Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) bir ay aradan sonra 11 Eylül’de yapacağı toplantı öncesi faiz indirimi için yapılan çağrılar, oransal talepler bir açık artırma ve mezat atmosferini andırıyor.

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, artan hoşnutsuzlukların giderek yüksek sesle dile getirilmesi, iş aleminde Cumhurbaşkanına oldukça yakın ve etkin isimlerin de bu koroya katılması üzerine, son bir haftada iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelme, önde gelen sanayi-ticaret oralarını ziyaret ederek beklentileri yönetme, iletişim stratejisini güçlendirme, destek ve ikna çabasına hız verdi. Türkiye’nin önde gelen en büyük sanayi ve ticaret odalarının ağustos ayı meclis toplantılarında ise gerek uygulanan ekonomik programa gerekse Merkez Bankası’nın para ve faiz politikalarına karşı başkanların sert eleştirileri ve acil talepleri peş peşe geldi.

Ankara Sanayi Odası (ASO) ağustos ayı meclis toplantısında ‘Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm’ başlıklı sunum yapan Merkez Bankası Başkanı, temmuzdaki enflasyon artışının ‘geçici’ olduğunu savunarak dezenflasyon programının kesintisiz sürdüğünü vurguladı. Yıl sonunda yüzde 24-29 aralığındaki ‘ara hedef’ düzeyinde bir enflasyon beklediklerini yineledi.

Piyasalarda, finans ve iş dünyasında dile getirilen ‘daha yüksek oranlarda ve daha hızlı faiz indirimi’ taleplerine karşılık Merkez Bankası Başkanı; ‘Faiz adımlarının enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak, dezenflasyonun gerektirdiği sıklıkta ve ihtiyatlı biçimde atılacağını, indirim adımlarının büyüklüğünün enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirleneceğini’ söyledi.

Artık esamesi okunmayan Merkez Bankası bağımsızlığını söylem ve eylemle ayakta tutmaya çalışan Karahan, siyasi ve piyasa müdahaleleriyle baskılara direnmeye, gerçeklikle örtüşmeyen taleplere set çekmeye çabalasa da mevcut tablo, Merkez Bankası üzerindeki baskının artarak süreceğini işaret ediyor.

ASO, ATO, İSO, İTO’dan sert çıkışlar, MB’ye baskı ve faiz indiriminde mezat, açık artırma

Başkan Karahan’a ev sahipliği yapan ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın açıklamaları bu açıdan ilk işaret fişeği oldu. Uygulanan para politikasını sert eleştirerek reel sektörün, sanayinin olumsuz etkilendiğini, üretim ve kapasite kullanımında ciddi düşüş yaşandığını dile getiren Ardıç, Karahan’ın gözlerinin içine bakarak; ‘sanayicilerin, KOBİ’lerin, MB enflasyon hedefinin iki katı faiz ödeyerek ayakta kalamayacağını’ söyledi.

Temmuzda yüzde 33,5 olan cari enflasyona karşılık, MB’nin enflasyon hedefinin yüzde 24, ticari kredi faizinin yüzde 55 olduğunu ifade eden ASO Başkanı; ‘KOBİ’ler bankaların kapısından geçemiyor. Parasını faize yatıran rahat uyurken, biz sanayiciler uykusuz geceler geçiriyoruz’ diyerek açık açık MB Başkanının yüzüne karşı sitem etti.

Başkan Karahan, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran’ı ziyaretinde de ağır eleştiriler ve acil taleplerle karşılaştı. Konkordato ve iflaslardaki olağanüstü artışa dikkat çeken ATO Başkanı; finansa erişimde sınırlamaların kaldırılması, kredi borçlarına düşük faizli-uzun vadeli yeniden yapılandırma, faizlerde indirim, KOBİ’lere yeni nefes kredisi, ticari kredi kartı faizinde indirim ve taksit sayısında artış talep etti.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan ise uygulanan politikalara ve dezenflasyon programının artan bedellerine karşı eleştirilerini sıralarken bugüne kadar sanayicilerin üzerlerine düşen fedakarlıkları ‘fazlasıyla yerine getirdiklerini’ savundu. Bahçıvan; ‘Buna rağmen, sebebi olmadığımız bir enflasyonun çok üzerinde bir kredi faiziyle karşılaşıyor olmamız büyük ve haksız bir bedel ödediğimizi ortaya koyuyor’ dedi.

11 Eylül’de 3 puan indirim, sonrası Allah kerim

Şimşek ve ekonomi yönetimine en sert mesaj, Türkiye ve Avrupa’nın en büyük, dünyada ise ikinci büyük ticaret odası olan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç’ten geldi. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın yıl sonuna kadar 800 baz puan (8 puan) faiz indirimi imkanı olduğuna ilişkin değerlendirmesi ardından el yükselten İTO Başkanı Avdagiç, yıl sonuna kadar politika faizinde 1000 baz puan (10 puan) indirim beklediklerini ilan etti.

Kalyon PV, 'Çevresel Ürün Beyanı' belgesine sahip dünya çapında ilk üretici oldu
Kalyon PV, 'Çevresel Ürün Beyanı' belgesine sahip dünya çapında ilk üretici oldu
İçeriği Görüntüle

Temmuz’da politika faizini yüzde 43’e düşüren PPK’nın eylül, ekim ve aralık toplantılarında da indirim bekleniyor. Muhtemelen 11 Eylül’deki toplantıda 300 baz puanlık (3 puan) bir indirim daha yapılacak. Okulların açılacağı eylül ve elektrik-doğal gaz zamlarının rutin hale geldiği ekim enflasyonlarından sonra olası diğer indirimlerin kaderi belli olacak. Ancak İTO Başkanının talebi, üç toplantıda 10 puan indirim ve politika faizinin yüzde 33’e düşürülmesi.

İTO Başkanı Avdagiç’in talebi, MB Başkanı Fatih Karahan’ın ASO’da ifade ettiği ‘enflasyon odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı indirim’ söylemiyle örtüşmüyor. Zamansız faiz indiriminin nelere mal olduğu, 2021’de geçilen heterodoks ekonomi politikaları ve faizde nas ısrarıyla görüldü. İş dünyası da bu süreci ağır şekilde yaşadı. Yüzde 8,5’a kadar düşürülen politika faizine karşılık enflasyon TÜİK’e göre yüzde 85, İTO’ya göre yüzde 105’e kadar yükseldi. Faiz düşünce enflasyonun da düşeceği tezinin aksine enflasyon ve kur artışlarıyla, maliyeti milyarlarca dolara, trilyonlarca liraya varan Kur Korumalı Mevduat (KKM) faturasının ağır hasarı yaşandı. Türkiye ekonomisi hâlâ bu sarmalda bocalıyor.

6 yılda 6 başkan değiştiren Merkez Bankası’na yeniden ‘söz dinleyen’ başkan aranıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’la kuzen olan ATO Başkanı Gürsel Baran’ın yanı sıra iş dünyasında Erdoğan’a en yakın isimlerin başında gelen İTO Başkanı Avdagiç’in MB Başkanına ve uygulanan para-faiz politikalarına yönelik açıklamaları, yaptıkları çıkışlar, dile getirdikleri talepler, MB ve ekonomi yönetimini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘şikayet’ niteliğinde.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zamansız ve ekonomik gerçeklerle örtüşmeyen faiz indirimlerinden uzak duran Merkez Bankası Murat Çetinkaya’yı, ‘söz dinlemiyor’ diye Temmuz 2019'da görevden aldı. Çetinkaya’dan sonra Başkanlığa getirilen Murat Uysal, Naci Ağbal ve nihayet ‘söz dinleyen’ Şahap Kavcıoğlu ile üç yılda üç başkan değişti. Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanı olmasından sonra Haziran 2023’te görevden alınan Kavcıoğlu’nun yerine ABD’den transfer Hafize Gaye Erkan atandı. Faiz artışı ve dezenflasyon programını başlatan Erkan’ın 8 ay kalabildiği Başkanlık koltuğuna 3 Şubat 2024’te yine ABD’den gelen Fatih Karahan oturdu.

Kavcıoğlu’nun yüzde 8,5’la devrettiği politika faizi, Erkan-Karahan döneminde 2,5 yılı aşan sürede yüzde 50’ye kadar yükseldikten sonra şu anda yüzde 43 düzeyinde. Özellikle iş dünyasından, Erdoğan’a yakın oda başkanlarından yükselen şikayetler, son dönemde art arda gelen faiz indirimi talepleri, 10 puana varan indirim istekleri yeniden ‘söz dinleyen Merkez Bankası başkanı’ arayışını ve ekonomik yıkıma yol açan zoraki faiz indirimli ‘nas’ özlemini gösteriyor.

Kaynak: ANKA