Suudi Arabistan'ın; Türkiye ve Pakistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na, Mısır'ın dahil edilmesini "en azından şimdilik" istemediği ileri sürüldü. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan tarafından 7 Ağustos Cuma günü Mekke'de imzalanan anlaşma, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının, üçüne birden yapılmış saldırı olarak değerlendirilmesini öngörüyor.
Anlaşmayla tarafların ortak savunma kapasitesinin ve caydırıcılığının güçlendirilmesi hedeflenirken, kriz durumunda ortak askeri desteğin hangi koşullarda ve nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntıların henüz netleşmediği belirtiliyor.
Riyad'da Sisi Yönetimine Karşı Artan Rahatsızlık
İngiltere merkezli Orta Doğu haberleri yapan yayın kuruluşu Middle East Eye'a konuşan üç Suudi kaynak, Riyad'ın "en azından şimdilik" Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na Mısır'ın dahil olmasını istemediğini açıkladı.
Kaynaklar, Suudi Arabistan'ın tutumunun, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi yönetimine yönelik artan rahatsızlığın yanı sıra Riyad'da Kahire'nin geçmişte olduğu kadar stratejik ve askeri değer sunmadığı yönündeki kanaatten kaynaklandığını aktardı.
Ankara Kahire İçin Devreye Girdi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ağustos Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Mısır'ın Türkiye açısından "doğal bir ortak" olduğunu belirterek, teknik meselelerin çözülmesinin ardından Kahire'nin ittifaka katılmasının önünde bir engel bulunmadığını ifade etmişti.
Middle East Eye'ın aktardığına göre Ankara, Mısır'ın anlaşmaya dahil edilmesi için yoğun çaba gösterdi ve Kahire'ye katılım teklifinde bulundu. Ancak Mısır'ın anlaşmaya katılmaya hazır olmadığını belirtmesi üzerine Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan anlaşmayı Kahire olmadan imzaladı.
"Mısır Masada Yoksa Sebebi Suudi Arabistan'dır"
Suudi kaynaklar ise "Mısır'ın anlaşmaya katılmayı kendisinin reddettiği" yönündeki değerlendirmelere karşı çıktı. Kaynaklardan biri, Kahire'nin anlaşmaya katılmamasının doğrudan Riyad'ın tutumundan kaynaklandığını savundu.
Suudi kaynaklar, Riyad'ın Sisi yönetimine yönelik rahatsızlığının temelinde, Mısır'ın bölgesel güvenlik meselelerindeki tutumunun bulunduğunu öne sürdü. Kaynaklara göre Suudi Arabistan, Sisi'nin 2013'te iktidara gelmesinin ardından Kahire'nin en önemli mali destekçilerinden biri oldu ve Mısır ekonomisini desteklemek amacıyla yaklaşık 25 milyar dolar harcadı; ancak Mısır, önemli güvenlik meselelerinde Riyad'ın beklediği desteği vermedi.
"Sisi'nin Yemen'deki Rolü Güvenilmez Bulundu"
Kaynaklardan biri, Mısır'ın Suudi Arabistan'ın Yemen'de Husilere karşı yürüttüğü savaşta oynadığı rolü "asgari düzeyde ve güvenilmez" olarak nitelendirdi. Suudi kaynaklar ayrıca, Kahire'nin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yakınlaşmasından duyulan rahatsızlığa dikkati çekti.
Riyad ile Abu Dabi arasında, özellikle Güney Yemen'deki ayrılıkçı gruplara yönelik destek konusunda görüş ayrılıkları bulunurken; kaynaklar Mısır'ın BAE ile ilişkilerinin Suudi Arabistan'ın Kahire'ye yönelik güvenini zayıflattığını savundu.
Körfez'deki Derin Görüş Ayrılıkları Su üstüne Çıktı
Kaynaklar; BAE'nin Somaliland'daki faaliyetleri, İsrail'le ilişkileri, Etiyopya'nın Büyük Rönesans Barajı konusundaki tutumu ve Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri'ne yönelik desteğinin Riyad ile Abu Dabi arasında ciddi sorunlara neden olduğunu belirtti.
"Türkiye ve Pakistan Çok Daha Güçlü Müttefikler"
Suudi kaynaklar, Riyad'ın Türkiye ve Pakistan'ın savunma alanında Mısır'dan daha fazla katkı sunabileceğini değerlendirdiğini aktardı. Türkiye'nin gelişmiş savunma sanayisi, Pakistan'ın ise köklü bir silah üretim sektörü ve büyük bir daimi orduya sahip olması, iki ülkenin anlaşmadaki rolünü güçlendiren ana unsurlar olarak gösterildi.
Buna karşılık kaynaklar, Mısır'ın askeri üretim kapasitesinin aynı düzeyde ileri savunma teknolojisi sunmadığını ve ülkenin askeri kapasitesinin de sorgulandığını ifade etti. Kaynaklara göre Riyad'ın Mısır'ı anlaşmaya dahil etmeme yönündeki tutumu, yalnızca Kahire'nin siyasi tercihleriyle değil, yeni bölgesel güvenlik mimarisine sağlayabileceği somut katkının değerlendirilmesiyle de ilgili.
"Mısır'ın Bölgesel Rolü Geriliyor"
Suudi Arabistan'ın tutumu, Mısır'ın Orta Doğu'daki geleneksel rolünün gerilediğine ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bir dönemde geldi. Mısır, uzun yıllar Körfez ülkelerinin önemli askeri ortaklarından biri olarak öne çıkmış, 1991'de Irak'ın Kuveyt'ten çıkarılması amacıyla oluşturulan ABD öncülüğündeki koalisyona da katılmıştı.
Ancak Suudi kaynaklar, Sisi döneminde Mısır'ın dış mali desteğe daha fazla bağımlı hale geldiğini ve buna karşılık bölgesel güvenlik meselelerinde daha az katkı sunduğunu savundu.
"Karar Alıcılar Sisi'nin Sadakatinden Şüphe Ediyor"
Kaynaklardan biri, Riyad'daki karar alıcıların Sisi'nin sadakati konusunda ciddi endişeler taşıdığını ve Suudi Arabistan'ın Türkiye ve Pakistan'la ilişkilerini Kahire ile ilişkilerinden daha güvenilir gördüğünü söyledi.
Bununla birlikte Suudi kaynaklar, Mısır'ın anlaşmanın dışında bırakılmasının Kahire'nin ileride ittifaka katılmasının önünü tamamen kapatmadığını, ancak Riyad'ın mevcut tutumunun Mısır'ın şimdilik anlaşmanın dışında kalması yönünde olduğunu belirtti.





