DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 2027 yılı bütçesini “dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi” olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. Bütçede faiz giderlerine ayrılan ödeneğin artırıldığını belirten Şahin, hükümetin ekonomi politikalarının vatandaşın yaşam koşullarına yansımadığını savundu.
Yazılı açıklama yapan Şahin, 2027 yılı için enflasyon hedefinin yüzde 21 olarak belirlendiğini, buna karşılık faiz giderlerine ayrılan ödeneğin 2026 yıl sonu tahminine göre yüzde 41 artırıldığını ifade etti.
“Milletin gelirine enflasyon, faize gelince kesenin ağzı açılıyor”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a seslenen Şahin, bütçenin refah söylemiyle sunulmasına karşın vatandaşın ekonomik sıkıntılarının devam ettiğini belirterek şunları söyledi:
“Sayın Cevdet Yılmaz, 2027 yılı bütçesini 'dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi' olarak tanıtıyorsunuz. Refah bütçesi diyorsunuz da bu refahın adresini bir türlü söylemiyorsunuz. 2027 yılı için yüzde 21 enflasyon hedefliyorsunuz. 2026 yıl sonu tahminine göre faize ayırdığınız ödeneği ise yüzde 41 artırıyorsunuz. Milletin gelirine gelince enflasyon hesabı yapıyorsunuz, faize gelince kesenin ağzını açıyorsunuz. Bu ne yaman çelişki Sayın Yılmaz?”
Şahin, temel tüketim ürünleri ve barınma giderlerindeki artışa da dikkat çekerek, “Yani bugün milletin almakta zorlandığı ekmek, et, süt ve ödediği kira önümüzdeki yıl da artmaya devam edecek” dedi.
“3 trilyon 868 milyar lira açık, 3 trilyon 975 milyar lira faiz gideri”
2027 bütçesindeki açık ve faiz giderlerine ilişkin rakamları da eleştiren Şahin, bütçenin vatandaşın ekonomik ihtiyaçlarından uzak olduğunu savundu.
Şahin, şu ifadeleri kullandı:
“Üstelik önümüze koyduğunuz bütçede 3 trilyon 868 milyar lira açık, 3 trilyon 975 milyar lira faiz gideri var. Bütçenin başlığında refah, hesabında faiz, milletin sofrasında eksik var.”
Çiftçi, emekli ve çalışanların yaşadığı geçim sıkıntısına işaret eden Şahin, bütçenin refah hedefinin toplumun farklı kesimlerinin yaşamında karşılık bulmadığını ileri sürdü.
“Sizin refah dediğiniz, milletin hayatında neden hep yokluk olarak karşılık buluyor?”
Ekonomi yönetiminin refah söylemini eleştiren Şahin, şöyle devam etti:
“Çiftçinin üretim maliyetleri altında ezildiği, emeklinin maaşıyla geçinemediği, çalışanların ay sonunu getiremediği bir ülkede hangi refahtan söz ediyorsunuz? Sizin refah dediğiniz, milletin hayatında neden hep yokluk olarak karşılık buluyor?”
“Siz hedefleri değiştirdikçe millet hayatından eksiltiyor”
Ekonomi programlarında ve enflasyon hedeflerinde yapılan değişiklikleri de eleştiren Şahin, hedeflerin sürekli yenilenmesinin vatandaşın yaşadığı ekonomik sorunları ortadan kaldırmadığını söyledi.
Şahin, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bir yılda değişen enflasyon hedefleriyle, sürekli yeniden yazılan ekonomi programlarıyla, tutmayan hesaplarla milletin karşısına çıkıyorsunuz. Rakamları değiştirince gerçeklerin de değiştiğini sanıyorsunuz. Oysa vatandaşın pazarda ödediği fiyatı, kirasını, elektrik faturasını bir kalem oynatarak düşüremiyorsunuz.”
Ekonomik hedeflerle vatandaşın günlük yaşamı arasındaki farkı vurgulayan Şahin, “Siz hedefleri tutturamayınca rakamları değiştiriyorsunuz, millet ay sonunu tutturamayınca hayatından eksiltiyor” ifadelerini kullandı.
“Bütçenin adını değiştirmekle milletin kaderini değiştiremezsiniz”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a yönelik eleştirilerini sürdüren Şahin, bütçenin adından çok vatandaşın gelirine ve yaşam koşullarına etkisinin önemli olduğunu belirtti.
Şahin, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Sayın Yılmaz, bütçeye istediğiniz kadar güzel isim koyabilirsiniz. Milletin cebine girmeyen, sofrasına uğramayan, alın terinin karşılığında hissedilmeyen refah, kağıt üzerinde kalır. Siz refahı bütçenin başlığına yazmışsınız, millet ise o refahı yıllardır pazarda, mutfakta, maaşında arıyor. İktidarın görevi millete refahın tarifini yapmak değil, refahı yaşatmaktır. Bütçenin adını değiştirmekle milletin kaderini değiştiremezsiniz. Türkiye'nin ihtiyacı, bütçenin gerçeklerini örten süslü isimler değil, vatandaşın hayatında karşılığı olan bir ekonomi yönetimidir.”




