Afyonkarahisar'ın Sultandağı ilçesine bağlı Doğancık Köyü’nde yer alan Dort Deresi mevkisinde, Ali Afyon adına İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü tarafından 5 yıl süreyle verilen I-A grubu kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı, köylüleri ayağa kaldırmıştı. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki dere yatağında kurulması planlanan ocak için bölge halkı, çevre ve doğa katliamına yol açacağı gerekçesiyle Afyonkarahisar İdare Mahkemesi’ne başvurarak iptal davası açtı. Yerel mahkemenin davayı reddetmesi ve istinafın da olumsuz sonuçlanması üzerine yılmayan köylüler, davayı Danıştay’a taşıdı.
"Danıştay Bozdu, Konya Mahkemesi İptal Etti"
Danıştay 8. Dairesi'nin bozma kararı vermesinin ardından dosyayı yeniden masaya yatıran Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi, tarihi bir karara imza attı. İlk derece mahkemesinin kararını tamamen kaldıran daire, Maden Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca bu tür ruhsatlar verilmeden önce sadece MAPEG değil, tüm ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşünün alınmasının zorunlu olduğunu hatırlatarak ruhsatı iptal etti.
"Çevresel Riskler Gözardı Edilmiş"
Dava dosyasında yer alan bilgilere göre köylüler; ruhsat sahasının bölgenin en önemli su kaynaklarından Eber Gölü ve Karamık Gölü'nü, birinci sınıf tarım arazilerini ve tarihi arkeolojik sit alanlarını geri dönülemez şekilde olumsuz etkileyeceğini savundu. Süreç boyunca ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) sürecinin düzgün işletilmediğini vurgulayan davacılar, çevresel risklerin yetkililerce tamamen göz ardı edildiğini ileri sürdü.
"Komisyonda Arkeolog Olması Eksikliği Gidermez"
Mahkemenin ruhsatı iptal etmesindeki en büyük hukuki gerekçe ise tam bir skandalı ortaya çıkardı. Ruhsat sahasına komşu olan Yazırlarkayası mevkisinin 2019 yılında 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edildiğini belirten mahkeme, ruhsat sürecinde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan hiçbir şekilde görüş alınmadığını saptadı. Valilik komisyonunda sadece bir arkeoloğun yer almasının bu yasal eksikliği kapatamayacağına hükmeden mahkeme, ilgili koruma kurulunun resmi kurum görüşünün bizzat alınmasının mecburi olduğunu vurgulayarak işlemi hukuka aykırı buldu.




