CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanığın yargılanmasına İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı duruşmada salon kapıları adeta kilitlendi; sadece avukatlar ve sanıklar içeri kabul edildi. Duruşmayı yakından takip etmek isteyen çok sayıda basın mensubu ve sanık yakını ise boş bir başka salona alınarak SEGBİS sistemi üzerinden duruşmayı anbean izleyebildi.
Duruşmanın en kırılma noktası, tutuklu sanıklardan Alaattin Köseler’in Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş’ün mahkeme kürsüsüne çıkmasıyla yaşandı. Gümüş, mahkemede itirafçı olarak ifade verdi ve bu kapsamda beraatini talep etti. Eski mesai arkadaşının bu hamlesi, duruşma salonundaki tüm dengeleri bir anda değiştirdi.
"İdam getirsinler de beni assınlar, bitirelim bu işi"
Duruşmada söz alan tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, savunmasında üzerine atılı suçlamaların tamamını sert bir dille reddetti. Açıkça iftiralara maruz bırakılarak özgürlüğünden edildiğini belirten Köseler, ortada tanık beyanları dışında kesin ve somut hiçbir delil bulunmamasına rağmen tutukluluğunun sürdürülmesinin yasaya tamamen aykırı olduğunu ifade etti. Mahkeme heyetine seslenen Köseler, "Ben siyasi bir kimliğim. Dosya da bundan sonra siyasidir. Bir adam bir dilekçe yazmış, böyle yapmış, şöyle yapmış falan. Sonra suçlanıp Sulh Ceza Hakimliği'ne getiriliyorum. İdam getirsinler de beni assınlar bitirelim bu işi" diyerek tepki gösterdi.
Her cuma günü sistematik bir şekilde bir CHP’li belediyeye yönelik "suç örgütü kurgusu" üzerinden operasyon düzenlendiğini öne süren Köseler, "Siyasetin bir aracı gibi yargı sopası kullanılıyor" ifadeleriyle davanın siyasi bir zemine oturtulduğunu savundu.
"Kendimi hançerlenmiş hissediyorum"
Eski Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş’ün itirafçı olarak dile getirdiği iddialar karşısında büyük bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı yaşadığını ifade eden Köseler, cezaevi sürecinde yaşanan perde arkası gelişmeleri ilk kez açıkladı. Gümüş'ün cezaevinden kendisine "canım başkanım" sözleriyle başlayan tam 8 mektup gönderdiğini belirten Köseler, bu mektuplardaki çarpıcı ifadeleri mahkeme heyetiyle paylaştı.
Köseler'in iddiasına göre, Veli Gümüş mektuplarında şu ifadeleri kullanmıştı: "Çok zor günler geçirdik. Haksızlığa uğradık. Vicdanlarda haksızlığa uğradığınız tescillendi. Siz ve aileniz hep yanımızda oldunuz. Ben sizin başınızı eğdirmeyeceğim, söz verdim. Kardeşiniz olarak dik durmaya devam edeceğiz. Ne sizin ne de kendi başımızı eğdirmeyeceğim. Bu yolda dik durmayan onursuzdur, namussuzdur."
Bu sözlerin ardından salonda derin bir sessizlik oluşurken, Köseler tepkisini "Kendimi hançerlenmiş hissediyorum. İftiralarla dolu metinler: Allah sonunu hayretsin" sözleriyle dile getirdi. Gümüş'ün geçmişte ciddi maddi sıkıntılar yaşadığını da sözlerine ekleyen Köseler, "Veli Gümüş'ün ev kirasını ben karşılıyordum. Bu talepleri bir süre sonra arttı. Karşılayamayacağım talepleri oldu. Süreç içinde bu raddeye evrilmesi, başkaları tarafından bu taleplerin karşılandığı kanaatindeyim" diyerek itirafçılığın arkasında başka hesaplar olduğunu iddia etti.
Tansiyonun iyice yükseldiği duruşmaya 15 dakika ara veren mahkeme heyeti, aranın ardından kararını açıkladı. Mahkeme, tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ve Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş’ün mevcut tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Dosya kapsamında tutuklu bulunan iş insanı Uğur İnci’nin ise tahliyesine karar verildi. Bazı tutuksuz sanıkların yurt dışına çıkış yasaklarını kaldıran mahkeme, bir sonraki duruşmanın 9-12 Ekim tarihleri arasında yapılmasını kararlaştırarak oturumu sonlandırdı.




