DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM'de Yeni Yol'un grup toplantısında Türkiye ve dünya gündemine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çiftçinin, emeklinin ve asgari ücretlinin ekonomik sıkıntılar altında ezildiğini vurgulayan Babacan, temiz siyaset ve hukuki güvenlik vurgusu yaptı.
"Kurban Bayramı'nda Vatandaşın Boynu Bükük Kaldı"
Geçtiğimiz Kurban Bayramı'nda ekonomik krizin sofralara yansıdığını belirten Ali Babacan, vatandaşın bayramı ince hesaplar yaparak geçirdiğini ifade etti. Hayvancılık sektörünün can çekiştiğini ve Türkiye'nin her yıl ithalata daha bağımlı hale geldiğini söyledi.
Açıklanan yeni buğday ve arpa taban fiyatlarına da tepki gösteren Babacan, tarımsal girdilerdeki devasa artışa rağmen çiftçiye çok düşük zamlar layık görüldüğünü aktardı.
"Pek çok çiftçimiz yüzde 70'e varan maliyet artışlarından şikayetçi ancak verilen artış buğdayda yüzde 22, arpada yüzde 16. Özetle dünkü taban fiyatı ilanı aslında çiftçimizi enflasyona ezdirmenin ilanıdır."
"1 Temmuz'da Asgari Ücrete Ara Zam Şarttır"
Enflasyon verileri ve açlık sınırı üzerinden hükümete yüklenen DEVA Partisi lideri, Türk-İş verilerine göre açlık sınırının 35 bin 174 liraya yükseldiğini hatırlattı. Asgari ücretin ise Ocak ayından beri yerinde saydığına dikkat çekti.
"Merkez Bankası yıl sonu enflasyon beklentisini yaklaşık 10 puan yükseltti ama asgari ücret çakıldı kaldı. Bu ilk altı ayda oluşan yüzde 20 enflasyon asgari ücretlinin suçu değildir. Bunun sebebi ülkeyi yönetenlerdir. Asgari ücrete 1 Temmuz'da ara zammı vermemek hak gasbıdır."
"Yargı Siyaseti Dizayn Etmenin Aracı Haline Getirilemez"
CHP'de yaşanan hukuki gelişmelere ve "mutlak butlan" kararına da değinen Babacan, yargı bağımsızlığı üzerinden iktidara ve muhalefete önemli mesajlar verdi. Hukukta öngörülebilirlik olmadığında tüm ülkenin zarar göreceğini belirtti.
"Ana muhalefet partisi ile ilgili son iki haftadır yaşananları hep beraber takip ediyoruz. Yargı siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez. Türkiye'nin ihtiyacı hukuki güvenliktir, demokratik rekabettir, sandık iradesine sahip çıkmaktır."
"Türkiye'nin Asıl İhtiyacı Temiz Siyasettir"
Yargı süreçlerinin bir baskı aracı olarak kullanıldığı bu dönemde, siyasi partilerin kendi iç denetim mekanizmalarını kurması gerektiğini ifade eden Babacan, etik ilkelere vurgu yaptı.
"Madem şu anda Türkiye'de yargı baskı altında, o halde siyasi partiler kendi mensuplarıyla ilgili iddiaları sonuna kadar kendileri incelemeli ve bu kapasiteyi oluşturmalıdır. Varsa yanlışı olan, mutlaka en ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalmalıdır. Başka türlü Türkiye'de temiz siyasetten bahsetmek mümkün olmaz."




