Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Atatürk Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğrencileri ve akademisyenleriyle bir araya geldi. Görüşmede, 6 Şubat depremlerinin Malatya ekonomisine etkileri, kentte devam eden yeniden inşa çalışmaları, sanayi potansiyeli ve ekonomik kalkınma hedefleri ele alındı.
Deprem sonrası Malatya'daki yeniden yapılanma çalışmalarını yerinde incelemek ve bilgi almak amacıyla Erzurum'dan gelen öğrencilere, akademisyenler Doç. Dr. Defne Dursun, Doç. Dr. İsmail Demirdağ ve Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Burak Kaya eşlik etti.
“Depremler şehir ekonomimizin bütün dengelerini etkiledi”
Öğrencilere Malatya'nın deprem sonrası ekonomik durumunu anlatan Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin yalnızca konutlarda ve iş yerlerinde değil, üretimden istihdama kadar birçok alanda ciddi etkiler yarattığını belirtti.
Yeniden yapılanmanın ekonomik ve sosyal boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Sadıkoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Malatya ekonomisini değerlendirirken 6 Şubat depremlerini ayrı tutmamız mümkün değil. Depremler yalnızca binalarımızı ve işyerlerimizi değil, üretim zincirlerimizi, istihdamımızı, ticari ilişkilerimizi ve şehir ekonomimizin bütün dengelerini etkiledi. Bugün şehrimizde yeniden inşa çalışmaları devam ediyor. Ancak bizim açımızdan yeniden yapılanma, yalnızca konut ve işyeri inşa etmekten ibaret değil. Üretimin yeniden güçlendirilmesi, işletmelerin ayakta kalması, nitelikli işgücünün şehirde tutulması ve ticari hayatın canlandırılması da en az fiziki inşa kadar önemli.”
“Malatya'yı yalnızca kayısıyla tanımlamak doğru olmaz”
Malatya'nın tarih boyunca Doğu Anadolu'nun önemli üretim ve ticaret merkezlerinden biri olduğunu belirten Sadıkoğlu, kentin ekonomik yapısında tarımın yanı sıra sanayi ve hizmet sektörlerinin de önemli yer tuttuğunu söyledi.
Malatya ekonomisinin en güçlü markasının kayısı olduğunu vurgulayan Sadıkoğlu, şunları kaydetti:
“Malatya, tarih boyunca Doğu Anadolu'nun önemli ticaret ve üretim merkezlerinden biri olmuştur. Bugün de tarım, sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinin birlikte geliştiği bir ekonomik yapıya sahibiz. Ekonomimizin en güçlü markası şüphesiz kayısıdır. Ancak Malatya'yı yalnızca kayısıyla tanımlamak doğru olmaz. Tekstil ve hazır giyim, gıda, makine, elektrik, elektronik, mobilya ve madencilik sektörleri de ekonomimizde önemli bir yere sahip. Özellikle organize sanayi bölgelerimiz, üretim ve istihdam açısından şehrimizin lokomotifleri arasında bulunuyor.”
Kayısıda hedef: İşleme, markalaşma ve katma değerli ihracat
Malatya'nın tarımsal ve sanayi potansiyelinin daha yüksek ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Sadıkoğlu, özellikle kayısı ihracatında işlenmiş ve markalı ürünlerin önemine işaret etti.
Kayısının yalnızca ham madde olarak ihraç edilmesi yerine, işlenerek ve markalaştırılarak dünya pazarlarına sunulmasını hedeflediklerini belirten Sadıkoğlu, şöyle konuştu:
“Bizim öncelikli hedefimiz, sahip olduğumuz tarımsal ve sanayi potansiyelini daha fazla katma değere dönüştürmek. Örneğin kayısıyı yalnızca ham madde olarak ihraç eden değil, işleyen, paketleyen, markalaştıran ve dünya pazarlarına kendi markalarıyla sunan bir üretim yapısını güçlendirmek için projeler geliştiriyoruz.”
“Sanayide teknoloji, tasarım ve ihracat kabiliyeti geliştirilmeli”
Malatya sanayisinin gelişiminde yalnızca üretim kapasitesinin artırılmasının yeterli olmadığını dile getiren Sadıkoğlu, işletmelerin teknoloji ve tasarım alanlarında da güçlenmesi gerektiğini vurguladı.
Sadıkoğlu, “Aynı yaklaşımı sanayide de önemsiyoruz. Üretimin yalnızca fason imalatla sınırlı kalmaması, işletmelerimizin teknoloji, tasarım, markalaşma ve ihracat kabiliyetlerini geliştirmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
MTSO Başkanı Sadıkoğlu'nun açıklamaları, Malatya'da deprem sonrası yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarının yanı sıra ekonomik toparlanma, sanayi üretimi, istihdam ve ticari yaşamın canlandırılması konularının önemini ortaya koydu.





