YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Alman yayın kuruluşu WELT için kaleme aldığı “Almanya’ya Mesajımız Net” başlıklı makalede, Türkiye-Almanya ilişkilerini, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri ve partisinin hedeflerini değerlendirdi. Özel, “Demokratik bir yenilenme mümkündür. Türkiye için yeni bir başlangıcın zamanı gelmiştir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin uzun vadeli istikrarının güçlü kurumlara, hukukun üstünlüğüne ve yurttaşların kendilerini yönetecek iktidarı özgürce belirleyebilmesine bağlı olduğunu vurgulayan Özel, demokratik ve müreffeh bir Türkiye’nin Almanya ile Avrupa’nın da temel çıkarına olduğunu belirtti.

TÜRKİYE-ALMANYA İLİŞKİLERİNDE ORTAK TARİH VURGUSU

Avrupa’da Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkiler kadar köklü az sayıda ilişki bulunduğunu belirten Özel, iki ülke arasındaki bağların mevcut hükümetlerin çok ötesine uzandığını ifade etti.

Türkiye ve Almanya’nın birbirlerinin en önemli ticaret ortakları arasında yer aldığını kaydeden Özel, Almanya’da yaşayan milyonlarca Türkiye kökenli insanın ülkenin ekonomik, toplumsal ve kültürel hayatına katkı sağladığını vurguladı. On yıllara yayılan göçün, aile bağlarının ve ortak tarihin iki ülkeyi birbirine bağladığını belirtti.

Özel, ticaret, enerji, savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğinin giderek önem kazandığını ifade ederek, “İstikrarlı, demokratik ve müreffeh bir Türkiye hem Almanya’nın hem de Avrupa’nın temel çıkarınadır. Çünkü bunları birbirinden ayıramayız” değerlendirmesini yaptı.

“YENİ PARTİ İŞTE BU DEĞİŞİM TALEBİNDEN DOĞDU”

Türkiye’nin ekonomik sıkıntılardan, maceracı politikalardan ve yanlış kararların sonuçlarından yorulduğunu savunan Özel; adaletin önünün kesilmesini, demokratik değerlerin aşındırılmasını ve yargının siyasetin aracı hâline getirilmesini eleştirdi.

Devlet kurumlarının dar bir çevrenin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirildiğini ileri süren Özel, tarih ve kimlik üzerinden yürütülen kutuplaştırıcı tartışmalar ile tutarlılıktan ve stratejik hedeften uzak dış politikanın da bu yorgunluğu artırdığını belirtti.

Özel, makalesinde şu ifadeleri kullandı:

“Ama artık yeni bir başlangıç yaklaşıyor. YENİ Parti işte bu değişim talebinden doğdu. Geleceğe umutla bakan, topluma yeni hedefler gösteren bir parti olmak zorundayız. Geleceğin partisi, ilerlemenin itici gücü ve Türkiye’yi geçmişten gelen ayrışmaların ve bugünün otoriter siyasetinin ötesine taşıyacak bir güç olmalıyız.”

2024 YEREL SEÇİMLERİ: “SEÇMEN DEĞİŞİM İSTİYORDU”

Özel, 20 yılı aşkın süredir giderek tek bir kişinin etrafında şekillendiğini belirttiği siyasi düzenin sona yaklaştığını savundu. Bunun ilk açık işaretinin 2024 yerel seçimlerinde görüldüğünü ifade ederek, genel başkanlığını yaptığı dönemde CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu hatırlattı.

Seçim sonucunu tarihi bir başarı ve yaklaşan değişimin habercisi olarak değerlendiren Özel, Türkiye genelinde daha genç yöneticilerin, daha fazla kadının ve yenilenme talebini temsil eden yeni bir siyasetçi kuşağının göreve geldiğini belirtti.

Özel, “2024 yerel seçimlerinin mesajı çok açıktı: Seçmen değişim istiyordu” diyerek, sonucun iktidar açısından ciddi bir kırılma yarattığını savundu. Ardından verilen siyasi tepkinin demokratik rekabetle bağdaşmaz hâle geldiğini ve siyasetin sandıktan mahkeme salonlarına taşınmaya başladığını ileri sürdü.

İMAMOĞLU VE MUHALEFET BELEDİYELERİNE YÖNELİK SORUŞTURMALAR

Özel, 2025’ten itibaren başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere muhalefet belediyelerini hedef alan soruşturmalar başlatıldığını belirtti. İmamoğlu’nun yüzlerce belediye çalışanıyla birlikte tutuklandığını ve 30’dan fazla muhalefet belediye başkanının hâlâ gözaltında veya cezaevinde olduğunu ifade etti.

İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edildiğini, sosyal medya hesabının erişime kapatıldığını ve kitabının yayımlanmasının engellendiğini belirten Özel, mahkemede savunma imkânlarının da kısıtlandığını savundu.

Soruşturmaların, davaların ve sansürün siyasi rakipleri susturmanın araçlarına dönüştüğünü ileri süren Özel, “Bu suçlamaların ne ölçüde haklı olduğundan bağımsız olarak ortaya çıkan tablonun siyasi sonucu açıktır: Yargı giderek siyasi rekabetin yürütüldüğü alanlardan biri hâline gelmiştir” değerlendirmesini yaptı.

“MESELE, İKTİDARIN SEÇİMLE EL DEĞİŞTİRMESİ”

Sarıgül’den Erzincan İçin Üretim Mesajı: “Bu Çağrım Siyasi Değil”
Sarıgül’den Erzincan İçin Üretim Mesajı: “Bu Çağrım Siyasi Değil”
İçeriği Görüntüle

Yaşananların yalnızca siyasi partiler arasındaki bir mücadele olmadığını belirten Özel, temel meselenin Türkiye’de siyasi iktidarın el değiştirmesinde seçimlerin belirleyici olmaya devam edip edemeyeceği olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin 2025 ve 2026 boyunca son yılların en büyük gösterilerinden bazılarına sahne olduğunu belirten Özel, yurttaşların ülke genelinde sokakları ve meydanları doldurduğunu kaydetti. Özel, gösterilerde savunulan hakkın herhangi bir siyasi partinin ötesinde, insanların kendilerini kimin yöneteceğine karar verme hakkı olduğunu vurguladı.

CHP KURULTAYI VE YENİ PARTİ’NİN KURULUŞ SÜRECİ

Genel başkan seçildiği CHP’nin 2023 kurultayının yargıya taşındığını ve iptal edilerek önceki yönetimin yeniden göreve getirildiğini belirten Özel, süreci “benzeri görülmemiş bir yargı müdahalesi” olarak nitelendirdi.

Bu gelişmenin, muhalefetin iktidarın çizdiği sınırlar içinde siyaset yapacak şekilde yeniden biçimlendirilmek istendiği kaygısını doğurduğunu savunan Özel, “Yurttaşlarımız bunu kabul etmedi. Bu direniş önce toplumsal bir harekete dönüştü, ardından YENİ Parti’yi ortaya çıkardı” ifadelerini kullandı.

“SİYASETİN NASIL YAPILDIĞINI DA DEĞİŞTİRMEYE KARARLIYIZ”

Özel, amaçlarının Türkiye’yi yoran ve ömrünü tamamladığını belirttiği siyasi dönemi kapatarak yeni bir sayfa açmak olduğunu söyledi. “Biz yalnızca Türkiye’yi kimin yönettiğini değil, siyasetin nasıl yapıldığını da değiştirmeye kararlıyız” dedi.

YENİ Parti’nin mevcut bir siyasi yapının farklı isimle devamı olmadığını vurgulayan Özel, partinin siyaseti meslek hâline getirmiş dar bir kadronun yönettiği kapalı bir yapı olmayacağını belirtti.

Partisini, üyelerinin doğrudan söz sahibi olduğu; demokrasi, adalet, refah ve liyakatli yönetim isteyen yurttaşlar için kurulmuş yeni bir siyasi hareket olarak tanımladı.

YARGI, MECLİS VE EKONOMİ İÇİN HEDEFLERİNİ SIRALADI

İktidar hedeflerini anlatan Özel, yargının bağımsızlığını ve güvenilirliğini yeniden tesis edeceklerini, Meclis’i güçlendireceklerini ve denge-denetleme mekanizmalarını yeniden kuracaklarını ifade etti. Devlet kurumlarını kişisel sadakat yerine liyakat temelinde yapılandıracaklarını belirtti.

Ekonomide istikrar ve öngörülebilirlik sağlayacaklarını kaydeden Özel, büyümeyi sosyal adalet ve fırsat eşitliğiyle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Yerel yönetimleri güçlendireceklerini ifade eden Özel; sivil toplumun, üniversitelerin, meslek örgütlerinin ve yurttaşların kamusal hayata daha fazla katılmasının önünü açacaklarını belirtti.

“KURUMLARI GÜÇLÜ OLDUĞU İÇİN GÜÇLÜ OLAN BİR DEVLET”

Türkiye’nin bütün gücün tek makamda toplandığı bir devlet yerine, kurumlarının gücüyle ayakta duran bir devlete ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Özel, aynı ilkenin dış politika için de geçerli olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada etkin bir güç olması gerektiğini belirten Özel, bunun tutarlılık, güçlü kurumlar ve stratejik sabırla mümkün olacağını kaydetti.

Dış politikanın kişisel siyasi hesaplar, maceralar veya ani yön değişiklikleri yerine millî çıkarlar, profesyonel uzmanlık ve uzun vadeli bir strateji doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini savundu.

“DEMOKRATİK BİR TÜRKİYE, DAHA GÜÇLÜ BİR AVRUPA DEMEKTİR”

Demokratik ve ekonomik açıdan istikrarlı bir Türkiye’nin Almanya açısından da doğrudan sonuçları olacağını belirten Özel, bunun daha güçlü bir Avrupa, daha güvenilir bir NATO müttefiki ve bölgesel istikrara daha fazla katkı sağlayan bir ülke anlamına geldiğini ifade etti.

Kürt meselesi dâhil yıllardır çözülemeyen sorunların daha fazla ertelenemeyeceğini vurgulayan Özel, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kalıcı çözümler, kapalı kapılar ardında yürütülen ve toplumdan gizlenen süreçlerle değil; demokratik siyaset, şeffaflık ve geniş bir toplumsal mutabakatla mümkündür. Toplumsal barış aynı zamanda gerçek anlamda çoğulcu bir ortam gerektirir.”

“BARIŞ VE DEMOKRASİ BİRLİKTE İLERLEMELİDİR”

Gazetecilerin, akademisyenlerin, sanatçıların, iş dünyasının, öğrencilerin, siyasetçilerin, gençlerin, sivil toplumun ve toplumun farklı kesimlerinin baskı ve korku olmadan kamusal hayata katılabildiği bir Türkiye kurulması gerektiğini belirten Özel, “Barış ve demokrasi birlikte ilerlemelidir” dedi.

Hedeflerinin bir seçim kazanmaktan daha büyük olduğunu ifade eden Özel; siyasi kurumları yeniden ayağa kaldırmayı, ekonomik büyümeyi sosyal adaletle buluşturmayı ve yurttaşla devlet arasındaki güveni yeniden kurmayı amaçladıklarını söyledi.

Özel, yıllardır çözülemeyen sorunların açıkça, birlikte ve barışçıl biçimde ele alınabileceği demokratik bir düzen kurmak istediklerini vurguladı.

“TÜRKİYE’NİN KADERİ OTORİTERLİK VE KUTUPLAŞMA DEĞİLDİR”

YENİ Parti’nin zor bir dönemde doğduğunu belirten Özel, siyasetlerini kırgınlık ya da öfkenin değil, ülkeye duydukları inancın ve Türkiye’nin geleceğine olan güvenin belirleyeceğini ifade etti.

Özel, makalesini şu sözlerle tamamladı:

“Almanya’ya ve Avrupa’ya mesajımız açıktır: Türkiye’nin kaderi otoriterlik ve kutuplaşma değildir. Demokratik bir yenilenme mümkündür. Türkiye için yeni bir başlangıcın zamanı gelmiştir.”

Kaynak: ANKA