Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2027 bütçesinde emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik düzenleme yapılacağını açıklamasının ardından, AK Parti Grubu'nda emekli maaşlarına yönelik "refah payı" ve "seyyanen zam" gibi alternatifler değerlendirilmeye başlandı.
Hükümetin emeklilere yönelik üzerinde çalıştığı "tamamlayıcı gelir" modelini değerlendiren Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, emekli aylıklarının mevcut yapısında ciddi bir tıkanma yaşandığını ifade etti.
"Emekli Aylıklarının Geldiği Noktada Bir Tıkanma Var"
Söz konusu hazırlıkların bu yılın başından itibaren yürütmede planlandığını aktaran Prof. Dr. Yılmaz, "Uzmanlar çeşitli raporları hazırlayıp veriyorlar. Emekli aylıklarının yüzde 60'ı asgari ücretin altında yığılmış durumda. En düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira civarında. Bu da günün koşullarında çok yetersiz" diye konuştu.
Asıl yapısal sorunun en düşük emekli aylığının bir sosyal destek niteliğinde verilmesiyle ortaya çıktığını vurgulayan Yılmaz, her emeklinin geçim maliyetinin aynı olmadığını belirtti.
"Hanenin Yoksulluk Ya Da İhtiyaç Seviyesine Bakmak Gerekiyor"
En düşük emekli aylığındaki artış maliyetinin bütçeden karşılandığını belirten Yılmaz, "Evi olan var, evi kirada olan var, ilave gelirleri olanlar var, bakmakla yükümlü oldukları olan var. Bu bir aylık değil de sosyal destek niteliğinde bir ödeme olduğu için hanenin yoksulluk ya da ihtiyaç seviyesine bakmak gerekiyor. Bu çalışmalar bu minvalde yürüyor aslında" dedi.
"Daha Yoksul Olanlara Daha Fazla Ödeme"
Tamamlayıcı gelir modelinin detaylarını paylaşan Prof. Dr. Yılmaz, emekli aylığının belirli bir yaşam maliyetinin altında kalması durumunda hanelere göre farklılaştırılmış ödeme yapılabileceğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"Bugün 1 milyona yakın, 800-900 bine yakın emekli derin yoksul. TÜİK'in rakamlarına göre 2,2 milyon yaşlı yoksulu var, 65 yaş üzeri TÜİK'e göre bu rakam 3,5 milyona çıkıyor. Buradaki temel espri, emekliler arasında mevcut gelir ve geçimlik maliyet farklılaşmasını dikkate alan bir sistem. Daha yoksul olanlara, daha ihtiyacı olanlara biraz daha fazla ödeme şeklinde bir şey olacak."
"Emeklilerin Alacağı Ortalama Artış Yüzde 10-11 Arasında"
Ocak ayında emeklilerin alacağı olası zam oranına değinen Yılmaz, ekim, kasım ve aralık ayı enflasyon beklentilerine dayanarak tahmini zam oranını açıkladı:
"Ekim, kasım ve aralık ayı enflasyonları beklendiği gibi gelirse, biraz yüksek gelecek. Ama ona rağmen emeklinin ocak ayında alacağı ortalama artış yüzde 10-11 arası. Ben yüzde 10,5 tahmin ettim. Çalışanların alacağı zam da yüzde 8,5."
"Mevcut Koşullarda Bu Artışlar Yeterli Olmayacaktır"
Yapılacak oransal zamların hane geçimini sağlamakta yetersiz kalacağını savunan Yılmaz, "Bu yüzde 8,5 ve yüzde 10'luk artışlarla insanların hanelerini geçindirmeleri mümkün değil. Mevcut koşullarda bu artışlar yeterli olur mu diyorsanız, şüphesiz ki yeterli olmayacaktır" ifadelerini kullandı.
"Kira, Ek Gelir ve Yaşanılan Bölge Dikkate Alınmalı"
Emekliler için tek tip zam yerine ihtiyaca göre destek verilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, "Emeklilerin evleri kira mı, başka gelirleri var mı, bakmakla yükümlü oldukları, tek başına yaşayıp yaşamadıkları, yaşadıkları bölge, oradaki satın alma gücü... Bunları dikkate alan bir tamamlayıcı ödenek formülü yapılmalı" değerlendirmesinde bulundu.
"Çalışan Yoksullara da Sosyal Destek Verilmeli"
Düşük gelirli ve asgari ücretli çalışanların da unutulmaması gerektiğini hatırlatan Yılmaz, "Yoksul, asgari ücret seviyesinde gelir elde edip evi kira olan ailelere veya tek başına yaşayan kadınlara Batı'da olduğu gibi negatif gelir vergisi uygulamasıyla istihdam üzerinden sosyal destek verilmeli" diyerek önerisini tamamladı.





