Elazığ'da üzüm üreticileri, pazarlama sorunları ve alımların durdurulması nedeniyle büyük miktarda ürünün bağlarda kaldığını belirterek ekonomik kayıplarının arttığını dile getirdi. Kentin önemli tarımsal ürünlerinden coğrafi işaretli Öküzgözü üzümü başta olmak üzere şaraplık ve sofralık üzüm çeşitlerinin alıcı bulamaması, üreticileri zor durumda bıraktı.

Elazığ Üzüm Üreticileri Birliği Başkanı Cengiz Öz, kent genelinde yaklaşık 80 bin ton üzüm üretildiğini ancak 20 bin tonunun bile satılamadığını ifade etti. Öz, şarap fabrikalarının alımları durdurmasıyla üreticilerin ellerindeki ürünleri değerlendiremediklerini söyledi.

“Üzümlerin padişahı yerlerde sürünüyor”

Elazığ'ın coğrafi işaretli Öküzgözü üzümünün yaşadığı pazarlama krizine dikkati çeken Cengiz Öz, üreticilerin bir yıl boyunca emek verdikleri ürünlerini satamadıklarını belirtti.

Öz, şu ifadeleri kullandı:

“Üzüm denince ne yazık ki şu anda Türkiye'nin her yerinde akıllara dert geliyor. Çiftçi şu anda üzümüyle derde düşmüş. Bir yıl boyunca alın teri dökmüş, parasını harcamış ama hasada gelince üzümünü satamıyor, pazar bulamıyor.”

Elazığ'ın önemli tarımsal değerlerinden Öküzgözü üzümüne yönelik çarpıcı bir değerlendirmede bulunan Öz, “Elazığ'da coğrafi işaretli Öküzgözü üzümüne ‘üzümlerin padişahı’ diyoruz. Ama ne yazık ki şu anda üzümlerin padişahı yerlerde sürünüyor” dedi.

“50-55 bin ton üzüm kaldı, firmalar alımları durdurdu”

Şarap üretimi yapan fabrikaların başlangıçta üzümün bir bölümünü satın aldığını ancak daha sonra ekonomik koşullar ve kota uygulamaları gerekçe gösterilerek alımların durdurulduğunu söyleyen Öz, sorunun yalnızca bir üzüm çeşidiyle sınırlı olmadığını anlattı.

Öz, kentte kalan ürün miktarına ilişkin şunları kaydetti:

“Elazığ'dan bütün firmalar şaraplık üzüm alımlarını durdurdular. Geriye aşağı yukarı 50-55 bin ton üzüm kaldı. Bunun 30-35 bin tonu şaraplık üzüm. Geri kalanı da sofralık üzüm ve Ağın beyazı dediğimiz üzüm. Bunların tamamı yerde kaldı.”

Üreticilerin hem şaraplık hem de sofralık üzüm için yeterli alıcı bulamadığını belirten Öz, pazarlama sorununun üretimin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini ifade etti.

“Özelleştirme sonrası fabrikalar bir bir kapandı”

Elazığ'daki üzüm alım krizinin nedenlerinden birinin tarıma dayalı sanayi tesislerinin kapanması olduğunu savunan Öz, geçmişte üzüm üretiminin yoğun olduğu bölgelerde kurulan fabrikaları hatırlattı.

Atatürk döneminde Elazığ, Kilis, Alaşehir ve Nevşehir gibi üzüm yetiştirilen bölgelerde tarımsal ürünlerin işlenmesine yönelik tesisler kurulduğunu anlatan Öz, zaman içerisinde bu fabrikaların özelleştirildiğini ve bir bölümünün faaliyetlerini sonlandırdığını söyledi.

Öz, şöyle konuştu:

“Elazığ'da bir şarap fabrikamız vardı. Türkiye'nin her yerinde Atatürk döneminde üzüm olan bölgelere fabrikalar kuruldu. Kilis'e, Alaşehir'e, Nevşehir'e ve Türkiye'nin üzüm yetiştirilen her bölgesine tarıma dayalı sanayi kuruluşları kazandırıldı. Ama bunlar bir bir özelleştirildi, çeşitli firmalara satıldı. Zamanla Anadolu'nun çeşitli yerlerindeki fabrikalar kapandı. En son geçen yıl Elazığ'da Öküzgözü için açılmış bir fabrika kapatıldı ve ürün yerlerde kaldı.”

Üzümün kilogramı 10 lira: “İşçi parasını ancak karşılıyor”

Üreticilerin ellerindeki üzümü suma fabrikalarına kilogramı 10 liradan satabildiğini belirten Öz, bu fiyatın üretim maliyetlerini karşılamadığını söyledi.

Hasat, işçilik, ilaçlama ve bakım giderleri dikkate alındığında üreticinin kazanç sağlayamadığını ifade eden Öz, düşük fiyata rağmen ürünün tamamına alıcı bulunamadığını vurguladı.

Öz, “Bu da ancak çiftçilerin işçi parasını karşılıyor. Şaraplık üzümün fiyatı belli değil. 10 liraya satılan üründen bir gelir elde edemez zaten ama buna bile pazar bulamıyor” dedi.

Ürünlerin alternatif alanlarda değerlendirilmesi gerektiğini belirten Öz, üzümün işlenmesine yönelik devlet destekli bir model geliştirilmesini önerdi.

Alkol üretimi yapan firmaların üzüm alımına teşvik edilmesini isteyen Öz, şu çağrıda bulundu:

“Alkol firmalarına, ‘Çiftçiden bu üzümü alın, biz teşvik veriyoruz, alkol kazanlarını kurun, etil alkol yapın’ denilebilir. Bu ürün çiftçinin elinden alınır, işlenir.”

Üzümün hasat edilmemesinin bağların geleceğini de olumsuz etkileyebileceğini savunan Öz, çiftçinin ürününden vazgeçme imkânının bulunmadığını belirtti.

Üretici Ali Çok: “Bağlarda bir kilogram üzüm dahi kesilmedi”

Elazığ'da üzüm yetiştiriciliği yapan Ali Çok da yaşadıkları sıkıntıları anlatarak, bahar aylarından itibaren bağların bakımını yaptıklarını ancak hasat döneminde ürünlerini satacak muhatap bulamadıklarını söyledi.

Doğanşehir'de Yol Çilesi Vatandaşı Canından Bezdirdi: 23 Haneli Mezra Çözüm Bekliyor!
Doğanşehir'de Yol Çilesi Vatandaşı Canından Bezdirdi: 23 Haneli Mezra Çözüm Bekliyor!
İçeriği Görüntüle

İlaçlama, mazot, işçilik ve diğer üretim giderlerini karşılamalarına rağmen gelir elde edemediklerini dile getiren Çok, üzümün bağlarda çürümeye başladığını ifade etti.

Çok, şu sözlerle tepki gösterdi:

“Bu sene üzümün başına gelmeyen hiçbir şey kalmadı. Bu mevsim, bu tarih olmuş, bağlarda bir kilogram üzüm dahi kesilmemiş. Biz bunun bahardan beri bakımını yaptık, zirai ilaçlamasını yaptık, işçi getirdik, işçi götürdük. Bağı kullandık. Üzümü satacağımız ne firma var ne yetkililer var ne de bir kurum. Muhatap bulamıyorum.”

“Tonlarca üzüm asmalarda çürümek üzere”

Yağışların ardından üzüm salkımlarında çatlama, hastalık ve ağırlık kaybı yaşandığını belirten Ali Çok, hasadın gecikmesinin zararı daha da artırdığını söyledi.

Çok, ürünlerin artık ekonomik değerini kaybetmeye başladığını belirterek şöyle devam etti:

“Bu tarih olmuş, kış geldi. Üzerine yağmur yağdı, çatlamalar oldu, hastalıklar oldu. Almayınca ne olacak? Bağlar küçüldü, üzüm kilo kaybetti, eridi. Bu işe bir çözüm bulunması lazım. Üzüm üreticisi bu kadar eziyet, bu kadar zulüm görmedi. Ne yapacağımızı bilmiyoruz.”

Üretici, tonlarca üzümün hâlâ asmalarda bulunduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Bahardan beri uğraşıyoruz. Çoluk çocukla, işçilikle, yevmiyeyle, mazotla, ilaçla. Bunları nasıl yapacağız? Üzümler şu anda bağlarda, asmalarda çürümek üzere. Çürüdü de zaten, bozuldu, kilo kaybetti, kurudu. Allah yardımcımız olsun.”

Koruk köyünde 100 dönümlük bağın ürünü satılamadı

Koruk köyünde yaklaşık 100 dönüm bağda üretim yapan Vahap Arpa da yaşadıkları sorunun köy genelinde üreticileri etkilediğini belirtti.

Arpa, ürünlerinin büyük bölümünün dalında kaldığını anlatarak, “Koruk köyünde herkesin üzümleri yerde kaldı. Kimsenin üzümü kesilmedi” dedi.

Artan üretim maliyetleri nedeniyle borçlarını ödemekte zorlandıklarını ifade eden Arpa, devletin üzüm üreticilerine destek sağlaması gerektiğini söyledi.

Kuzova'daki üreticiler de çözüm bekliyor

Kuzova köyünde üzüm üretimi yapan Savaş Sönmez de bağlarda bekleyen ürünlerin toplanamadığını belirtti.

Üreticilerin ne yapacaklarını bilemediklerini dile getiren Sönmez, “Şu anda hepsi yerde. Ne olacak, ne yapacağız bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Elazığ'da üreticiler, şaraplık ve sofralık üzüm için alım kanallarının yeniden açılmasını, ürünlerin değerlendirilmesine yönelik alternatif işleme tesislerinin oluşturulmasını ve ekonomik kayıpların önlenmesi için destek sağlanmasını talep ediyor.

Kaynak: ANKA