TBMM'de düzenlediği basın toplantısında borsa ve fon krizini değerlendiren YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye’nin 1980'lerdeki banker krizinden çok daha yıkıcı bir tabloyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Günaydın, ekonomi ve denetim bürokrasisindeki iç içe geçmişliğin denetimsizliğe ve bilgi sızdırmalarına yol açtığını ileri sürdü.

"İçeriden Bilgi Sızdırıldı, Vatandaşın Üzerine Kapı Kilitlendi"

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) açıkladığı son kararlara değinen Günaydın, işlem durdurma ve dondurma kararları öncesinde bazı kişilere bilgi aktarıldığını (insider trading) iddia etti. Belli isimlerin kriz patlamadan hemen önce varlıklarını nakde çevirdiğini belirten Günaydın, "17 Eylül'deki işlemler iptal edildi. Bunun anlamı açıkça şudur: AKP'li elitler paralarını alıp kaçtılar, içeride kalan vatandaşın üzerine kapı kilitlendi" dedi.

"Kocasıyla Beraber 2 Milyarı Cebine Koydu ve Çıktı"

Eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkında çarpıcı bir iddiada bulunan Günaydın, satışın kriz öncesinde gerçekleştiğini öne sürdü.

"Nüfuz Kullanımı Olmadan Bu Satış Mümkün Değil"

Tüm yatırımcıların parasının içeride sıkıştığını hatırlatan YENİ Parti Grup Başkanvekili, "SPK vatandaşlara 'içeride ne kaldıysa paylaşın' derken, Fatma Betül Sayan Kaya kocasıyla beraber 2 milyarı cebine koydu ve çıktı. Bu durum nüfuz kullanımı olmadan gerçekleştirilemez. İçeriden bilgi sızıyor, AKP'liler paralarını alıp kaçıyor; içeride ise zavallı vatandaşın varlıkları kalıyor" ifadelerini kullandı.

Bürokrasi ve Şirket Bağlantılarına Sert Dalgakıran

Toplantıda Özata Denizcilik, Bulls Yatırım ve Pasifik Gayrimenkul gibi şirketlerin yönetim yapısını ve bürokratik ilişkilerini tek tek sıralayan Günaydın, çıkar çatışmalarının zirveye çıktığını savundu. Hazine Bakan Yardımcısı Osman Çelik'in damadı İskender Balcı'nın kriz patlamadan 15 gün önce istifa ettiğine dikkat çeken Günaydın, kaçışına göz yumulduğunu belirterek yakalama kararının neden zamanında verilmediğini sordu.

"Hem İcra Hem Denetim Tarafında Aynı İsimler Var"

Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu'nun aynı zamanda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi olmasını ve Adalet Bakanı'nın eşinin SPK Yönetim Kurulu'nda yer almasını eleştiren Günaydın, "Bir devlet aklı aynı insana böylesine karmaşık yerlerde görev verebilir mi? Denetleyecek kurumların yöneticileri ile icradakiler iç içe geçmiş durumda. Buraya yargı bakacak ama Adalet Bakanı'nın eşi SPK'dayken bu etkinlikle yapılabilir mi?" diye konuştu.

"Mağduriyetlerin Giderilmesi İçin Kanun Teklifi Hazırladık"

YENİ Parti olarak krizin çözümü ve vatandaşın zararlarının tazmin edilmesi amacıyla kanun teklifi hazırladıklarını duyuran Günaydın, şu önerilerde bulundu:

  • Şahsi Mal Varlıklarına El Konulmalı: Sadece şirketlerin değil, fon ve şirket sahiplerinin şahsi mal varlıklarına da gidilmeli.

    Antik Dünyanın En Lüks Sofra Takımları Adrasan Batığında Bulundu
    Antik Dünyanın En Lüks Sofra Takımları Adrasan Batığında Bulundu
    İçeriği Görüntüle
  • Tazminat Fonu Kurulmalı: Haksız ve açıklanamaz gelir elde edenlerin kazançları ile fonlarda kalan varlıklar kurulacak bir tazminat fonuna aktarılmalı.

  • Hazineye Değil Mağdura: Elde edilen kaynak Hazine’ye değil, doğrudan zarara uğrayan vatandaşlara paylaştırılmalı.

Gökhan Günaydın, YENİ Parti olarak hem sorumlular hem de görevini ihmal eden denetim kurumları hakkında yargıya suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

Kaynak: ANKA