Van'da 2024 yılında kaldığı KYK yurdundan ayrıldıktan sonra haber alınamayan ve 18 gün sonra Van Gölü sahilinde cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümünün aydınlatılması amacıyla kurulan 'Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları', geçen 2 yıllık süreci raporlaştırarak kamuoyuyla paylaştı. Beyoğlu'ndaki Divriği Kültür Derneği'nde düzenlenen basın toplantısında 'Rojin Kabaiş Dosyası ve Adalet Mücadelesi Süreç Raporu' açıklandı.

"Toplumsal Baskı Geliştikçe Adımlar Atıldı"

Şile'de Transfer Tepkisi: "Millet İradesine Saygı Yürüyüşü" ile İhanet Protesto Edildi
Şile'de Transfer Tepkisi: "Millet İradesine Saygı Yürüyüşü" ile İhanet Protesto Edildi
İçeriği Görüntüle

Komisyon adına sunum yapan Hivda Selen, raporda yer alan verilerin somut olgulara dayandığını belirtti. Süreç boyunca yürütülen eylemlerin önemine değinen Selen, gizlenen ATK raporunun ancak toplumsal mücadele sonucunda dosyaya eklendiğini dile getirdi.

Selen, telefon verilerine ve baz kayıtlarına da dikkat çekerek, bazı verilerin resmi kurumlarca silindiğine dair bilgiler bulunduğunu, cep telefonunun yurt dışına gönderilmesinin ise delil karartma amacı taşıdığını değerlendirdiklerini ifade etti.

"Maddi Hakikat Bütüncül Şekilde Araştırılmadı"

Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut'un dosyaya dair tespit ve değerlendirmeleri de toplantıda okundu. Soruşturmanın ilk yılı boyunca intihar ihtimali üzerinden gidilmesinin süreci zedelediğini belirten Karabulut, dosyanın 8 ay boyunca Van Barosu'ndan gizlendiğini vurguladı.

"DNA Bulguları 9 Ay Boyunca Açıklanmadı"

Adli Tıp Kurumu raporundaki çelişkilere ve aksaklıklara değinen Avukat Karabulut, raporda yer alan iki farklı erkeğe ait DNA bulgusunun 9 ay boyunca açıklanmadığını, bu durumun soruşturmanın etkinliğini kaybettirdiğini belirtti.

Karabulut ayrıca bilirkişi raporlarında şüpheli olarak bildirilen isimlerin ifadelerinin alınmadığını, HTS ve DNA örneklerinin incelenmediğini belirterek, rokuronyum maddesine ilişkin rapordaki şüphelerin ve telefonun Çin'e gönderilmesiyle yaşanan zaman kaybının maddi hakikatin ortaya çıkarılmasını geciktirdiğini kaydetti.

Kaynak: ANKA