CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tv100 ekranlarında katıldığı canlı yayında gazeteciler Başak Şengül ve Erdoğan Aktaş'ın sorularını yanıtladı. Gündeme bomba gibi düşen programda Kılıçdaroğlu, parti içi tartışmalardan delege borsası iddialarına kadar pek çok konuda ezber bozan ifadeler kullandı.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin yüz yılı aşkın köklü geçmişiyle sıradan bir parti olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, iç tartışmaların her zaman yaşandığını ve bunun partiyi diri tuttuğunu ifade etti. Ancak bugün gelinen noktanın geçmişteki ayrışmalardan çok daha farklı ve tehlikeli boyutlara ulaştığına dikkat çekti.
"Kim partiyi böler, ayrıştırırsa Erdoğan'a hizmet etmiş olur"
CHP'nin bölünmesinin yalnızca mevcut iktidarın işine yarayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, bu durumun arkasındaki tehlikeye işaret etti. Eski genel başkan, "CHP'nin güçlü olmasını istemeyenler bölünmesini bekliyor; dolayısıyla kim partiyi ayrıştırırsa doğrudan Erdoğan'a hizmet ediyor demektir" dedi.
Kurultay sürecine gölge düşüren davalar hakkında da konuşan Kılıçdaroğlu, "mutlak butlan" davasını kendisinin açmadığını hatırlattı. İlk davanın Bursa'da bizzat değişimci bir isim tarafından açıldığını belirterek, davanın temelinde delegelerin iradelerinin parayla satın alındığı iddialarının yattığını vurguladı.
"Parayı alan kim? CHP'liler. Peki kimi suçlayacağız?"
Ortaya atılan rüşvet ve usulsüzlük iddialarını sert bir dille eleştiren Kılıçdaroğlu, bu iddiaları dillendirenlerin de ifade verenlerin de yine CHP'li isimler olduğunu belirtti. Bazı belediye başkanlarının kurultay delegeliği süreci için kendilerinden para istendiğini açıkça itiraf ettiklerini dile getirdi.
Bu iddialar ilk kez muhalefet partileri tarafından gündeme getirildiğinde mevcut yönetimin sessiz kaldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, duruma sadece kendisinin tepki gösterdiğini söyledi. Evinden çektiği videoyla partinin kurultay namusunu savunduğunu belirterek, "Ben partiyi savunuyorum ama yine suçlanan ben oluyorum" diyerek sitem etti.
"Bizim oraya gelip kalıcı olma gibi bir niyetimiz yok"
Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararının ardından partinin başına tek başına geçmeyeceğini açıklayan Kılıçdaroğlu, eski yönetim kadrolarının tamamının göreve çağrıldığını ifade etti. Kararın ardından Mansur Yavaş, Vahap Seçer ve Engin Özkoç gibi isimlerle görüştüğünü ve kayyum atanması ihtimaline kesinlikle karşı çıktığını belirtti.
Dosyadaki para hareketlerinin, MASAK raporlarının ve ifadelerin gerçeği yansıttığını söyleyen Kılıçdaroğlu, asıl tartışılması gereken konunun bu iddialar olduğunu vurguladı. Eski genel başkan, asıl amaçlarının koltuğa geri dönmek değil, CHP'yi bu kirlilikten arındırarak usulüne uygun, temiz bir kurultaya götürmek olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı.



