Günümüzün modern yaşamında birçok köklü kültürel değer ve yardımlaşma geleneği dijital çağın hızı içinde unutulmaya yüz tutarken, Malatya'nın Darende ilçesinde gözleri yaşartan örnek bir dayanışma hikayesi yazıldı. İlçede geçmişten bugüne uzanan, damat arkadaşlarının düğün yemeğinin hazırlanmasında imece usulüyle görev aldığı asırlık gelenek, Heyiketeği Mahallesi'nde gençlerin iradesiyle yeniden hayat buldu.
Mahalle sakinlerinden Mehmet Korkmaz'ın düğününde sağdıçlık görevini üstlenen Sina Derindere, atalarından miras kalan bu köklü geleneği yaşatmak amacıyla damadın tüm arkadaşlarını bir araya getirdi. Düğünün ertesi günü misafirlere ikram edilecek olan meşhur Darende kebabının hazırlıkları için ilçedeki gençler hiç düşünmeden el ele verdi.
Üstlerini giyip bıçaklarını kuşanan arkadaş grubu, büyük bir uyum, neşe ve imece ruhuyla yaklaşık 400 kilogram eti sadece 2 saat içinde doğrayarak şişlere takılmaya ve pişirilmeye hazır hale getirdi. Ortaya çıkan muazzam görüntüler, hem geçmişten gelen düğün kültürünün zenginliğini hem de Anadolu'nun o güçlü dayanışma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi.
"Bu Geleneği Gelecek Nesillere Aktarmak İstiyoruz"
Sağdıç Sina Derindere, amaçlarının sadece bir düğün hazırlığı yapıp yük hafifletmek olmadığını belirterek, son yıllarda maalesef birçok güzel geleneğin unutulmaya başladığına dikkat çekti. Derindere, "Biz de arkadaşımız Mehmet'in en mutlu gününde hem ona destek olmak hem de atalarımızdan miras kalan bu düğün geleneğini yaşatmak istedik. Çağrımıza kulak veren tüm arkadaşlarımız imece usulüyle kısa sürede hazırlıkları tamamladı. En büyük arzumuz bu birlik ve beraberlik ruhunu gelecek nesillere aktarabilmek" dedi.
Mahalle halkının büyük takdirini ve duasını toplayan bu imece geleneği, Darende'de düğünlerin sadece sıradan bir eğlence ya da kutlama olmadığını kanıtladı. Bu özel günlerin aslında birlik, beraberlik, paylaşma ve kültürel mirasın yaşatıldığı çok önemli toplumsal organizasyonlar olduğu bir kez daha açıkça ortaya konuldu. Asırlardır sürdürülen bu dayanışma kültürünün gençler tarafından yeniden canlandırılması, gelecek kuşaklara rehber olması bakımından da büyük bir önem taşıyor.





