YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransız gazetesi Le Monde için "Avrupa'nın geleceği, Türkiye demokrasisinin geleceğine de bağlı" başlıklı çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Özel, Avrupa'nın Türkiye'ye uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak göç, güvenlik ve jeopolitik merceğinden baktığını kaydetti.
Seçimlerin yapıldığı ancak siyasi rekabetin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir ortamda demokrasinin ayakta kalıp kalamayacağının sorgulandığını belirten Özel, bunun NATO'nun geleceğini de doğrudan etkileyeceğini ifade etti.
"İktidar Sandık Yerine Yargıyı Devreye Soktu"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhalefet partilerinin kâğıt üzerinde varlığını sürdürdüğü bir düzen inşa etmeye çalıştığını vurgulayan Özel, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin bir kırılma noktası olduğunu belirtti.
CHP'nin yerel seçimlerde birinci parti olmasının iktidarı yargı hamlelerine yönelttiğini aktaran YENİ Parti Lideri, süreci şu sözlerle özetledi:
"İktidar sandıkta cevap vermek yerine yargıyı devreye sokmayı tercih etti. Partimizin yönettiği belediyeler peş peşe soruşturmalarla hedef alındı. Otuzdan fazla belediye başkanımız gözaltına alındı ya da tutuklandı. Tartışmalı bir mahkeme kararıyla görevimden uzaklaştırıldım ve Erdoğan karşısında defalarca seçim kaybetmiş selefim yeniden göreve getirildi."
"YENİ Parti Meclis'in En Büyük Muhalefet Grubu"
Yapılan operasyonların ardından 24 Temmuz'da 91 milletvekili ile YENİ Parti'yi kurduklarını hatırlatan Özgür Özel, partinin bugün TBMM'nin en büyük muhalefet grubu olduğunu vurguladı. YENİ Parti'nin farklı siyasi geleneklerden gelen demokratları ortak bir ilke etrafında buluşturduğunu kaydetti.
Türkiye'nin NATO ve bölge için taşıdığı stratejik öneme değinen Özel, stratejik önemin artmasının demokrasideki gerilemeyi görmezden gelmek için bir mazeret olamayacağını belirtti.
"Türkiye Otoriterleştikçe Güvenilirliğini Kaybeder"
Batı başkentlerinin yaşananları sadece insan hakları başlığı altında değerlendirmesini büyük bir yanılgı olarak nitelendiren Özel, uyarılarda bulundu:
"Türkiye otoriterleştikçe stratejik önemini kaybetmez. Ama güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini kaybeder. Kurumlar zayıfladıkça dış politika kişiselleşir, ittifaklar ortak değerlerden çok kısa vadeli çıkarlara dayanır ve ani yön değişiklikleri daha olası hale gelir."
"Beklentimiz Çok Basit: Gerçekleri Görün"
Avrupa'nın ciddi bir çelişkiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Özel, Türkiye'nin Batılı kurumların içinde kalırken dış politikasını günlük pazarlıklara göre şekillendirmesinin büyük bir risk taşıdığını dile getirdi. Müttefiklerden Türkiye'nin siyasetini belirlemelerini istemediklerini kaydeden Özel, şu ifadelerle yazısını tamamladı:
"Beklentimiz çok daha basit: Demokratik gerilemenin hiçbir stratejik sonuç doğurmadığını varsaymaktan vazgeçmeleri. Çünkü Avrupa'nın geleceği Türkiye'de demokrasinin geleceğinden ayrı düşünülemez. Asıl soru şudur: Avrupa uzun vadede buna kayıtsız kalmayı gerçekten göze alabilir mi?"



