YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, eski Başbakan Bülent Ecevit için düzenlenen anma töreninin ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, yargının muhalefete karşı siyasi bir araç olarak kullanıldığını öne sürerek, iktidara yakın isimler hakkındaki soruşturmalarla muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlar arasında çifte standart bulunduğunu savundu.
Fon soruşturmasına ilişkin iddialara değinen Özel, şüphelilerin ifadeye çağrılma biçimlerinden gözaltı ve tutuklama uygulamalarına kadar birçok konuda eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürdü.
“46 belediye başkanımızın evine şafak baskınları yapıldı”
Fatma Betül Sayan Kaya üzerinden yargı uygulamalarına yönelik eleştirilerde bulunan Özel, fon soruşturması kapsamında gündeme gelen mali iddialara işaret etti.
Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Fatma Betül Sayan Kaya'ya yapılan muamele ki kendi genel başkanının ifadeleriyle nefsine kurban olmuş, suç işlemiş, insanların emek emek biriktirdikleri küçücük yatırımlarının hortumlanması sürecinde beş ay gibi bir sürede servetine servet katmış birisinden bahsediyoruz.”
Söz konusu kişinin ilk ifadesinin de davet üzerine alındığını söyleyen Özel, muhalefet belediye başkanlarına yönelik uygulamalarla karşılaştırma yaptı.
Özel, şunları söyledi:
“46 tane belediye başkanımızın evlerine şafak baskınları yapıldı. O paranın binde biri çıkmadı kimsenin evinden. Toplamda öyle bir paranın yüzde biri çıkmadı.”
Muhalefet mensuplarının yalnızca tanık beyanları ve iddialar üzerinden ağır tedbirlerle karşı karşıya kaldığını savunan Özel, iktidara yakın isimlerin ise daha farklı koşullarda ifade verdiğini öne sürdü.
“Masumlara yapılan zulmü milletimizin vicdanına havale ediyorum”
Yargı uygulamalarında siyasi kimliğe göre farklı davranıldığını iddia eden Özel, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Fatma Hanım davet usulüyle gidecek, çayını kahvesini içecek, avukatlarıyla birlikte konforlu bir şekilde ifade verecek ve oradan ayrılacak.”
Özel, muhalefetteki belediye başkanlarının ise sabah erken saatlerde evlerinden alınarak gözaltına götürüldüklerini, ailelerinin önünde aramalara maruz kaldıklarını ve tutuklandıklarını belirtti.
Yargı süreçlerinin herkes için eşit şekilde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Özel, şöyle devam etti:
“Eğer bu ülkede hukuk varsa herkese eşit işlemeli. Böyle bir ikili hukuk sisteminin ne kadar haksızca olduğu, ne kadar partizanlık yapıldığı, masumlara yapılan zulmün, suç işleyenlere AK Partili olduğunda bırakın zulmetmek ki kimseye zulmedilsin istemeyiz, nasıl eşitsiz davranıldığını milletimizin vicdanlarına havale ediyorum.”
Erdoğan'a “Münferit olay mı, suç örgütü mü?” sorusu
Özgür Özel, Adalet Bakanı'nın fon soruşturması kapsamında yaptığı ve bir suç şebekesinin tespit edildiğine ilişkin olduğunu belirttiği açıklamaları da değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce yaşananları münferit bir olay olarak nitelendirdiğini hatırlatan Özel, gelinen noktada bir suç örgütünden söz edilmesinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturmada belediyenin kurumsal yapısının suç örgütü olarak nitelendirildiğini savunarak, muhalefet belediyelerine yönelik uygulamalarla fon soruşturmasını karşılaştırdı.
Özel, Erdoğan'a şu soruları yöneltti:
“Sayın Erdoğan söylesin bakalım, münferit bir olaymış mı? Yoksa şebeke miymiş? Suç örgütü müymüş? Bu sorunun Sayın Erdoğan'a sorulmasını ve bir yanıt alınmasını biz de bekliyoruz.”
Özel, suç örgütü olarak nitelendirilen yapıda yer aldığı öne sürülen kişilerin atamalarına da değinerek siyasi sorumluluğun açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.
“Muhalefete yönelik iddialar servis ediliyor”
Özel'in gündeminde, muhalefet siyasetçilerine yönelik yolsuzluk iddialarının kamuoyuna yansıtılma biçimi de vardı.
Soruşturmalar kapsamında gizlilik altında alınan ifadelerin iktidara yakın medya kuruluşlarına servis edildiğini iddia eden Özel, bu iddiaların televizyon kanallarında günlerce tartışıldığını söyledi.
Bazı iddiaların daha sonra iddianamelere dahi girmediğini öne süren Özel, kendisi hakkında geçmişte ortaya atılan yurt dışında villa satın aldığı yönündeki iddiaları hatırlattı.
Özel, daha önce bu iddialara karşılık olarak, “Kör bir çivi yurt dışına çaktıysam siyaseti bugün bırakırım” dediğini anımsattı.
Hakkındaki mali iddiaları reddeden Özel, gerçek dışı olduğunu savunduğu haberleri sürekli yalanlamak zorunda kaldığını belirtti.
Gazetecilerin tutuklanmasına tepki: “Gerçek haber cezalandırılıyor”
Fon soruşturmasıyla bağlantılı haberler nedeniyle gazeteciler hakkında yürütülen adli süreçlere de tepki gösteren Özel, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik hakkında gündeme getirilen bir tatil ve konser fotoğrafı iddiasını örnek verdi.
Özel, fon soruşturmasında adı geçen bir kişiyle Ömer Çelik'in Bodrum'da birlikte bulunduğuna ilişkin iddiaları desteklediği öne sürülen fotoğrafın yayımlanmasının suç olarak değerlendirildiğini savundu.
Söz konusu haber nedeniyle bir gazetecinin tutuklandığını ve ağır hapis cezasıyla karşı karşıya olduğunu ileri süren Özel, gazetecilerin haberlerini doğrulamak amacıyla ilgili kişilere ulaşmaya çalışmalarının da suçlama konusu yapıldığını söyledi.
Özel, gazetecilik faaliyetlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Haberi doğrulatmadan yayınlayınca sizin mesleğiniz açısından bir eksiklik yapılmış olur. Öbürü büyük bir tartışmayı ortadan kaldıran kanıt niteliğinde fotoğrafı yayınlıyor. Bundan dolayı içeride.”
Gazetecilerin aileleriyle birlikte zor günler geçirdiğini belirten Özel, basın özgürlüğünün güvence altında olduğu ve adaletin herkese eşit uygulandığı bir Türkiye temennisinde bulundu.
Özel, “Yalan bilgiyi alenen yayma suçunu alenen ve müştereken bütün AK Parti yandaşları her gün defalarca işlerken gerçek haberin cezalandırıldığı bir Türkiye'deyiz” ifadelerini kullandı.
ABD seçim sonuçları: “Trump'ın sevdikleri teker teker kaybediyor”
Özgür Özel, açıklamasının devamında ABD'de gerçekleştirilen seçimlerin sonuçlarına ve Donald Trump'ın siyasi etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Seçim sonuçlarını otoriter popülist siyaset açısından önemli bir gelişme olarak yorumlayan Özel, Trump'ın desteklediği siyasi isimlerin kayıplar yaşadığını savundu.
Özel, ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilişkiyi de eleştirerek şunları söyledi:
“Trump'ın sevdikleri teker teker kaybediyor ve Trump'ı sevenler de kime güvendiklerini ve o çok güvendiklerinin ne hale düştüğünü görüyorlar. Türkiye ve Amerika açısından hazin bir durum var. Neredeyse Amerika'da Erdoğan'ı seven tek kişi Amerika'yı yönetiyor. Türkiye'de de Trump'ı seven tek kişi Türkiye'yi yönetiyor.”
İki liderin birbirlerine verdikleri siyasi desteğe güvendiklerini öne süren Özel, ABD'deki seçim sonuçlarının bu ilişkinin sınırlarını gösterdiğini savundu.
“Trump'tan alınan meşruiyetin ne kadar manalı olduğu göründü”
ABD seçim sonuçlarını değerlendirirken “İnsanlık ölmemiş” diye düşündüğünü belirten Özel, Trump'ın siyasi üslubunu da eleştirdi.
Türkiye'deki iktidarın ABD yönetimiyle kurduğu ilişkiler üzerinden siyasi meşruiyet aradığını iddia eden Özel, bu ilişkilerin Türkiye'ye ekonomik maliyetler yüklediğini savundu.
Özel, “Trump'tan alınan meşruiyetin ne kadar manalı olduğu göründü. Ama mesele şu ki Trump'a verilenler bu milletin cebinden veriliyor, bu milletin kasasından veriliyor” dedi.
Muhalefetin iktidar hedefini başka ülkelerdeki siyasi gelişmelere bağlamadığını vurgulayan Özel, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Biz Trump'tan ne iktidar olmak için medet umduk ne Trump'ın kaybından muhalefet olarak medet umuyoruz. Trump'a muhtaç olan, milletten ümidini kesmiş demektir.”
“Otoriter popülist liderler için yaprak dökümü sürüyor”
ABD'deki seçim sonuçlarını dünya siyasetindeki değişim eğiliminin bir parçası olarak değerlendiren Özel, otoriter ve popülist liderlerin halk desteğini kaybetmeye başladığını savundu.
Özel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Otoriter popülist liderler için yaprak dökümü sürüyor. Sonbahar bütün dünyayı dolaşıyor. Bu yaprak dökümü sürecek.”




