CHP Grup Başkanı Özgür Özel başkanlığında TBMM’de gerçekleştirilen ve yaklaşık 3 saat süren MYK toplantısının ardından İstanbul Milletvekili Zeynel Emre kameraların karşısına geçti. Gündeme bomba gibi düşen "mutlak butlan" kararı ve parti içindeki gelişmelere dair sert açıklamalarda bulunan Emre, AK Parti’nin yargı kollarıyla CHP’ye yönelik büyük bir kumpas girişimi içinde olduğunu iddia etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz" açıklamasını eleştiren Emre, "Aslında tam merkezinde olduğu bir işi inkar etmek durumunda kalmıştır" dedi. Bu hafta sonu belde statüsü kazanan 6 noktada seçim yapılacağını da hatırlatan Emre, Genel Başkanın Trabzon, Gümüşhane, Tokat, Amasya ve Nevşehir Ürgüp'te seçim çalışmalarına katılacağını belirtti.
"Hedefimiz Bin İmzayı Aşmak"
Mahkeme kararının ardından olağanüstü kurultay için delegelerden hızla imza topladıklarını belirten Zeynel Emre, güncel sayıları paylaştı. İstanbul il örgütünün görevden uzaklaştırılması sebebiyle delege sayısının bin 134'e düştüğünü ifade eden Emre, imza sürecine dair şu bilgileri verdi:
"Biz ilk gün 600'ün üzerinde bir kurultay delegesine ulaşmıştık. İkinci günün sonunda bu 850'nin üzerine çıktı. Hedefimiz bin sayısını aşan bir rakamda olağanüstü kurultay için imzaları toplamak. Biz imza toplamaya başladıktan ilk 8 saat sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklama yapıyor. Niye? Göz korkutmak için, parti demokratik süreci işletmesin diye."
"Hiçbir Mahkeme Kararı Delege İradesini Ortadan Kaldıramaz"
Kamuoyunda "tedbir kararı varken kurultay yapılamaz" iddialarına pratik YSK uygulamaları ve hukuk zemininde yanıt veren Emre, geçmişte İstanbul'da benzer tedbir kararları varken seçimlerin yapıldığını hatırlattı. Emre, "Hiçbir zaman, hiçbir mahkeme kararı delege iradesini ortadan kaldırmaz, tüzüğü ortadan kaldırmaz. Bunun tersini savunanlar bize tek bir hukuki kaynak gösteremiyor" ifadelerini kullandı.
"Şu Anki MYK Görevini Kanunsuz Yürütmektedir"
Mahkemenin verdiği kararla mevcut genel başkan, MYK, PM ve YDK'yı uzaklaştırıp, geçici olarak Temmuz 2023 dönemindeki kurulları göreve getirdiğini söyleyen Emre, burada bir siyasi mühendislik olduğunu iddia etti:
"Mahkeme iade yazarken Genel Başkan yazmış, PM yazmış, YDK yazmış ama MYK yazamamış. Çünkü o MYK, çoğunlukla butlan işinin karşısında diye. Yeni bir MYK görevlendirilmesi tüzüğümüze göre ancak PM'nin onayıyla olur. Bizim halihazırdaki PM'miz ve kararlarımız hakkında mahkemece verilmiş bir iptal kararı yoktur. Dolayısıyla şu anki MYK'nın görev yapması kanunsuzdur."
"Baba Ocağımızı Kapatma Planı Yapıyorlar"
Siyasi Partiler Kanunu’na göre partilerin en geç 3 yılda bir büyük kongrelerini yapmak zorunda olduğuna dikkat çeken Emre, CHP’nin karşı karşıya olduğu en büyük yasal tehlikeyi şu sözlerle ifşa etti:
"Mahkemece verilen iptal kararı sonrasında 4-5 Kasım 2023 tarihine dönüldüğü için bizim en son geçerli kurultayımız Temmuz 2020 gösteriliyor. Siyasi Partiler Kanunu'na göre iki kez üst üste bu dönem kaçırılmış ve 6 yıllık kesin süre geçmiş ise o siyasi partinin seçime girmesi engellenir, malları hazineye irat kaydedilir. CHP'nin 2026 Temmuz ayının 25'ine kadar kurultay yapması varlık ve yokluk meselesidir. Partimizin tamamen mahvına sebebiyet olacak bu risk, alınabilecek bir risk değildir."
Tüm siyasi partilere ve genel başkanlara seslenen Emre, bu durumun Türkiye'deki anayasal düzeni ve seçim sistemini altüst eden bir uygulama olduğunu, herkesin ses yükseltmesi gerektiğini ifade etti.
"Milyarlık Kumpas Parasıyla Çiftçinin Borcu Silinirdi"
Partide uzun yıllardır emek veren 40'a yakın personelin bir TGRT çalışanı tarafından haksızca işten çıkarılmasına da tepki gösteren Emre, "mutlak butlan" operasyonunun mali faturasına da değindi:
"Bize kurulan butlan kumpasında harcanan parayla bu ülkedeki çiftçilerin borçları silinirdi; tam 14 milyar lira! Bu parayla en düşük emekli maaşı 30 bin 700 liraya, asgari ücret ise 32 bin 700 liraya çıkartılabilirdi. Emekliye, çiftçiye, asgari ücretliye para yok ama CHP'ye yönelik mutlak butlan kumpası için 14 milyarlık para var."
Hukuksuzluklara karşı teslim olmayacaklarını söyleyen Emre, "Yolumuz Mustafa Kemal Atatürk'ün yoludur. Asla yolumuzdan dönmeyeceğiz" dedi.
Meclis Başkanlığı ve "Çağrı Heyeti" Açıklaması
Kemal Kılıçdaroğlu'nun salı günü grup toplantısında konuşacağı iddiaları ve Meclis Başkanlığı'na yazılan yazıya değinen Emre, Meclis Başkanlığı'nın mevzuata uygun olarak iç yönetmeliğe işaret ettiğini ve seçilmiş, yetkili grubun (Özgür Özel ve yönetimi) arkasında durduğunu belirtti.
Kurultay için gerekirse Sulh Hukuk Mahkemesi üzerinden bir "Çağrı Heyeti" atanabileceğini kaydeden Emre, bu heyetin partiyi yönetmek için değil, sadece kurultay sürecini yasal olarak yürütmek için görevlendirilebileceğini teknik bir detay olarak paylaştı.
"Muhalif Milletvekilleri de Kurultay Konusunda Bizimle Hemfikir"
Geçtiğimiz günlerde genel merkez yönetimine muhalif olan ancak kurultay için imza veren Ali Öztunç, Gürsel Erol ve Engin Altay'ın Genel Merkez ziyaretlerini değerlendiren Emre, "Her ne kadar çeşitli konularda yönetime muhalif de olsalar, kurultayın acil olduğu ve kurultay yapmadan partinin ilerleyemeyeceği noktasında bizlerle hemfikirler. Parti kültürümüz bunu gerektirir; söz konusu partinin varlık-yokluk meselesi olduğunda herkes kenetlenir" diyerek sözlerini noktaladı.




