CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşların banka borçlarına ve finansal durumlarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kredi kullanımındaki yükselişin bir refah göstergesi olmadığını, aksine zorunluluktan kaynaklandığını ifade eden Gürer, vatandaşların ay sonunu getirebilmek için tüketici kredisi, kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarına yöneldiğini söyledi.
Borç stoku 7 trilyon 146 milyar liraya yükseldi
Gürer’in paylaştığı verilere göre, 2026 yılının ilk haftasında vatandaşların tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı borçları 5 trilyon 728 milyar lira seviyesindeyken, 24 Temmuz haftası itibarıyla bu rakam 6 trilyon 677 milyar liraya çıktı. Vatandaşların bankalara olan toplam borcu ise 2026'nın başında 6 trilyon 103 milyar lira seviyesindeyken, 24 Temmuz haftasında 7 trilyon 146 milyar liraya ulaştı. Yılbaşından bu yana yaşanan artış 1 trilyon 43 milyar lira olarak kaydedildi.
"Gelir artışı yaşam pahalılığının çok gerisinde kaldı"
Vatandaşların borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Ömer Fethi Gürer, tablonun nedenlerini şu sözlerle özetledi:
"Gelir Artışı Yaşam Pahalılığının Çok Gerisinde Kaldı"
"Vatandaşın yılbaşından bu yana bankalara olan borcu 1 trilyon 43 milyar lira, bankalar tarafında zamanında tahsil edilemediği için takibe alınan borç tutarı ise 95 milyar lira arttı. Vatandaş borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Gelir artışı, yaşam pahalılığının çok gerisinde kaldığı için insanlar kredi kartına, kredili mevduat hesabına ve tüketici kredilerine yönelmek zorunda kalıyor. Bankalar aracılığıyla sağlanan finansman, artık yatırımın değil, temel ihtiyaçların karşılanmasının bir aracı hâline gelmiş durumda."
Takibe düşen borçlar ve icra dosyaları rekor kırıyor
Bankalar tarafından zamanında tahsil edilemediği için takibe alınan borç tutarı 242 milyar liradan 337 milyar liraya çıkarken, varlık yönetim şirketlerine devredilen borç stoku da 132 milyar liraya ulaştı. Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarında takibe dönüşüm oranı ise yüzde 5,65 seviyesine yükseldi.
"İcra Dairelerindeki Dosya Sayısı Artıyor"
Ekonomik tablonun icra dairelerine yansımasını değerlendiren Gürer, 2026 yılının başında 23 milyon 993 bin 843 olan derdest dosya sayısının 31 Ağustos itibarıyla 25 milyon 793 bin 379'a yükseldiğini belirtti. Yıl içinde icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı ise 5 milyon 936 bin 310'a ulaştı.
Gürer, icra dosyalarındaki artışa ilişkin şunları söyledi:
"İcra Dairelerindeki Yoğunluk Somut Göstergedir"
"İcra dairelerindeki yoğunluk, vatandaşın ekonomik olarak ne kadar zorlandığının en somut göstergelerinden biridir. İnsanlar borçlarını çevirmekte güçlük çekiyor, ödeme tarihleri geldiğinde yeni bir borçla eski borcunu kapatmaya çalışıyor."
"Milyonlarca Vatandaş İlk Kez Borçlanmak Zorunda Kaldı"
Bireysel kredi kullanan kişi sayısının son bir yılda yaklaşık 1 milyon 900 bin kişi artarak 44 milyon 300 bine ulaştığını açıklayan Gürer, ortalama kredi bakiyesinin 153 bin lira seviyesine çıktığını vurguladı.
2026 yılının ilk beş ayında ilk kez finansal sisteme dahil olan vatandaşların verilerini paylaşan Gürer; 973 bin kişinin ilk kez kredili mevduat hesabı, 855 bin kişinin ilk kez kredi kartı, 584 bin kişinin ilk kez tüketici kredisi, 72 bin kişinin ilk kez konut kredisi ve 43 bin kişinin ilk kez taşıt kredisi kullandığını aktardı. Toplamda yaklaşık 2 milyon 527 bin kişinin ilk kez kredi kullandığına dikkat çeken Gürer, borçlanmanın yatırım değil geçim odaklı olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Krediler Ödenemiyor, Takibe Alınıyor"
"Bu tabloyu ekonomik büyümenin bir göstergesi olarak sunmak mümkün değildir. İnsanlar yatırım yapmak, üretime katkı sağlamak ya da birikimlerini değerlendirmek için değil, ay sonunu getirebilmek için borçlanıyor. Dar ve sabit gelirli vatandaş, emekli, işçi, çiftçi, esnaf ve gençler giderek daha ağır ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Ücretlerdeki artış, enflasyonun gerisinde kalıyor. Her kesim cebindeki para küçülürken borç yükü büyüyor. Yurttaşlar artık geleceğini planlayamıyor. Gelinen noktada kredi kartları, kredili mevduat hesapları ve tüketici kredileri bir tercih değil, zorunluluk hâline gelmiş durumda. Ekonomide kalıcı çözümler üretilmediği sürece borçluluk artacak, icra dosyaları çoğalacak ve milyonlarca vatandaşın yaşadığı sorunlar daha da derinleşecektir."




