En düşük emekli maaşının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi, sokaktaki yangını söndürmeye yetmedi. Mecidiyeköy Meydanı'nda ANKA'ya konuşan emekli yurttaşlar, hayat pahalılığı ve yüksek kiralar karşısında çaresiz kaldıklarını belirterek iktidarın emekli politikasına sert tepki gösterdi.
Sokaktaki vatandaşın feryadı sürerken, veriler de durumun vehametini kanıtladı. Çalışma ekonomisti Prof. Dr. Aziz Çelik, en düşük emekli aylığı alanların sayısının son 7 yılda yaklaşık 7 kat artarak 5.1 milyona ulaştığına dikkat çekti.
"Bak Çöpten Topluyorum da Giyiniyorum"
Geçim sıkıntısının boyutunu gözler önüne seren bir emekli, yapılan artışı adeta bir "sadaka" olarak nitelendirerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.
İsyanını gizleyemeyen emekli yurttaş, "Sadaka veriyor, sadaka. Çöpten alın yiyin diyor, 1 simit size çok diyor. Onu da alamıyoruz artık; simit de artık zenginin oldu. Onlar bal kaymak yesin biz burada sürünelim. Bak çöpten topluyorum da giyiniyorum. Alamıyorum, yok. Bunlar gitsin başımızdan" sözleriyle adeta feryat etti.
Yıllarca çöpçülük yaptığını, yağmur çamur demeden sokak süpürdüğünü belirten aynı vatandaş, 23 bin liralık maaşla 40-50 bin liralık ev kiralarını ödemenin imkansız olduğunu söyleyerek kiraların da acilen düşürülmesi gerektiğini savundu.
"Emekliler Sefalette Eşitlendi"
Ekonomist Prof. Dr. Aziz Çelik'in paylaştığı son veriler, Türkiye'de her üç emekliden birinin artık en dipteki maaş olan en düşük emekli aylığına mahkum kaldığını gösterdi.
2019 yılında emeklilerin yalnızca yüzde 7'si en düşük aylığı alırken, bu oran 2026 yılında yüzde 31'e fırladı. Ortalama emekli aylığı ile en düşük emekli aylığı arasındaki makasın hızla kapandığını belirten Çelik, ortalama aylıkların enflasyon karşısında eridiğini vurguladı.
"Milyonlarca Emekli Daha Düşük Gelir Düzeyinde Buluşuyor"
Prof. Dr. Aziz Çelik, sistemin işleyişindeki çarpıklığı ve bütçedeki adaletsizliği net sayılarla özetledi.
Uygulamanın başladığı günden bu yana en düşük aylığın 24 kat, ortalama aylığın ise sadece 14 kat arttığını belirten Çelik, "Sonuçta ortalama emekli aylığı hızla aşağı çekildi ve emekliler daha iyi koşullarda değil, sefalette eşitlendi. Milyonlarca emekli, daha yüksek refahta değil, daha düşük gelir düzeyinde buluşuyor" dedi.
Çelik, 2026'nın ilk 6 ayına ait merkezi yönetim bütçe verilerine de değindi. Toplam 8 trilyon 731 milyar TL olan bütçe harcamasının 1 trilyon 464 milyar TL'sinin faiz giderlerine gittiğini, buna karşılık milyonlarca sigortalı ve emekliye ise sadece 821 milyar TL ayrıldığını ifşa etti.
"Zafer Havalimanı'na Para Var, Emekliye Yok"
Sokakta mikrofon uzatılan diğer emekliler de bütçe harcamalarındaki adaletsizliğe ve geçim dertlerine farklı örneklerle dikkat çekti.
Cebinde sadece 60 lira kaldığını ve maaşına daha bir hafta olduğunu söyleyen bir emekli "50 sene çalıştım, neye yetiyor? Seçim olmadan bu ülkede hiçbir şey düzelmez" derken, bir başka emekli ise SGK'nın batma sebebinin emekliler olmadığını vurguladı.
Şehir hastaneleri ve özel hastane protokollerinin bütçeyi erittiğini söyleyen yurttaş, "Beceriksizliklerinin faturasını emekliye çıkarıyorlar. Eğer bugün Zafer Havalimanı'na yüzde 97 sapmayla yolcu garantisi verip bunun ödemesini yapabiliyorsanız, emeklilere de 40 bin lira maaş verebilirsiniz" diyerek tepki gösterdi.





