DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kars’ta yaptığı açıklamada, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne güvendiklerini vurgulayarak, sürecin yalnızca siyasi partilerin değil, seksen altı milyonun meselesi olduğunu söyledi.
“Bu süreç seksen altı milyonun meselesidir”
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, partisinin Kars İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair değerlendirmelerde bulundu. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun sürecin toplumsallaşması için önemli bir rol üstlendiğini belirten Koçyiğit, komisyonun birçok kesimi dinlediğini ve kararların büyük bölümünün nitelikli çoğunluk ya da tam mutabakatla alındığını ifade etti.
Koçyiğit, Kürt sorununun demokratik çözümünün yalnızca DEM Parti ile iktidar partileri arasında ele alınamayacağını vurgulayarak, “Bu mesele seksen altı milyonun meselesidir” dedi.
İmralı ziyareti ve bölgesel perspektif
Komisyonun önemli çalışmalarından birinin İmralı ziyareti olduğunu belirten Koçyiğit, yirmi dört Kasım iki bin yirmi beş tarihinde aralarında kendisinin de bulunduğu heyetin Abdullah Öcalan ile görüştüğünü hatırlattı. Bu görüşmede Öcalan’ın Kürt sorununun çözümünü yalnızca Türkiye ile sınırlı görmediğini aktaran Koçyiğit, sürecin Suriye ve Irak’ı da kapsayan geniş bir bölgesel perspektife sahip olduğunu söyledi.
Koçyiğit, demokratik çözümün Türkiye’de ilerlemesinin tüm bölgenin barışına ve istikrarına katkı sunacağını ifade etti.
Suriye vurgusu: Uluslararası güçler ve asgari istikrar
Suriye’de sekiz Aralık iki bin yirmi dört sonrası oluşan yeni tabloda uluslararası güçlerin belirleyici olduğuna dikkat çeken Koçyiğit, bu aktörlerin önceliğinin demokratik bir Suriye değil, asgari istikrar olduğunu söyledi. Uluslararası güçlerin enerji hatları ve yatırımlar üzerinden hareket ettiğini savunan Koçyiğit, bu yaklaşımın halkları ve inançları dışladığını dile getirdi.
Koçyiğit, Abdullah Öcalan’ın Suriye için yerel demokrasiyi, halkların ve inançların eşit temsilini esas alan bir yönetim modelini savunduğunu da aktardı.
“Otuz Ocak Anlaşması’nın mimarı Öcalan’dır”
Şeyh Maksud ve Eşrefiye saldırılarının ardından olası bir Kürt-Arap çatışmasının önüne geçmek için yoğun çaba harcandığını söyleyen Koçyiğit, Otuz Ocak Anlaşması’nın mimarının Abdullah Öcalan olduğunu ifade etti. Bu müdahalelerin hem Suriye’de olası bir çatışmayı hem de Türkiye’de barış sürecinin zarar görmesini engellediğini belirtti.
Koçyiğit, Rojava’nın artık bir vicdan meselesi olduğunu vurgulayarak, Kürt halkının ve dostlarının dayanışmasının belirleyici olduğunun altını çizdi.
“Bu süreç Kürt’ü yok sayma süreci değildir”
Süreç boyunca DEM Parti’nin hedef alındığını ve ırkçı söylemlerle yaftalandığını belirten Koçyiğit, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Kürt halkının eşit yurttaşlık hakkını yasal güvenceye kavuşturmayı amaçladığını söyledi.
Koçyiğit, “Bu süreç Kürt’ü yok sayma süreci değildir. Bu süreç, Kürt’ün diliyle, kimliğiyle ve kültürüyle var olma sürecidir” ifadelerini kullandı.
“Bu sürece inanıyor ve güveniyoruz”
Konuşmasının sonunda Koçyiğit, DEM Parti’nin ve partiye emek veren herkesin Abdullah Öcalan’ın yirmi yedi Şubat’ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci çağrısının arkasında olduğunu vurguladı. Koçyiğit, barışın yalnızca Kürtler için değil, Türkler ve tüm bölge halkları için tek çıkış yolu olduğunu belirterek, demokratik bir toplumsal yaşam için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.




