CHP İstanbul İl Başkanlığı'ndaki rozet takma töreninde konuşan Gürsel Tekin, yeni katılan üyeleri "Türkiye'nin arınma merkezine hoş geldiniz" diyerek karşıladı.
Türkiye'deki yoksulluk, işsizlik ve siyasi kirlilik sorunlarına dikkati çeken Tekin, siyasetin imar, ihale ve iftira gibi unsurlardan arındırılması gerektiğini söyledi. Geçmişte imar çeteleriyle mücadele ettiğini belirten Tekin, tüm siyasi partilerin bu konuda kendilerini sorgulaması ve bir arınma sürecine girmesi gerektiğini ifade etti.
"Siyasi Etiğe Uygun Bir Durum Değil"
Belediyelere yönelik operasyon ve soruşturmaların tutuklamayı gerektirmediğini kaydeden Tekin, itirafçıların verdiği isimlerin AK Parti'ye transfer olacak isimler olduğu bilgisini aldıklarını iddia etti. İddiaların doğru olmamasını dileyen Tekin, şu değerlendirmede bulundu:
"Turgut Koç'u baz alıp çeşitli belediyelere operasyon yapıyorsanız, siz transfer olunca temizlendiğinizi zannetmiyorum. Ama siyasi etiğe göre uygun bir durum olmadığının altını çizerek söylüyorum."
Gelecek Partisi'ni feshetme kararı alan Ahmet Davutoğlu'nun dürüstlüğü konusunda şüphe olmadığını vurgulayan Tekin, Davutoğlu'nun geçmişteki siyasi etik yasası çağrısını hatırlatarak, kendisinin de destek verdiği bu yasanın Meclis'ten geçmediğini dile getirdi.
"Gözlük Takmadığım İçin Rakamları Karıştırdım"
Geçtiğimiz günlerde yaptığı basın toplantısındaki açıklamalarına açıklık getiren Gürsel Tekin, gözlük takmadığı için rakamları karıştırdığını belirterek, haber alma ve savunma hakkı konusunda basına tepki gösterdi:
"Rakamları karıştırdığım için haber oldum. İtiraf eden o gazeteciler diyor ki, 'Parayı aldık ama para o kadar değildi. Çaldık da büyüğünü çalmadık' diyor. Geçen hafta katılım törenimizde bizim töreni haberleştiren Sözcü Gazetesi ile BirGün Gazetesi burada mı acaba? Niye yoksunuz kardeşim? Ya mesela haber yapıyorsunuz, iftira haber yapıyorsunuz ve bu iftira haberden dolayı hepimizi zan altında bırakıyorsunuz. Ben doğal olarak yıllardır tanımış olduğum, dostluğum olan insanları savcılığa vermek zorunda kalıyorum. Bu haberleri yapıyorsunuz ve bu haberlerin karşılığında bizim söz hakkımızı haberleştirmiyorsunuz. 'Para aldı, para verdi' diye haber yapıyorsunuz. Günün sonunda kendimizi ifade etmemizin yolu, sadece yargıya başvurmanın ötesinde bir şey kalmıyor."
"Burası Türkiye'nin Arınma Merkezi Olacak"
Sosyal medyada yoğun bir trol saldırısı altında olduklarını dile getiren Tekin, partide yaşanan sorunun derin ve uluslararası boyutları olduğunu söyledi.
Süreçle ilgili net bir komisyon kurduklarını ilan eden Tekin, sert mesajlar verdi:
"Hüseyin Gün diye bir vatandaş, '153 bin kişilik ordu kurdum' diyor. Sosyal medyada o görmüş olduğunuz trol çetelerinin 11 aydır saldırısı altındayız. Partimiz yaşadığı bir sorun var. Bu sorunu çözmek için geldik. Ama sorun böyle değilmiş. Sorun çok derin. Uluslararası ayağı dahil olmak üzere büyük bir organizasyonla karşı karşıya olduğumuzu bilin. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bana verdiklerini, Cumhuriyet Halk Partisi'ne bugün vermek de benim namus borcumdur. Ben bu konuda kefenimi giydim. 7 düvele de meydan okuyorum. Şimdi partimizin düşmüş olduğu böyle bir durumda biz kayıtsız kalabilir miyiz? Bu mücadelemiz devam ediyor. Arınma çerçevesine uygun bir komisyon oluşturduk. Komisyonun başında Zeki Şen olacak. Zeki Şen başkanlığında, iftiracı ve itirafçılarla ilişkileri olan kimse benim öz kardeşim de olsa partiyle ilişkisini keseceğiz. Çünkü burası, Türkiye'nin arınma merkezi olacak."
"Partimizin Genel Merkeziyle En Ufak Bir Sorunumuz Yok"
CHP Genel Merkezi tarafından görevden alınacağı yönündeki iddialara ve katılım töreninde yaşanan disiplin sürecine açıklık getiren Tekin, mahkeme sürecini hatırlattı:
"Geçen haftaki katılım töreninde benim bağırdığım kişi, kız kardeşimin oğlu. Orada biz bir düzen kurmuşuz. Takdir edersiniz ki Sayın Genel Başkanımızın katıldığı bir toplantıdır. Daha düzenli olsun istiyorum. O disiplini aşağıdan itibaren bozdukları için doğal olarak biz de insanız, bu kusurumuz da bu olsun. Yani Allah göstermesin Turgut Koç'un, Aziz İhsan Aktaş'ın, Ertan Yıldız'ın arkadaşı olsaydım ne olacaktı? Biz sonuç itibarıyla çağrı heyeti olarak mahkeme tarafından geldik. 10 Temmuz'daki mahkeme 16 Ekim'e ertelendi. 16 Ekim'e kadar biz görevimizin başındayız. Ondan sonraki süreçte tabii ki partimizin genel merkezi istediği iradeyi kullanabilir. O konuda hiçbir sorun yok. Bizim partimizin genel merkeziyle, partimizin genel başkanıyla en ufak bir sorunumuz yok."
Törene "Cast ajansı aracılığıyla üye getirildiği" iddialarını da yalanlayan Tekin, "Ne ajansı? Neyin nesi? Soruşturma devam ettiği için çok ilginç şeyler var. Asla bizim tenezzül edeceğimiz bir şey değildir. Hayatımızın hiçbir tarafında para olmadığı için, bizim bu parayla pulla bizi suçlayanlar keşke itirafçıların siyasetçilere dağıttığı parayla da biraz meşgul olsalardı. 73 kişi eksik olsa ne fark ederdi? Fazla olsaydı ne fark ederdi? Ama belli ki bir hata olmuştur, bir yanlış olmuştur. Ama o hatanın, yanlışın hiçbiri bizimle ilgili değildir. Bizim dışımızda gelişen bir olaydır. Soruşturma bittiği zaman hepiniz onu göreceksiniz. Ama ne diye linç edildik ilk bir gün? Koca koca gazeteciler, koca koca yazarlar, ya biz sizi yıllardır okuruz. Telefon kadar size yakın olmama rağmen hiçbiriniz sormadınız. Faturalarınızı açıklayınca birden fırlamaya başladınız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin taşıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuşunu vurdurmayacağım size" ifadelerini kullandı.
"AK Parti'ye Gitmek İsteyen Belediye Başkanları Radarimdadır"
Tedbir kararının kaldırılması için başvuru yaptıkları yönündeki haberleri yalanlayan Gürsel Tekin, parti içi geçiş iddialarına dair şu uyarılarda bulundu:
"Bugün yine bir haber geçmiş. Efendim, 'çağrı heyeti olarak biz başvuru yapmışız. Bizim tedbirimiz kaldırılsın' diye. Hukukçu değilim. İçimizde çok iyi hukukçular var. Bu bizim başvurularımızda olacak bir mesele değil. İkincisi, adli tatil dönemi ve kaldırılsın diye zaman zaman arkadaşlarımıza da söylediğimizde, 'bu tarih bitmeden bunun kaldırılması mümkün değildir' denildi. Bu yalan haberleri düzeltmek adına söylemiyorum. Hani merak eden arkadaşlarımız varsa, arkadaşlarımızın da bilgisi olsun diye bunları söylemek zorunda kaldım. Ama şunu söylüyorum: Çok net, AK Parti'ye gitmek isteyen ya da AK Parti'nin almak istediği belediye başkanları benim radarımdadır. Haberiniz olsun."




