YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gazetelerin temsilcilerine verdiği röportajda, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un Genel Kurul'daki oylamasında sergiledikleri hibrit tutumu ve parti içi demokrasi adımını detaylarıyla anlattı. Yıllardır savundukları görüşlerin arkasında durduklarını belirten Özel, aldıkları kararın uzun vadede çok daha iyi anlaşılacağını vurguladı.
"Lider Sultasını Yıktık, Hibrit Modeli Uyguladık"
Oylama sürecinde milletvekillerine katı bir grup disiplini dayatmadıklarını belirten Özgür Özel, hem sokağın endişelerini hem de sürecin getirdiği umudu kayda geçiren esnek bir model izlediklerini ifade etti. Özel, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"AK Partililerin tamamı görmedikleri metne imza attı. Ben YENİ Parti milletvekillerimize 'Bana güvenin, derdimi kürsüde anlatacağım, ben sizi vicdanınız ve seçmeninizle baş başa bırakıyorum' dedim. Onlar da şehirlerinden gelen görüşe göre oy kullandılar. Diyarbakır gibi yerlerde 'evet' isteyenler vardı ama Manisa'da ağırlıklı görüş 'hayır' oldu. Giresun'un, Trabzon'un endişesini de Diyarbakır'ın umudunu da Meclis tutanaklarına kaydettik."
"Kürt Sorunu Vardır Deyip 'Hayır' Demek İlkesel Değildi"
Sosyal demokrat bir partinin terörün sona ermesi ve feshine yönelik ilk adımlara 'hayır' demesinin kendi ilkesiyle çelişeceğini savunan YENİ Parti Lideri, eleştirilere şöyle yanıt verdi:
"Milliyetçi hassasiyetleri olan partilerin 'hayır' demesi anlaşılır ama 'Kürt sorunu vardır' diyen bir partinin böyle bir ilk adıma karşı gelmesi ilkesel durmuyor. Bir yanda bir ilke var; bir terör örgütü fesholuyor. Sırf Erdoğan karşıtlığı nedeniyle yıllardır savunduğumuz görüşün tersini yapmamız doğru değil. Ben 'Adam yine kazandı' diye bakmıyorum. Sonunda kazanılmış bir şey olacaksa ülke kazanıyordur."
"YENİ Parti'ye Kurulan Tuzağı Boşa Düşürdük"
Komple 'hayır' oyu vermeleri durumunda partinin barışa şans tanımayan bir konuma hapsedilmek istendiğini belirten Özel, oylama stratejisiyle kurulan tuzağın bozulduğunu kaydetti. Özel, "Evet deseler milliyetçileri, hayır deseler Kürtleri kaybederler algısı yürütülüyordu. Bir tarafta PKK silah bırakırken buna karşı mı çıkacağız? Hibrit kararla hem sokağın sesini dinledik hem de partimizi sürecin dışında bırakmayarak yeni nesil siyaset anlayışımızı ortaya koyduk" dedi.
"Kader Mahkumlarına ve Can Atalay'a Devletin Şefkatli Eli Uzanmalı"
Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerle ilgili atılması gereken demokratikleşme adımlarına da değinen Özel, darbeciler, kadın cinayeti ve çocuk istismarı faillerinin kapsam dışında tutulması gerektiğini vurguladı. AİHM ve AYM kararlarının derhal uygulanmasını isteyen Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Sandıkla Türkiye'ye katılan Hatay'ın seçtiği milletvekili Can Atalay'ın cezaevinde tutulması kabul edilemez. Sandıkla gelen Hatay'a 'senin kararını tanımıyorum' diyemeyiz. Osman Kavala, Gezi tutukluları ve AİHM kararı bulunan isimler serbest kalmalı, kayyum uygulamaları son bulmalıdır. Devletin şefkatli elini kader mahkumlarına da uzatması şarttır."




