Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında düzenlenen yürüyüş, Kolej Meydanı'ndan başlayarak Sakarya Caddesi'nde son buldu. "Barışa açılan yolda mücadeleye devam" yazılı pankartın arkasında kenetlenen kitleye, sivil toplum örgütü temsilcileri ve DEM Partili siyasetçiler de destek verdi.

"Geleceğimizi Savaşı Ve Sömürüye Teslim Etmeyeceğiz"

Grup adına hazırlanan ortak metni Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'ndan (KESK) Tülay Yıldırım okudu. Küresel çapta tırmanan emperyalist müdahalelerin Doğu Avrupa'dan Asya Pasifik'e kadar dünyayı bir savaş cenderesine sürüklediğini belirten Yıldırım, derinleşen krizlerin halklara kan ve yoksulluk getirdiğini ifade etti.

Orta Doğu'nun talanın ve işgallerin merkez üssü haline getirildiğine dikkat çekilen açıklamada, Türkiye'nin içinden geçtiği dönemin kritik bir eşik olduğu hatırlatıldı. Çatışmaların durduğu bir sürecin hayati önem taşıdığı aktarılan metinde, barışın yalnızca silahların susmasından ibaret olmadığının altı çizildi. Kürt sorununun demokratik ve eşitlikçi bir zeminde anayasal güvenceye kavuşması gerektiği ifade edilerek, geleceğin savaşa ve sömürüye teslim edilmeyeceği kaydedildi.

"İktidar Olabilmek İçin Barışı Bozmak Bir Araç Değildir"

Eylemde söz alan DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, sürece dair değerlendirmelerde bulundu. Abdullah Öcalan'ın barış ve demokratik toplum çağrısının ardından tarihi bir sürece girildiğini belirten Hülakü, TBMM'de kabul edilen çerçeve yasa ile ilk adımın atıldığını ifade etti.

Hülakü konuşmasında, "Siyasette iktidar olabilmek için barışı bozmak bir araç değildir. Biz buna her zaman engel olacağız, 'barış ve kardeşlik' demeye devam edeceğiz" diyerek mücadelenin alanlarda süreceğini dile getirdi.

135 Alo Adalet Hattı Hizmete Girdi: Uzun Süren Davalar İçin Yeni Dönem
135 Alo Adalet Hattı Hizmete Girdi: Uzun Süren Davalar İçin Yeni Dönem
İçeriği Görüntüle

"Barış Süreci Kararlı Bir Biçimde İlerletilmelidir"

Kadın İnisiyatifi Platformu adına yapılan basın açıklamasında ise kalıcı ve toplumsal barışın şartlarına odaklanıldı. Çatışmalı dönemin ardından konuşulan barışın sadece silahların susmasıyla sınırlı kalamayacağı belirtildi.

Platform temsilcileri, gerçek bir barışın hakikatin özgürce konuşulduğu, adaletin sağlandığı ve halkların eşit biçimde yaşadığı yeni bir düzenle mümkün olacağını savundu. 1 Eylül vesilesiyle çağrılarını yineleyen kadınlar, başlayan barış sürecinin kararlı adımlarla ilerletilmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: ANKA