İnsanlığın evrendeki yalnızlığına ve yaşamın nasıl başladığına dair en büyük gizemlerden biri daha aralanıyor. Uluslararası bir gökbilimci heyeti, Dünya'dan on binlerce ışık yılı uzaklıktaki kozmik bir laboratuvarda, yaşamın temel yapı taşlarını doğrudan etkileyecek hayati bir bulguya ulaştı. Nature Astronomy dergisinde yayımlanan çığır açıcı araştırmaya göre, yıldızlararası uzayda ilk kez gerçek bir şeker molekülü keşfedildi.

"Erythrulose" adı verilen bu dört karbonlu özel şeker bileşiği, Samanyolu'nun kalbine yakın devasa bir moleküler bulutun içinde süzülürken yakalandı. İspanya'daki Astrobiyoloji Merkezi öncülüğünde yürütülen bu tarihi çalışmada, araştırmacılar yönlerini Samanyolu'nun merkezindeki "G+0.693-0.027" adlı moleküler buluta çevirdi. İspanya'da bulunan Yebes 40 metre ve IRAM 30 metre radyo teleskoplarıyla gerçekleştirilen hassas gözlemler, tam 26 bin 700 ışık yılı uzaklıktaki bu karanlık bulutta erythrulose molekülüne ait 17 farklı tayfsal izi net bir şekilde ortaya çıkardı.

"Yaşam Güneş Sistemi'nden Önce mi Başladı?"

Elde edilen bu kozmik bulgular, Dünya üzerindeki yaşamın ortaya çıkış hikayesini tamamen değiştirebilecek güçte bir ihtimali gözler önüne seriyor. Bilim insanlarına göre bu keşif, yaşamın filizlenmesinde kritik rol oynayan karmaşık organik moleküllerin daha Dünya bile var olmadan önce yıldızlararası ortamlarda kendiliğinden meydana gelmiş olabileceği fikrini destekliyor. Erythrulose molekülünün en büyüleyici özelliği ise suyla temas ettiği anda reaksiyona girerek RNA ve DNA'nın yapı taşlarını oluşturan diğer şeker türlerine dönüşebilme yeteneği olarak gösteriliyor.

"Kozmik Taşıyıcılar Genç Dünya'yı Bombaladı"

Uzay kimyagerleri, yaşam için hayati önem taşıyan bu organik bileşiklerin büyük kısmının henüz Güneş Sistemi şekillenmeden önce yıldızlararası soğuk gaz bulutlarında sentezlendiğini düşünüyor. Bu kozmik şekerlerin daha sonra kuyruklu yıldızlar, asteroidler ve meteoritler aracılığıyla genç Dünya'ya taşınmış olabileceği değerlendiriliyor. Yayınlanan makaledeki teorik hesaplamalara göre, erken Güneş Sistemi dönemindeki yoğun gök taşı bombardımanı sırasında Dünya'ya yaklaşık 500 milyon ile 50 milyar kilogram arasında değişen devasa miktarda erythrulose ulaşmış olabilir. Araştırmacılar bu rakamların kesin birer sonuç olmadığını belirtse de kimyasal başlangıç modelleriyle kusursuz bir uyum yakaladığını önemle vurguluyor.

"Kozmik Yapbozun Eksik Parçası Sonunda Tamamlandı"

Aslında bilim dünyası son yıllarda uzay boşluğunda yaşamın kimyasıyla bağlantılı üre, hidroksilamin ve etanolamin gibi çok sayıda organik bileşik keşfetmişti. Hatta riboz ve glikoz gibi şekerler daha önce Dünya'ya düşen meteoritlerde ve NASA'nın Bennu asteroidinden getirdiği el değmemiş örneklerde doğrudan tespit edilmişti. Ancak bugüne kadar yıldızlararası ortamın kendisinde yalnızca şeker öncülü ya da benzeri yapılar yakalanabilmiş, hiçbir saf şeker molekülünün izine rastlanamamıştı. Bilim insanları, bu son erythrulose keşfinin kozmik yapbozdaki o en kritik boşluğu nihayet doldurduğunu ifade ediyor.

Kaynak: ANKA