Eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Başakşehir'de esnaf ve pazar ziyareti gerçekleştirerek vatandaşın nabzını tuttu. Pazardaki fahiş fiyatlar karşısında ne yapacağını şaşıran bir vatandaşla Çelik arasında geçen diyalog, geçim sıkıntısının boyutunu acı bir şekilde özetledi.
Pazar tezgahlarını gezen Özgür Çelik, elindeki küçük poşetle alışveriş yapmaya çalışan bir emekliye "Nasılsın, iyi misin?" diye sordu. Vatandaşın "Bu ucuzluk olsa iyi oluruz" cevabıyla başlayan burkuk sohbet, cüzdanların nasıl boşaldığını kanıtlar nitelikteydi.
Poşetindeki iki adet patlıcanı gösteren vatandaşa Çelik, "Ne kadar aldın patlıcanı?" sorusunu yöneltti. "İki tane" diyerek iç çeken vatandaş, "Eskiden buna verdiğim parayla iki kilo, üç kilo patlıcan alırdım. Torbaları doldurup gidiyorduk değil mi?" diyerek eski günlere olan özlemini dile getirdi.
"İki Tane Patlıcan Bir De İki Tane Biber 30 Lira"
Vatandaşın elindeki azıcık sebzeyi göstererek "Aha bu 30 lira" demesi üzerine şaşkınlığını gizleyemeyen Çelik, "İki tane patlıcan bir de iki tane biber 30 lira" diyerek durumu özetledi. Emekli vatandaş ise eski alım gücünü hatırlatarak, "Eskiden bunları kiloyla alıyorduk, bir çuval alırdık. Bir ay yerdik bitmezdi" sözleriyle sitem etti.
Bu acı tablo karşısında net mesajlar veren Özgür Çelik, iktidara geldiklerinde yapacakları ilk hamleyi açıkladı. Çelik, "Emekliyi pazarda iki tane patlıcan, iki tane biber almaya zorunlu kılan bu anlayışı değiştireceğiz" ifadelerini kullandı.
"En Düşük Emekli Maaşı Asgari Ücret Seviyesinde Olacak"
Vatandaşa umut vermeye çalışan Çelik vaatlerini sıralayarak, "Biz iktidara geldiğimizde Türkiye'de en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesinde olacak. Asgari ücret de yaşanılır bir seviyede olacak" dedi. Vatandaş ise bu sözlere "İnşallah Allah yardımcımız olsun" diyerek mukabele etti.
Emeklilerin yıllarca bu ülkeye hizmet ettiğini, ürettiğini ve çalıştığını hatırlatan eski CHP İl Başkanı, herkesin emekliliğinde onurlu bir yaşamı hak ettiğinin altını çizdi. Vatandaşın son sözü ise ekonominin durumunu özetler gibiydi: "Zam verildi ama zam cebimize girmeden para bitti."




