Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu, Ankara'da KHK ile ihraç edilen kamu çalışanlarının haklı taleplerini duyurmak amacıyla gerçekleştirmek istediği fakat polisin sert müdahalesiyle karşılaşan 'Adalet Nöbeti' eylemine ilişkin kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen protesto eyleminde tansiyon yükselirken, kamu emekçileri anayasal hakların kullanımının engellenmesine sert tepki gösterdi.

Basın açıklamasında kalabalığa seslenen BES İzmir Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü Deniz Çetin, başkentte yaşanan müdahalenin demokratik haklara ağır bir darbe vurduğunu savundu. Çetin, KHK uygulamalarının tamamen ortadan kaldırılması ve haksız yere ihraç edilen tüm kamu emekçilerinin görevlerine kayıtsız şartsız iade edilmesi gerektiğini vurguladı.

Güzelbahçe Belediyesi Soruşturmasında Sıcak Gelişme! Serbest Bırakıldılar!
Güzelbahçe Belediyesi Soruşturmasında Sıcak Gelişme! Serbest Bırakıldılar!
İçeriği Görüntüle

"KHK Rejimi Bir Hukuk Katliamıdır"

Türkiye'de Olağanüstü Hal (OHAL) sürecinin kağıt üzerinde bittiğinin iddia edilmesine rağmen fiili olarak tüm şiddetiyle devam ettiğini belirten Çetin, bu durumun Ankara sokaklarında bir kez daha tescillendiğini ifade etti. Son 10 yıllık süreçte anayasa ve uluslararası hukukun fiilen askıya alındığını iddia eden KESK Sözcüsü, seçme ve seçilme hakkının yok sayıldığını, parti eş genel başkanlarından milletvekillerine, belediye başkanlarından komedyenlere kadar binlerce muhalifin tutuklandığını ve belediyelere kayyumlar atandığını hatırlatarak son süreçte CHP'ye yönelik operasyonların da bu zincirin bir parçası olduğunu dile getirdi.

KESK'li ihraçların bu mevcut rejimin kurumsallaştırılması adına en önemli araçlardan biri olarak tasarlandığını söyleyen Deniz Çetin, aradan geçen uzun yıllara rağmen binlerce KESK üyesinin neyle suçlandığını dahi bilmediğini vurguladı. Yargı süreçlerinin bilinçli olarak uzatıldığını ve ihraç edilen emekçilerin gasp edilen haklarının iade edilmediğini belirten Çetin, bu devasa hukuksuzluğa dikkat çekmek amacıyla Ankara'da yapılmak istenen eylemin polisin orantısız gücüyle engellenmeye çalışıldığını aktardı.

Aralarında KESK ve bağlı sendikaların Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de bulunduğu yaklaşık 20 mücadele arkadaşının darp edilerek gözaltına alındığını ve gecenin geç saatlerinde serbest bırakıldığını ifade eden Çetin, yaşanan süreci net bir dille "hukuk katliamı" olarak nitelendirdi.

"Hak Arama Mücadelesi Gözaltılarla, Copla Susturulamaz"

KHK ile yapılan ihraçların ülkenin hukuk tarihine şimdiden kara bir leke olarak geçtiğini ifade eden Çetin, KHK'lıların eğitim hakkından çalışma hakkına, seyahat özgürlüğünden en temel insani haklara kadar her alanda abluka altına alınmak istendiğini belirtti. Masumiyet karinesini, adil yargılanma hakkını ve anayasayı yok sayarak yapılan bu ihraçların arkasındaki irade ile sokakta cop ve gaz kullanan iradenin aynı olduğunu savunan KESK Sözcüsü, bu sesin şiddetle kısılamayacağını söyledi.

Emek ve adalet mücadelesinden asla geri adım atmayacaklarının altını çizen Çetin, gücü haklılıklarından ve anayasal haklarından aldıklarını ifade etti. Mülki amirlerin ve kolluk kuvvetlerinin sendikal faaliyete yönelik bu pervasız saldırısını en sert biçimde kınadıklarını belirten Çetin, hiçbir barikatın veya gözaltının kendilerini yolundan döndüremeyeceğini vurguladı. Son olarak tüm halka seslenen Dönem Sözcüsü Deniz Çetin, bu mücadelenin sadece ihraç edilenlerin değil, ülkede hukukun üstün olup olmayacağının ve sendikal hakların suç sayılıp sayılmayacağının genel bir mücadelesi olduğunu ifade ederek baskıların, gaz bombalarının ve barikatların hak arayışını engelleyemeyeceğini belirterek sözlerini noktaladı.

Kaynak: ANKA