
Kılıçdaroğlu, "Hangi akıl Adnan Beker'den otobüs talep ediyor? Başka adam mı kalmadı? CHP ahlaklı insanların partisidir." diyerek parti yönetiminin aldığı kararları eleştirdi. Siyaset kurumunun arınması gerektiğini belirterek Malatya İl Başkanı'nın gazete alımındaki usulsüzlüğü nedeniyle görevden alınmasının ve disiplin sevklerinin bu arınmanın ilk adımı olduğunu söyledi.
"Aynı Delegeyle Kurultay Yapsak Bir Daha İptal Edilir"
Parti içindeki kurultay çıkmazına da değinen Kılıçdaroğlu, mahkemenin mevcut delege yapısıyla kurultay yapılmasını engellediğini belirtti. Mahkemenin "iradesi sakatlanmamış üyelerle yapın" kararı doğrultusunda hareket ettiklerini ifade etti.
Gerekli hukuki izinlerin verilmesi durumunda yarın sabah kurultayı toplamaya hazır olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, mevcut mahkeme ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararlarının kurultay sürecini kilitlediğini aktardı.
"Ekrem Bey'in Özgürce Savunmasını Yapmasını Yargı Sağlamalıdır"
Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarının yargılandığı davalara ilişkin tüm iddianameleri okuduğunu belirten Kılıçdaroğlu, başkanların tutuksuz yargılanması gerektiğini savundu. İmamoğlu'nun partiden ihraç edileceği yönündeki iddiaları ise kesin bir dille yalanlayarak böyle bir düşüncelerinin olmadığını söyledi.
Çankaya Belediyesi'ne yönelik düzenlenen operasyona ise kuşkuyla yaklaştığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğuna da tepki gösterdi. Dokunulmazlıkların kaldırılmasını savunduğunu ancak tutuklamanın hukuken yanlış olduğunu, Can Atalay'ın da bir an önce Meclis'e gelmesi gerektiğini, aksi halde Meclis Başkanı'nın istifa etmesi gerektiğini yineledi.




