Sinop'ta yaşayan vatandaşlar, özellikle emeklilerin son dönemde yaşadığı geçim sıkıntısını ve temel ihtiyaçların dahi karşılanmakta çekildiği zorlu ekonomik şartları dile getirdi. Yüksek kiralar, pazardaki fahiş fiyatlar ve alım gücündeki sert düşüş Sinop sokaklarında en çok konuşulan gündem maddesi haline geldi.
"Devlet Ne Veriyorsa Maaşım Ev Sahibine Gidiyor"
Emekli Erol Gümüş, aldığı maaşın tamamını ev sahibine kira olarak yatırdığını ve geçimini ancak çocuklarının yardımıyla sürdürebildiğini söyledi:
"İlk önce maaşım ev sahibimde. Devlet bana ne maaş veriyorsa maaşım o. İki tane kızım var. Bir gün birinden, bir gün birinden harçlık alıyorum. Maaşım neyse kiram o benim. Ekonomi zor. Pazar zor, hayat zor. Sokaklar çok kalabalık ama esnaf kan ağlıyor. Alışveriş yok. Çay bahçeleri boş. Çay 40-50 lira olmuş."
"Yakında Emekli Çöpten Toplayacak"
Emekli maaşları ile fırlayan ev kiraları arasındaki uçuruma dikkat çeken Ayşe Fatma ise durumun işler acısı olduğunu vurguladı:
"Ekonomi çok güzel ya. Hele de emeklilerin ekonomisi: 23-25 lira verip bugün ev kiraları 30-40-50 binden aşağı değil. 25 lira alıp 30-40-50 lira ev kirası vermek nasılsa. Şu andaki ekonomi işler acısı. Yakında emekli çöpten toplayacak. Akşamları bir pazara gidin, çöpten ekmek toplayan orta gelirli vatandaş kalmadı. Hele evinde yoksa yandın."
"10 Yıl Önce 80 Lari Alıyorduk, Şimdi 6 Lari!"
Emin Özmen de geçmiş yıllarla bugünkü alım gücünü kıyaslayarak Türk Lirası’ndaki değer kaybını Batum örneği üzerinden aktardı:
"Şu anda aldığımız aylıkla, bırakın ev kirasını, bırakın herhangi bir harcamayı, tekrar eksiye geçip diğer aylıktan gelen para direkt eksiye gidiyor. 10 yıl öncesinde Batum'a gitmiştim. Batum'da 100'e 80 lira almıştım. Geçen hafta Batum'a gittim. 100'e 6 Lari aldık. Bizim paranın ne kadar dibe çöktüğünü görebiliyoruz."
"Pazara Gidip Geldiğimde Para Yetiştiremiyorum"
Emekli maaşlarının mutfak masraflarına yetmediğini ifade eden Yusuf Çelikoğlu ise yaşadığı ev içi sıkıntıyı şu sözlerle dile getirdi:
"Hiç beğenmiyorum. Neyini beğeneceğim? Pazara gidip geldim mi hanım 'para ver' diyor. Ben veremiyorum, yetiştiremiyorum parayı. Durumlar iyi olsa beğeniriz."
"Pazara Gittiğim Zaman Gözlerim Doluyor"
2002 yılında emekli ikramiyesiyle ev satın alabildiğini ancak bugün gelinen noktada meyvenin dahi taneyle alındığını vurgulayan Doğan Özdemir, gözleri dolarak şunları söyledi:
"Taneyle meyve alacağımızı hayal bile etmezdim. Pazara gittiğim zaman çok ciddi ve samimi söylüyorum, gözlerim doluyor. İnsanlar çocuklarını yanında götürmeyi bırakın, bir meyvenin tanesinin 30-40-50 lira olduğu yerlerde yutkuna yutkuna geçiyorlar."
"Buna Bir Fren Koymaları Lazım"
Hayat pahalılığının kontrolden çıktığını ve kiraların kontrol edilemediğini belirten Burhan Yeşil de yetkililere çağrıda bulundu:
"Günlük fiyatlar değişiyor. Kimse kimseye güvenmiyor. Emekli maaşım şöyle böyle sallantılı. Kiralar ateş, kiralar uçuk. Çok berbat yani. Buna bir fren koymaları lazım."





