Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada, seçim takvimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, “2027 yılı içinde yapılacak her türlü seçimin tarihine biz oylamada destek veririz. Ama 2028 yılına kalmasından yana değiliz” dedi.
Ekonomi, emekli aylıkları, kademeli emeklilik, gençlerin istihdam sorunları ve basın özgürlüğüne de değinen Kılıç, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“ARTIK İKTİDARI DURDURABİLENE AŞK OLSUN”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emeklilere ilişkin açıklamalarının erken seçim sinyali olup olmadığı ve Nisan 2028’de yapılacak bir seçimi destekleyip desteklemeyecekleri sorulan Kılıç, şunları söyledi:
“2028 Nisan ya da Mayıs ayında yapılacağı ortada. CHP’nin Genel Başkanı da bu sürece destek verdi aslında. Normalde muhalefette seçimler en az 6 ay öne alınırsa erken seçim yapmanın anayasal gereği yerine getirilmiş olur şeklinde bir genel kanaat vardı. Ancak CHP’nin Genel Başkanı da ‘Bir gün önce bile yapılsa seçim erken seçimdir’ dedikten sonra artık iktidarı durdurabilene aşk olsun.”
Kılıç, seçim tarihine ilişkin olası bir anayasa aykırılığı tartışmasında Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Seçim Kurulu’nun muhalefetin istediği yönde karar vermeyeceğini savundu. Kurumların seçim süreci konusunda büyük ölçüde iktidarın istediği istikamette karar alacağını öne süren Kılıç, bu nedenle iktidarın istediği tarihte seçime gidileceğini öngördüğünü belirtti.
“2027 YILINDA YAPILACAK HER TÜRLÜ SEÇİME DESTEK VERİRİZ”
Erken seçim kararı için Meclis’te 360 milletvekilinin desteğinin sağlanması gerektiğini belirten Kılıç, AK Parti ve MHP’nin tek başına bu sayıya ulaşamadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığına zemin hazırlamak amacıyla Meclis’te müttefik partiler aranacağını ifade eden Kılıç, iktidarın bu konuda zorluk çekmeyeceği görüşünü dile getirdi.
Partisinin seçim takvimine ilişkin tutumunu açıklayan Kılıç, şöyle konuştu:
“2027 yılı içinde yapılacak her türlü seçimin tarihine biz oylamada destek veririz. Ama 2028 yılına kalmasından yana değiliz. Niye değiliz? 2028 yılında yapılacak seçim erken seçim değil. Ondan dolayı değiliz. Ama bir muhalefet partisiyiz. Seçime hazırız. Erken seçim yapılmasını istiyoruz. Türkiye’nin bugünkü sosyoekonomik koşullarla yoluna daha fazla devam etmesinin mümkün olmadığını görüyoruz.”
EMEKLİ AYLIKLARI VE KADEMELİ EMEKLİLİK ÇAĞRISI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emekli maaşlarına ilişkin açıklamasını önemsediklerini belirten Kılıç, en düşük emekli aylığının 23 bin 500 lira olduğunu söyledi. Bir emekli çiftin bu tutarla geçinmesinin, kira ve faturalarını karşılamasının mümkün olmadığını ifade etti.
Söz konusu aylığın açlık sınırının yarısının bile altında kaldığını savunan Kılıç, emekli maaşlarının düzeltilmesi gerektiğini vurguladı. Seçime giderken emekli aylıkları ile asgari ücretin artırılacağını ve kademeli emeklilik beklentilerine yanıt verileceğini daha önce de dile getirdiklerini söyledi.
Kılıç, “Biz hükümetten önümüzdeki günlerde kademeli emeklilik beklentisine de olumlu cevap vermesini bekliyoruz. Kademeli emeklilik düzenlemesinin de TBMM’ye gelmesini bekliyoruz. Yeniden Refah Partisi olarak da bu süreci destekledik, destekliyoruz. Bu sürece bir seçim yatırımı olarak bakmıyoruz” dedi.
KEPEZ’DEKİ İŞÇİ ÖLÜMLERİNE TEPKİ
Toplantıdaki konuşmasına Antalya’nın Kepez ilçesinde meydana gelen hortumda hayatını kaybeden işçilere rahmet, yaralanan işçiye şifa dileyerek başlayan Kılıç, işçilerin barınma koşullarını eleştirdi.
Meteorolojinin günler öncesinden uyarı yaptığını belirten Kılıç, çevredeki kalıcı yapılarda hasar oluşmadığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“İşçilerin mukavvadan farksız derme çatma konteynerlerde barındırılması bir iş kazası değildir, meteorolojik bir olay da değildir. Ülkemizde insan hayatının ucuzluğunun göstergesidir maalesef.”
“BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI KALDIR, GİRİŞ YASAĞIMIZ KALSIN”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın da aralarında bulunduğu 31 kişiye Azerbaycan tarafından ülkeye giriş yasağı getirildiğini hatırlatan Kılıç, kararın başörtülü kız öğrencilerin eğitim hakkına ilişkin itirazlarından kaynaklandığını savundu.
TBMM’de temsil edilen bir partinin genel başkanı ve İstanbul Milletvekili olan Erbakan’a uygulanan yasağı eleştiren Kılıç, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e şöyle seslendi:
“Başörtüsü yasağını kaldır, bizim Azerbaycan’a giriş yasağımız kalsın. Bir çağrımız da Sayın Numan Kurtulmuş’a; bu yasak karşısında TBMM sessiz kalmamalı, hiç değilse ortak bir bildiri yayımlamalıdır.”
“YÜZYILIN SLOGAN MİMARINDAN YÜZYILIN VURGUNU”
Fon dolandırıcılığı soruşturmasına da değinen Kılıç, “SPK Başkanı, SPK’nın eski başkanı derken, Türkiye Yüzyılı’nın mimarı Ertan Aydın’ın da tutuklandığını” söyledi. Süreci “Yüzyılın slogan mimarından yüzyılın vurgunu” ve “çevrimiçi bir soygun olayı” ifadeleriyle nitelendirdi.
“Dışarıdan kimse yok. Hepsi tanıdık, hepsi kanka. Millet züğürt, bunlar zengin” diyen Kılıç, söz konusu olaylar yaşanmasa asgari ücretin 45 bin, en düşük emekli aylığının ise en az 40 bin lira olabileceğini savundu. Milyonlarca insanın temel gıda ürünlerine muhtaç bırakıldığını ifade etti.
Bu olayların temelinde tamahkârlık, sahtekârlık ve doymak bilmeyen bir kazanç arzusunun bulunduğunu söyleyen Kılıç, daha derindeki sorunun ise denetimsizlik olduğunu ileri sürdü.
“ÖNLEYİCİ VE ETKİN DENETİM MEKANİZMALARINI KURACAĞIZ”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiren Kılıç, Meclis soruşturması ve gensoru gibi denetim mekanizmalarının kaldırıldığını, soru önergelerinin ise etkisiz kaldığını savundu. Bakanların soru önergelerini ciddiye almadığını öne sürdü.
Denetimsizliğin sorumsuzluğa, sorumsuzluğun da fon yolsuzluğuna yol açtığını belirten Kılıç, “Trilyonlar buhar oldu. Yeniden Refah iktidarında hırsız kovalamayacağız. Önleyici ve etkin denetim mekanizmalarını kuracağız” dedi.
Kılıç, “Balık baştan kokuyor. Hırsız, gözünü karartmadan önce kimlerin göz yumacağına bakıyor” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü. Yoksulluğun nedenini kaynakların kullanımına ve zenginlerin doymayan kazanç arzusuna bağlayarak, “Fakir sizin yüzünüzden fakir” ifadesini kullandı.
“İFLASLAR ARTIYOR, KEPENKLER KAPANIYOR”
Ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmesinde Kılıç, geçmişte çocuğuna kıyafet alamayan babalar hakkında çıkan intihar haberlerini ve yakın zamanda yaşamını yitiren emekli bir polis memurunu gündeme getirdi.
TOKİ’ye 1190 daire inşa eden bir müteahhidin de intihar ettiğini belirten Kılıç, yakınlarına sabır ve metanet diledi. Müteahhidin hakedişlerini alamadığını, ödeme dengesinin bozulduğunu, çek ve senetlerini ödeyemediğini ileri sürerek yaşanan ekonomik sorunlara dikkat çekti.
“İflaslar artıyor, kepenkler kapanıyor, adamını bulamayan parasını alamıyor” diyen Kılıç, hükümete “Yazık günah değil mi? Bu gidiş nereye?” sözleriyle tepki gösterdi.
“GENÇLERİMİZ BÜYÜK BİR GELECEK KAYGISI YAŞIYOR”
Geçen pazar gerçekleştirilen Ortaöğretim KPSS ile bu yılki sınav maratonunun tamamlandığını belirten Kılıç, üniversitelerde doluluk oranının yüzde 98,8 olarak açıklanmasına rağmen asıl sorunun mezuniyet sonrasındaki istihdam aşamasında başladığını söyledi.
Kontenjanlar dolarken yeterli istihdam alanı oluşturulmadığını belirten Kılıç, lisans öğrencilerinin kendi alanlarından atanabilmek için 90 bandında yüksek puanlara ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Kadro sayılarının yetersizliğinin gençlerde gelecek kaygısını artırdığını dile getirdi.
Kılıç, “Sırf güvenceli bir iş sahibi olabilmek ve kamuda yer alabilmek için henüz üniversite sıralarındayken dönüp lise düzeyindeki ortaöğretim KPSS’ye giriyorlar” dedi.
“TELEVİZYON, GAZETE SAYISI ÇOK AMA İKTİDARIN KONTROLÜNDE”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’deki medya çeşitliliğine ve televizyon kanalı sayısına ilişkin sözleri sorulan Kılıç, basın toplantısında Anadolu Ajansı, TRT ve TRT Haber’in bulunmadığını söyledi. İktidara yakın yayın yapan televizyon kanallarının da neredeyse hiçbirinin toplantıya katılmadığını belirtti.
ANKA’nın ve diğer ajansların toplantıyı takip ettiğini ifade eden Kılıç, buradan alınan haberlerin söz konusu televizyonların akşam bültenlerinde büyük olasılıkla yayımlanmayacağını savundu.
“Türkiye’de televizyon sayısı çok fazla, gazete sayısı çok fazla ama maalesef büyük ölçüde iktidarın kontrolünde bu yayın kuruluşları” diyen Kılıç, vergilerle finanse edilen kamu yayıncılarının, TBMM’de temsil edilen Yeniden Refah Partisi’nin basın toplantısında bulunmamasını basın özgürlüğü açısından önemli bir gösterge olarak değerlendirdi.
“HABER ALMA VE YAYMA HAKKI DA KORUNMALI”
Basın özgürlüğünün yalnızca yayın kuruluşlarının varlığıyla ölçülemeyeceğini söyleyen Kılıç, haber alma ve yayma hakkının da korunması gerektiğini vurguladı.
“Gazetecilik dışı faaliyetlerinden dolayı tutuklu bulunanları ayrı tutarak söylüyorum. Türkiye’de de sırf gazetecilik faaliyetleri nedeniyle çok sayıda gazeteci gözaltında ya da tutuklu. Bunları görmezlikten gelemeyiz” ifadelerini kullandı.
Kılıç, bu durumun Türkiye’nin özgürlükler, basın özgürlüğü ve hukuk devleti alanındaki görünümünü olumsuz etkilediğini savundu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınan dosyaların da bu görünümün bir parçası olduğunu söyledi.
“YAŞASIN MİLLETİMİZ, YAŞASIN CUMHURİYETİMİZ”
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı da kutlayan Kılıç, Türkiye Cumhuriyeti’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla şu mesajı verdi:
“Cumhuriyet Nizam’dır. Cumhuriyet Selamet’tir. Cumhuriyet Fazilet’tir, Cumhuriyet Saadet’tir, Cumhuriyet Refah’tır. Cumhuriyet millettir, devlettir, adalettir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Yaşasın milletimiz, yaşasın devletimiz, yaşasın cumhuriyetimiz.”




