Ormanlık alanlarda tesis edilen 15 bal ormanında faaliyet gösteren arıcılar bal hasadına başladı. Bölgede bal üretimi yapan arıcılardan Ahmet Mithat Çakıroğlu, arıların bal yapabilmesi için gerekli çiçek florasının zengin olması nedeniyle gezginci arıcıların da Yozgat'ı tercih ettiğini belirterek doğal bal üretiminin her geçen yıl arttığını söyledi.
İl genelinde yaklaşık 600 yerli ve yabancı arıcının doğal bal üretimi yaptığını anlatan Çakıroğlu, yüksek rakımlı bölgedeki bitki örtüsünün önemine dikkat çekti. Karaçam fidanları, geven, ısırgan, yonca gibi otsu bitkilerin yanı sıra bal verimi yüksek 13 bin 32 adet alıç, nane, iğde, lavanta, mahlep, adaçayı ve kekik gibi bitkilerin üretimde belirleyici rol oynadığını vurguladı.
"Kovan Başına 25-30 Kilo Bal Alınıyor"
Çamlık Bal Ormanı'nda kovan başına 25-30 kilo bal alınabildiğini kaydeden Çakıroğlu, Yozgat'ın Türkiye'nin önemli bal üretim merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirtti. Zengin bitki florasıyla arıcılara verimli bir sezon sunulduğunu ifade eden Çakıroğlu, yüksek rakım ve farklı bitki türlerinin peş peşe çiçek açması sayesinde uzun süre nektar sağlandığını, bu durumun hem yerli hem de gezginci arıcıların yüzünü güldürdüğünü aktardı.
"Balınızı Tanıdığınız Arıcıdan Alın"
Piyasada ucuza satılan ürünlere ilişkin kritik uyarılarda bulunan Çakıroğlu, üreticilerin ortak duruşunu özetleyen ifadesinde önemli detaylar paylaştı. Emekli olduktan sonra ata mesleğine dört kovanla başladığını ve şu anda 300'e yakın kovana ulaştığını belirten Çakıroğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Bizim bir sloganımız var, arıcıların. Diyoruz ki 'Balınızı tanıdığınız arıcıdan alın.' Tanımadığınız arıcılardan aldığınız balların yüzde 90'ı sahte bal. Sahte bal nasıl oluyor? Bir kere süzme bal tamamen anlaşılması çok güç ama kesinlikle arı görmeden yapılan bir bal var piyasada. Bunu da insanlar 150-200 liraya satıyorlar."
"Glikoz Şurubu Kanserojen Madde Üretiyor"
Petekli balda yapılan hilelere de değinen Çakıroğlu, glikoz şurubu kullanımının insan sağlığı üzerindeki tehlikelerine dikkat çekti. Piyasada ucuza sunulan ürünlerin risk taşıdığını belirten Çakıroğlu, şunları kaydetti:
"Petekli bala gelince bunun da sahtesi nasıl oluyor? Glikoz şurubu kullanılıyor. Glikoz şurubu kanserojen madde üretilen bir şey. Balda şifa bulalım derken maalesef dönüşü olmayan hastalıklara da yakalanılabiliyor. Glikoz şurubunun da şu anda piyasa değeri 23 lira 25 lira arasında. Ama yine dediğim gibi petekli glikozlu balı 200-250 liraya pazarlarda satıyorlar."
"Maliyetimiz Kilo Bazında 350-400 Lira"
Kendi üretim süreçlerini ve fiyatlandırmalarını detaylandıran Çakıroğlu, tamamen doğal ortamda üretim yaptıklarını vurguladı. Çamlık Bal Ormanı'nda arıların ormandaki nektarlardan bal topladığını belirten Çakıroğlu, "Bizim maliyetimiz yaklaşık yılda kilo bazında 350-400 lira. Petekli balı 750 liraya, kara kovan balımızı 1.000 liraya şu anda piyasada satıyoruz" dedi.
"Yozgat Arıcılar İçin Bir Cennet"
Yozgat'ın flora çeşitliliği bakımından Türkiye'de 4. sırada yer aldığını ifade eden Çakıroğlu, bölgenin hem rakım hem de bitki zenginliği açısından arıcılığa son derece uygun olduğunu belirtti. Üretim potansiyeline vurgu yapan Çakıroğlu, "Yozgatlı hemşerilerim lütfen, arıcılığa başlayın. Özellikle genç kardeşlerimize lütfen rica ediyorum. Bunun da kıymetini bilmemiz lazım" diyerek gençlere arıcılık yapmaları yönünde çağrıda bulundu.




