Son iki yıldır yaşanan şiddetli kuraklığın ardından, bu yıl yağışlı geçen kış ve ilkbahar mevsimi zeytin üreticisinin yüzünü güldürdü. Edremit Körfezi bölgesinde "var yılı" yaşanmasıyla birlikte ağaçlar zeytinle doldu taşırken, hasada yaklaşık üç ay kala artan giderler sektörü kara kara düşündürüyor. Ürün bolluğuna rağmen yüksek işçilik ve hasat maliyetleri nedeniyle zor günler geçiren üreticiler, zeytine devlet eliyle prim desteği verilmesini istiyor.
Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol, zeytinin bölge ekonomisi için ne kadar kritik ve stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekti. İki yıldır kuraklıktan olumsuz etkilenen zeytin ağaçlarının bu yıl yağışlar sayesinde oldukça verimli olduğunu belirten Varol, Avrupa'daki yüksek rekoltenin de küresel satış fiyatlarını doğrudan etkilediğini ifade etti.
"Üreticimizin Prim Desteğine İhtiyacı Var"
Burhaniye'de hasat maliyetlerinin çok yüksek seviyelere ulaştığını vurgulayan Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol, "Zeytin üretiminin kaliteli, stratejik ve sürdürülebilir devam edebilmesi için devlet desteği şart" diyerek üreticinin sesi oldu.
Üreticilerin sadece prim desteği değil, aynı zamanda dış pazarda da önünün açılmasını beklediğini ifade eden Varol, iç piyasa ile dış piyasa arasındaki dengenin kurulması gerektiğini belirtti. İhracat kotalarının artırılmasını talep eden Varol, zeytin ve zeytinyağı sektörünün geleceği için acil adımlar atılması gerektiğini savundu.
"İhracatın Önünün Açılmasını İstiyoruz"
"Ürünümüzün hem yurt içinde daha uygun fiyatla tüketiciye ulaşmasını hem de gümrük birliği kapsamında yapılacak düzenlemelerle ihracat kotalarının artırılmasını talep ediyoruz. Bu yıl 400 bin tonun üzerinde rekolte bekliyoruz. Türkiye'de üretilen zeytinyağının yaklaşık yarısı yurt içinde tüketiliyor, kalan kısmı ise ihraç ediliyor. Kota uygulamaları nedeniyle ciddi sorunlar yaşıyoruz. İç tüketimin artırılması ve ihracatın önünün açılması için devlet desteği bekliyoruz."




