İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde düzenlenen "Gençlik Perspektifinden Türkiye" panelinde gençlerle bir araya geldi. Kendi öğrencilik yıllarındaki devlet imkânları ile bugünkü "gelecek kaygısı" arasındaki uçurumu anlatan Dervişoğlu, mülakat sisteminden "tek adam" rejimine kadar pek çok konuda sert açıklamalarda bulundu.
"İktidara Geldiğimiz Gün İstanbul Sözleşmesi'ne Döneceğiz"
Kadın ve çocuk haklarının güvenliği konusunda en somut adımın İstanbul Sözleşmesi olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, bir baba olarak yaşadığı duygusal yükü şu sözlerle paylaştı:
"Bir tane kız evladım var ve ben ona teslim aldığım gibi bir dünya bırakamıyorum. Ona bir gelecek inşa edemiyorum. Bunun mahcubiyeti bana yetiyor. İktidara geldiğimiz gün, yapılacak en önemli icraatlardan biri İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönmek olacaktır."
"Bahçeli’yi Muhatap Almaya Değer Bulmuyorum"
Sosyal medyada yeniden gündem olan "el öpme" fotoğrafına da açıklık getiren Dervişoğlu, nezaketi ile siyasi duruşunu birbirinden ayırdı. Bahçeli'nin üniversiteden hocası olduğunu ve 1978'den beri tanıştıklarını hatırlatan Dervişoğlu, şöyle devam etti:
"Aile terbiyem gereği saygıda kusur etmem ama devletin bekasına zarar verecek söylemler olduğunda tavrım sertleşir. Artık birçok konuda Devlet Bahçeli'yi muhatap almaya bile değer bulmuyorum."
"Tek Adam Rejimi 'Tek Adamcıklar' Yarattı"
Eski Tunceli Valisi'nin tutuklanmasıyla ilgili "sistem" eleştirisi yapan İYİ Parti lideri, sorunun kişilerden ziyade rejimde olduğunu savundu. "Tek adam nereye birini atarsa, o kişi de kendini tek adam gibi hissediyor" diyen Dervişoğlu, Gülistan Doku hadisesindeki iddiaların devletin valisi tarafından gerçekleştirilmesinin "tarihe şerh edilmiş bir utanç vesikası" olduğunu ifade etti.
"Basın Mensupları Erdoğan ve Bahçeli'ye Soru Soramıyor"
Türkiye’deki basın özgürlüğü ve liderlerin "dokunulmazlık" zırhını eleştiren Dervişoğlu, "Siz bana her şeyi sorabiliyorsunuz ama Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli’ye basın mensupları bile bir şey soramıyor. Ben, 'bunlara bir şey söylenemez' denen kim varsa sizin adınıza söylenmesi gereken her şeyi söylüyorum" dedi.





