Yeni adli yıl, Yargıtay İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda düzenlenen resmi törenle başladı. Devlet erkanı, siyasi parti temsilcileri ve yargı mensuplarının katıldığı törende konuşan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan; yargı bağımsızlığından ceza yargılamalarındaki hukuksuzluklara, avukatlara yönelik şiddetten toplumsal bütünleşmeye kadar gündeme dair hayati uyarılarda bulundu.

"Toplumsal Bütünleşme Hukuk Aracılığıyla Tesis Edilmeli"

Türkiye'nin çevresinde savaşların sürdüğü bir coğrafyada yeni adli yıla girdiğini ifade eden Sağkan, terörün ülke gündeminden çıkarılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanması açısından tarihi bir eşikten geçildiğini söyledi. Yaklaşık 40 yıldır devam eden sürecin demokrasi ve hukuk pratiğinde derin krizler yarattığını belirten Sağkan, meselenin yalnızca silahların susması değil, demokratik hukuk devletinin tam manasıyla inşası ve toplumsal bütünleşmenin hukuk aracılığıyla tesisi olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.

"İktidarın Hangi Sınırlar İçinde Tutulduğu Hukukun Üstünlüğüdür"

Hukukun üstünlüğünün en temel göstergesinin iktidarın sınırlandırılması ve bağımsız yargı kararlarına uyulması olduğunu dile getiren TBB Başkanı, "Hukukun üstünlüğü, devletin kendi koyduğu hukuka bağlı kalabilme iradesidir. Adalet, yargı kararının verilmesiyle değil, uygulanmasıyla varlık kazanır" dedi. Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasının kamu makamlarının takdirine bırakılamayacağını söyleyen Sağkan, bu kararların gereğinin yerine getirilmesinin anayasal bir yükümlülük olduğunun altını çizdi.

"Yargı Pratikleri Özgürlükleri Genişletmiyor, Baskılıyor"

Son dönemdeki tutuklama tedbirleri ve ceza yargılamalarını eleştiren Sağkan, ceza soruşturmalarındaki gizlilik ilkesinin bizzat kamu makamları tarafından ihlal edilmesinin lekelenmeme hakkını ve masumiyet karinesini ağır şekilde zedelediğini ifade etti. İfade özgürlüğüne de değinen Sağkan, "Ülkemizdeki ifade hürriyetini ilgilendiren yargı pratikleri özgürlük alanlarını genişleten değil, aksine daraltan ve baskılayan bir noktaya varmıştır. Koruma tedbirlerinin cezalandırmaya dönük uygulanması toplum üzerinde baskı ve kaygı yaratmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

"Siyasetin Dili İle Yargının Dili Birbirine Yaklaşıyor"

Siyasi ihtilafların mahkeme salonlarına taşınmasının adalete olan güveni sarstığını vurgulayan Sağkan, siyasetin dili ile yargının dilinin giderek birbirine yaklaştığını söyledi. Yargı kararlarının hukuki içeriğinden ziyade hangi siyasi sonucu doğuracağının konuşulmaya başlandığına dikkat çeken Sağkan, bu durumun kararların arkasında hukuki gerekçe yerine siyasi irade aranmasına yol açtığını kaydetti.

"Avukatlara Yönelik Şiddet Münferit Değil"

Manisa Turgutlu'da Okul Yakınında Saldırı: MEB Soruşturma Başlattı, Eğitime Ara Verildi
Manisa Turgutlu'da Okul Yakınında Saldırı: MEB Soruşturma Başlattı, Eğitime Ara Verildi
İçeriği Görüntüle

Yargılamaların uzun sürmesi sorununa ve avukatların yaşadığı mesleki sıkıntılara dikkat çeken TBB Başkanı; öldürülen meslektaşları Avukat Hatice Kocaefe ve Avukat Zekeriya Polat'ı anarak avukatlara yönelik şiddetin yaygınlaştığını belirtti. Avukatlık faaliyetlerinin suçlama konusu yapılmaması ve avukat bürolarında usule aykırı aramaların son bulması gerektiğini ifade eden Sağkan, genç avukatlar için prim muafiyeti ve CMK ücretlerinin artırılması taleplerini tazeledi. Konuşmasını Cicero'nun sözüne atıfla tamamlayan Sağkan, "Silahlar susuyorsa konuşma sırası da artık hukuka geçmelidir. Her alanda, herkes için ve eşit biçimde" dedi.

Kaynak: ANKA