Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan Uluslararası Medya Merkezi'nde tarihi bir basın toplantısı düzenleyen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte; küresel güvenlik mimarisi, Ukrayna savaşı, Orta Doğu'da devam eden "Epic Fury" (Destansı Öfke) operasyonu ve ittifak içi askeri dengelere ilişkin ezber bozan açıklamalarda bulundu. Ankara'da bir araya gelen 32 müttefik ülkenin küresel bir güç olarak sonuç üretmeye devam edeceğini belirten Rutte, milyarlarca dolarlık yeni projelerin de müjdesini verdi.

"On Milyarlarca Yeni Proje Açıklayacağız"

Bütün ittifakın savunma harcamalarını artırma konusunda hemfikir olduğunu belirten Genel Sekreter Rutte, Ankara Zirvesi'nde somut sonuçları hep birlikte izleyeceklerini kaydetti. Ekonomik gücü askeri kapasiteye dönüştürmenin şart olduğunu ifade eden Rutte, "Yeniliği merkeze almaya çalışıyoruz. Yarın gerçekleştireceğimiz endüstri görüşmeleri de önemli bir platform olacak. On milyarlarca yeni proje açıklayacağız ve bu şekilde caydırıcılığımızı güçlendireceğiz. Putin'e de ne kadar kararlı olduğumuzu göstereceğiz" dedi.

Geçtiğimiz yıl Hollanda'da yapılan Lahey Zirvesi'ndeki taahhütleri hatırlatan Rutte, Rusya'nın füze ve İHA saldırılarına karşı Ukrayna'ya verilen lojistik desteğin kesintisiz sürmesi gerektiğini vurguladı. Yükün adil paylaşımına dikkat çeken Genel Sekreter, Ukrayna'nın güvenliğinin doğrudan NATO'nun güvenliği anlamına geldiğini ifade etti.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Tarih Verdi: Terör Silahların Bırakılmasıyla Tamamen Geride Kalacak!
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Tarih Verdi: Terör Silahların Bırakılmasıyla Tamamen Geride Kalacak!
İçeriği Görüntüle

"Trump'ın Liderliğinin Payı Büyük"

ABD Başkanı Donald Trump'ın müttefiklere yönelik bütçe eleştirileri ve Avrupa'dan beklediği askeri destek bağlamında NATO'da nasıl bir hava eseceği yönündeki soruyu yanıtlayan Rutte, transatlantik bağların gücünü savundu. Geçen hafta Başkan Trump ile son derece yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Genel Sekreter, Avrupalı devletlerin ve Kanada'nın savunma bütçelerindeki tarihi artışı övdü.

Bu artışın Putin tehdidinin yanı sıra Trump'ın güçlü teşviklerinden kaynaklandığını belirten Rutte, "Kendisinin, Eisenhower döneminden bu yana Avrupalıların ve Kanadalıların da Amerikalılarla aynı oranda askeri harcama yapacağı bu eşitleme durumuna gelinebilmesini sağlayan ilk ABD Başkanı olduğu argümanını sunabilirsiniz. 50-60 yıldır duyulan bu arzu şimdi gerçekleşiyor. Bunda Trump'ın liderliğinin payı büyük" şeklinde konuştu.

"Orta Doğu'da Destansı Öfke Operasyonu ve Hürmüz Hamlesi"

Trump ile yaptıkları görüşmede İran ve Hürmüz Boğazı konusundaki bölgesel krizleri doğrudan ele aldıklarını açıklayan Genel Sekreter Rutte, ittifakın sahada aktif olduğunu hatırlattı. ABD ve İsrail ortaklığında İran'a yönelik düzenlenen "Epic Fury" operasyonunu desteklemek amacıyla Avrupa'daki askeri üslerden kalkan müttefik uçaklarının yaklaşık 5 bin sorti gerçekleştirdiğini dünyaya ilan etti.

Küresel enerji yollarını koruma konusundaki kararlılığı Ankara'dan duyuran Rutte, "Daha geçen Cuma günü, Fransızların ve İngilizlerin Ummanlılarla bir araya gelerek, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisi ilkesini kolektif olarak savunacaklarından emin olmak için adım attıklarını gördük. Bu, son 72 saat içinde gerçekleşen son derece önemli bir küresel gelişmedir" ifadelerini kullandı.

"Rusya'nın Ağır Bombardımanı Çaresizlik Göstergesidir"

Rusya'nın Ukrayna şehirlerine yönelik gerçekleştirdiği ağır bombardımanın askeri bir üstünlükten ziyade bir zayıflık ve sıkışmışlık göstergesi olduğunu savunan Rutte, Ukrayna ordusunun Rusya'nın derinliklerindeki askeri ve enerji altyapısını başarıyla vurduğunu söyledi. Cephe hattının bir çıkmaza girdiğini belirten Rutte, Putin'in savaş alanında 35 bin kendi askerini feda etmesini "çaresizlik" olarak yorumladı.

İngiliz uçak gemisi HMS Prince of Wales'i taciz eden Rus "Bear-F" casus uçağına karşı İngiliz F-35 jetlerinin yaptığı hızlı önlemeyi de öven Rutte, Rus ordusunun pervasız ve profesyonellikten uzak davrandığını, NATO'nun her koşulda kendisini savunacağını kaydetti.

"Çin Konusunda Saf Olamayız"

Çin'in Güney Pasifik'teki son füze testine değinen ve Hint-Pasifik Dörtlüsü (IP4) ile sarsılmaz bir koordinasyon içinde olduklarını belirten Rutte, "Çin konusunda saf olamayız. Hint-Pasifik'te yaşananlar, Transatlantik'te yaşananlarla doğrudan ilgilidir. Çin, Kuzey Kore ve İran, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü bu saldırı savaşının temel destekçileri konumunda" uyarısında bulundu.

İttifak içindeki yeni iş bölümünün tıkır tıkır işlediğini söyleyen Genel Sekreter, sahadaki operasyonlarda Avrupalıların komutayı de facto olarak devraldığını, ABD'nin ise küresel stratejik sorumluluğu üstlendiğini belirtti. Ukrayna'ya gönderilen ileri teknoloji sistemlerin parasını artık doğrudan Avrupa ve Kanada'nın ödediğini aktardı.

"Demokrasi Seçimlerden Daha Fazlasıdır: Özgür Medyadır"

Türkiye'deki özgür basın tartışmalarına diplomatik ancak net bir dille yanıt veren Mark Rutte, demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını vurguladı. Medyanın kısıtlamasız çalışabilmesinin önemine değinen Genel Sekreter, "Demokrasi seçimlerden daha fazlasıdır. Demokrasi aynı zamanda özgür medyadır; yani şu an bu salondaki sizlersiniz. İstediğiniz tüm soruları sorabilmeniz, yazabilmenizdir. Bu zirve, liderlerin tüm bu meseleleri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile doğrudan görüşmeleri için iyi bir fırsattır" dedi.

ABD'nin bütçe baskılarının ittifakı bölmediğini, aksine birbirine yakınlaştırdığını savunan Rutte, nükleer caydırıcılık konusunda İngiliz ve Fransız kapasitelerinin de devrede olduğunu ve NATO'nun çok iyi bir konumda bulunduğunu sözlerine ekledi.

"Aselsan ve Türk Savunma Sanayisi Büyük Bir Kazanç"

Türkiye'nin haritadaki konumuna, liderliğine ve askeri gücüne övgüler yağdıran Mark Rutte, "Türkiye 1952'den bu yana bu ittifakın içinde. NATO'daki en büyük ve en iyi eğitimli silahlı kuvvetlerden birine sahipsiniz. Son 10 yılda savunma sanayisi altyapınızı hızla geliştirdiniz. Yaklaşık 3 bin savunma şirketiniz var ve ASELSAN bunun çok net, harika bir örneğidir. Türk savunma şirketlerinin ABD'deki sanayi altyapısına dahi çok ciddi yatırımları var" açıklamasında bulundu.

Daha güçlü bir Avrupa'nın daha güçlü bir NATO anlamına geldiğini ifade eden Genel Sekreter, transatlantik dengesinin yeniden kurulmasının hayati olduğunu belirtti.

"Gizli Yaptırım Tartışmalarını Kamuoyu Önünde Büyütmüyorum"

Bazı NATO ve AB üyesi ülkelerin Türkiye'ye yönelik uyguladığı örtülü ve gizli askeri yaptırımlara dair gelen soruyu yanıtlayan Rutte, genel sekreterlik makamının arabuluculuk rolünü anımsatarak tarihi bir itirafta bulundu. Siyasi görüş ayrılıklarının ve çatlakların demokratik ittifaklarda normal olduğunu savunan Genel Sekreter, kriz yönetim tarzını anlattı.

Rutte, "Ben bu tartışmaları büyütmüyorum. Benim genel sekreter olarak rolüm, bu kısıtlamaları ve sorunları çözmeye yardımcı olmak için perde arkasında sessizce elimden geleni yapmaktır. Maksimum diplomatik fayda sağlayabilmek adına bu hassas konuyu kamuoyu önünde konuşmamak en doğrusudur. Kendi içimizde bu tartışmaları yaşayabiliriz ancak bunları çözmeli ve her zamankinden daha güçlü şekilde bir araya gelmeliyiz" ifadelerini kullandı. Rutte, Türkiye'nin 2017 yılında satın aldığı S-400 füzeleri konusunun ise müttefikler arasında tamamen ikili bir mesele olduğunu belirterek konuyu sonlandırdı.

Kaynak: ANKA