Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Sağlık Bilimleri Üniversitesi tarafından yayımlanan öğretim üyesi alım ilanına tepki gösterdi. Üniversitenin toplam 236 akademik kadrodan 230'unu profesörlük için ayırmasını eleştiren sendika, akademik kadro planlamasında liyakat ve bilimsel ölçütlerin esas alınması gerektiğini vurguladı.
Eğitim Sen tarafından yapılan yazılı açıklamada, 14 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ilanın, üniversitelerde akademik kadroların hangi anlayışla planlandığına ilişkin ciddi soru işaretleri yarattığı belirtildi.
236 akademik kadronun 230'u profesörlük için ayrıldı
Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin öğretim üyesi alım ilanındaki kadro dağılımına dikkat çeken Eğitim Sen, toplam 236 kadronun 230'unun profesör, 4'ünün doçent ve yalnızca 2'sinin doktor öğretim üyesi kadrosu olduğunu belirtti.
Sendika, kadroların neredeyse tamamının profesörlük düzeyinde belirlenmesinin, üniversitenin eğitim ve araştırma ihtiyaçlarının hangi bilimsel ölçütlerle saptandığı sorusunu gündeme getirdiğini ifade etti.
Açıklamada, “Akademik kadrolar kişilerin özgeçmişlerine göre değil, üniversitelerin bilimsel ihtiyaçlarına ve nesnel yeterlilik ölçütlerine göre belirlenmelidir” denildi.
“Üniversiteler kimsenin arka bahçesi değildir”
Üniversitelerdeki kadro sorununun yalnızca akademik personel alımıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Eğitim Sen, kadro planlamasının üniversitelerin yönetim anlayışıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Üniversitelerde kadro sorunu aynı zamanda üniversitelerin kimler tarafından, hangi anlayışla ve kimin çıkarları doğrultusunda yönetildiği sorunudur.
Üniversiteler kimsenin arka bahçesi, akademik kadrolar da kimsenin kişisel ayrıcalığı değildir.”
“Liyakat yerine kadrolaşmayı esas alan anlayışın karşısındayız”
Akademik kadroların dağılımında liyakat, eşitlik ve bilimsel yeterlilik ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini belirten Eğitim Sen, üniversitelerde ayrıcalığa dayalı uygulamalara karşı mücadele edeceklerini açıkladı.
Sendikanın açıklamasında, “Bilimsel yeterlilik yerine ayrıcalığı, akademik özgürlük yerine itaati, liyakat yerine kadrolaşmayı esas alan bir üniversite anlayışının karşısındayız” ifadeleri kullanıldı.
“Üniversitelerin bilimsel ve özerk yapısını savunacağız”
Eğitim Sen, akademik emeğin değersizleştirilmesine ve liyakat ilkesinin aşındırılmasına karşı mücadelesini sürdüreceğini belirterek açıklamasını şöyle tamamladı:
“Eğitim Sen olarak, üniversitelerin bilimsel niteliğini zedeleyen, akademik emeği değersizleştiren, liyakat ve eşitlik ilkelerini aşındıran uygulamalara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Üniversitelerin bilimsel, demokratik ve özerk yapısını savunmaya devam edeceğiz.”




