Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Gezi Parkı Davası kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan iş insanı Osman Kavala’nın 2019 sonrasındaki tutukluluk süreci ve mahkûmiyetine ilişkin yaptığı yeni başvuruyu karara bağladı. Mahkeme, Kavala'nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamında güvence altına alınan birçok temel hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

"Adalet Açıkça Hiçe Sayıldı, Karar Kötü Niyetli"

AİHM Büyük Dairesi tarafından açıklanan kararda; Kavala'nın ifade özgürlüğü (10. madde), toplantı ve örgütlenme özgürlüğü (11. madde), adil yargılanma hakkı (6/1. madde), özgürlük ve güvenlik hakkı (5/1. madde) ve haklara getirilen kısıtlamaların amacı dışında kullanılmasını düzenleyen 18. maddesinin ihlal edildiği bildirildi. Ayrıca, verilen ceza bakımından bir gözden geçirme mekanizmasının bulunmaması nedeniyle insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağının (3. madde) da çiğnendiği kaydedildi. Mahkeme, yetkililerin tutukluluğun devamını sağlamak adına alternatif gerekçeler arayarak "kötü niyetle" hareket ettiğini belirtti.

"AYM Başvurusunun Sonucunu Beklemek Zorunda Değil"

Türkiye'nin "iç hukuk yollarının tüketilmediği" yönündeki itirazını reddeden AİHM, Kavala’nın Ekim 2017'den bu yana kesintisiz olarak tutuklu bulunması ve Anayasa Mahkemesi (AYM) önündeki süreçlerin aşırı uzun sürmesi nedeniyle AYM sonucunun beklenmesinin zorunlu olmadığını açıkladı. Kararda, Gezi Parkı gösterilerine destek vermenin ve sivil toplum faaliyetlerinin AİHS koruması altında olduğu, ulusal mahkemelerin ise orantısız ve keyfi cezai sorumluluk yüklediği ifade edildi.

"Mahkûmiyet Hükümsüz ve Geçersiz Sayılmalı"

AİHM, Sözleşme'nin 46. maddesi kapsamında kararların bağlayıcılığına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: "Davalı devletin, başvurucunun mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması ve kendisine karşı alınan tedbirlerin sonuçlarını ortadan kaldırması gerekmektedir. Başvurucunun cezai mahkûmiyeti, Sözleşme hukuku bakımından hükümsüz ve geçersiz kabul edilmelidir." Kararda ayrıca, davanın Türkiye açısından yargı bağımsızlığına dair daha geniş ve sistemik bir soruna işaret ettiği vurgulandı.

70 Bin Avro Manevi Tazminat Hükmü

Meslek Örgütlerinden Ortak Tepki: "Gazetecileri ve Meslek Örgütlerini Susturamazsınız!"
Meslek Örgütlerinden Ortak Tepki: "Gazetecileri ve Meslek Örgütlerini Susturamazsınız!"
İçeriği Görüntüle

Karar, 2'ye karşı 15 oyla oy çokluğuyla alındı. Türkiye'nin Kavala'ya 70 bin avro manevi tazminat ile 43 bin 342,57 avro masraf ve gider ödemesine karar verildi. Karara karşı oy kullanan AİHM yargıçları Faris Vehabovic ve Saadet Yüksel ise kaleme aldıkları karşı oy yazısında, iç hukuk yollarının henüz tüketilmediğine dikkat çekti. Kesin nitelik taşıyan kararın uygulanması, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından takip edilecek.

Kaynak: ANKA