6 Şubat depremlerinin en büyük simgelerinden biri olan Hatay Antakya'daki Rönesans Rezidans enkazında kızı Tuğba Koşar ile torunları Mehmet Akif Koşar ve Mustafa Kemal Koşar’ı kaybeden Suna Öztürk, yıllardır sürdürdüğü hukuk mücadelesini Aksaray’a taşıdı. Aksaray 15 Temmuz Milli İrade Meydanı'nda elinde pankartla tek başına açıklama yapan acılı anne, depremin üzerinden dört yıl geçmesine rağmen cenazelere hâlâ ulaşılamadığını ifade etti.
Süreçte adaletin tecelli etmesini isteyen Öztürk, kayıplara ilişkin hukuki sürecin bir an önce başlatılmasını talep etti.
"Bir Diş, Bir Kemik Parçasına Muhtaç Durumdayız"
Geçen zamana rağmen iddianamelerin tamamlanmadığına dikkat çeken Öztürk, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi:
"Dört yıl geçmesine rağmen hâlâ cenazeleri bulunmadı. Dört yıldır iddianameler hazırlanmadı, hâkimimiz belli değil. Buradan Sayın Akın Gürlek'e seslenmek istiyorum. Sayın Adalet Bakanım, bizlere bir an önce el atın. Cenazelerimiz bulunmadı, bir mezarımız yok. Bir diş, bir kemik parçasına muhtaç durumdayız."
"Artık Mezar Değil, Adalet İstiyorum"
Geçmişte tek dileklerinin bir mezar taşının olması olduğunu ancak gelinen noktada tek beklentilerinin adalet olduğunu belirten Öztürk, mücadelesinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.
Taleplerini sıralayan Öztürk, "Başlarda bir mezar talebimiz vardı, artık o mezarı da istemiyorum. Adalet istiyorum. Yeter artık. Dört yıldır verdiğimiz mücadeleyi görün, sesimizi duyun. Bir an önce iddianamemiz hazırlansın, hâkimimiz belli olsun, davalarımızın başlamasını istiyoruz" dedi.
"Sürekli Savcı Değişti, Davalar İlerlemedi"
Depremin yıkıma yol açtığı 11 ilde çok sayıda kişinin kaybolduğunu hatırlatan Suna Öztürk, hukuki süreçte yaşanan tıkanıklığın en büyük nedeninin sürekli değişen savcılar olduğunu savundu.
Süreçlerin uzamasının ailelerdeki acıyı derinleştirdiğini ifade eden Öztürk, devlet büyüklerine çağrısını şu duygusal sözlerle tamamladı:
"Toprağın Altına Oyuncak Bebek Görmedik"
"Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Akın Gürlek: Lütfen, bizler de bu ülkenin evladıyız. Bizler toprağın altına bir oyuncak bebek gömmedik, hayvan leşi de gömmedik. Bizler insanlarımızı kaybettik, evlatlarımızı kaybettik. Artık bu acılı feryadımıza bir son verin. Bir an önce davalarımız başlasın."



