Göcek Mahallesi Amfi Tiyatrosu'nda bir araya gelen vatandaşlar adına açıklama yapan Hasan Şimşek, Muğla Valiliği tarafından verilen "ÇED gerekli değildir" kararının yürütmesinin Muğla 2. İdare Mahkemesi tarafından durdurulduğunu belirtti.
Şimşek, mahkeme kararının kanun gereği vakit kaybetmeden uygulanması gerektiğini ifade ederek, sürecin hukuki çerçevede yürütülmesi çağrısında bulundu.
"Bilirkişi Raporu Ciddi Eksikliklere İşaret Etti"
Hasan Şimşek, mahkeme kararının oy birliğiyle alındığını belirterek, dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda proje tanıtım dosyasında önemli eksikliklerin tespit edildiğini söyledi.
Şimşek'e göre raporda özellikle oşinografi, deniz memelileri, arkeoloji ve yaban hayatı başlıklarında bilimsel değerlendirmelerin yetersiz olduğu ortaya konuldu. Mahkemenin de bu tespitleri dikkate alarak, projenin çevresel etkilerinin yeterince araştırılmadığı sonucuna ulaştığını ifade etti.
"Çevresel Etkiler Yeterince İncelenmedi"
Şimşek, mahkeme kararında dikkat çekilen eksiklikleri şöyle sıraladı:
- Göcek koylarının su değişim kapasitesi, akıntı sistemi, rüzgâr ve dalga hareketlerine ilişkin bilimsel çalışmaların yapılmaması,
- Yaklaşık 2 bin 100 teknenin oluşturacağı çevresel yükün ortaya konulmaması,
- Akdeniz fokları ve bölgede yaşayan yunuslarla ilgili yeterli araştırmanın bulunmaması,
- Sualtı kültür varlıkları ve kuş yaşamına yönelik incelemelerin yetersiz kalması.
Mahkemenin, bu eksiklikler giderilmeden verilen "ÇED gerekli değildir" kararının hukuka uygun olmadığına hükmettiğini aktardı.
"Göcek Bilim ve Halkın Katılımıyla Korunabilir"
Kararın en önemli yönünün hukuka aykırılıkların önüne geçilmesi olduğunu belirten Hasan Şimşek, Göcek gibi Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiş bir alanda gerçekleştirilecek her projenin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Şimşek, Göcek'in yalnızca bugünün değil gelecek kuşakların da ortak mirası olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Göcek'i, Göcek'te yaşayan insanları dinlemeden yönetemezsiniz. Yerel halkın, bilim insanlarının, meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının görüşü alınmadan hazırlanan hiçbir proje sağlıklı işlemez. Çünkü bu koyları en iyi tanıyanlar, onları her gün yaşayan insanlardır. Koruma ancak katılımcı bir anlayışla mümkündür. Bilimin rehberliğinde ve halkın desteğiyle yürütülen projeler kalıcı olur. Yerel toplumun iradesi ve bilimsel katkısı dışlanarak yürütülen hiçbir çevre projesinin uzun vadede başarılı ve sürdürülebilir olması mümkün değildir."




