Kamuoyunda 'Çerçeve Yasa' olarak bilinen 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri tarihi anlara sahne oluyor. YENİ Parti Grubu'nun kapalı toplantısının ardından gözlerin çevrildiği Genel Kurul kürsüsüne çıkan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin ve grubunun oylamadaki kararına dair hayati açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına meselenin boyutunu tanımlayarak başlayan Özel, "Bugün Türkiye'nin en ağır, en yakıcı, en uzun sorunlarından birini konuşmak üzere bu çatının altındayız. Açık açık yazmasalar, konuşmaya cesaret etmeseler de meselelerin adını doğru telaffuz etmek durumundayız. Bugün Kürt meselesini konuşmak üzere buradayız" ifadelerini kullandı.

"Kürt Meselesi Sadece Bir Güvenlik Meselesi Değildir"

Kürt meselesinin yalnızca terör veya örgütün silah bırakması konusu olmadığını vurgulayan Özgür Özel, konunun 86 milyonun ortak geleceği olduğunu dile getirdi:

"Kürt meselesi eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, demokratik temsil, özgür siyaset ve birlikte yaşama meselesidir. Herkesin kendi kimliğiyle, diliyle, kültürüyle ve inancıyla kendisini bu ülkenin eşit yurttaş hissetmesi meselesidir. Aynı zamanda Edirne'deki, İzmir'deki, Trabzon'daki, Manisa'daki yurttaşlarımızın güven içinde yaşaması, evladını teröre kurban vermemesi meselesidir. On yıllardır canımızı, malımızı, kaynaklarımızı feda ettiğimiz bu mesele 86 milyon yurttaşımızın meselesidir."

"Cumhuriyet, Üniter Devlet Ve Milletin Bütünlüğü Kırmızı Çizgimizdir"

Cumhuriyet'i kuran ve çok partili demokrasiye taşıyan siyasal mirasın temsilcisi olduklarını hatırlatan Özel, temel kırmızı çizgileri sıraladı:

"Cumhuriyetimiz, üniter devlet yapımız, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü kırmızı çizgimizdir. Biz Kürt meselesinin demokratik çözümünü bu ilkelerin karşısında değil, onların güvencesi olarak görüyoruz. Toplumsal barışın sağlanmasını, üniter devletin alternatifi olarak değil tam tersine en güçlü dayanağı ve güvencesi olarak görüyoruz. Yurttaşlarımızın adalete, devlete ve Cumhuriyet'e bağlılığı korkuyla değil eşitlikle, özgürlükle ve aidiyet duygusuyla güçlenir. Korku üzerine devlet inşa edilmez."

"Tutumumuz Konjonktürel Değil, İlkeseldir"

Meseleye hiçbir zaman seçim takvimine veya anketlere bakarak yaklaşmadıklarını belirten YENİ Parti Lideri, iktidarın geçmişteki politikasını eleştirdi:

"İşine geldiğinde 'çözüm' diyen, işine gelmediğinde bütün Kürtleri terörist ilan edenlerden olmadık. Tarihsel tutarlılık içinde hep aynı yerde durduk. Dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz: Bu mesele şiddetle değil, siyasetle çözülmelidir. Gizli pazarlıklarla değil; milletin gözü önünde, milletin rızasıyla çözülmelidir. Bir kişinin iradesiyle değil, TBMM'nin demokratik meşruiyetiyle çözülmelidir."

"İktidar Süreci Büyük Bir Özensizlikle Yürüttü"

Siyasi iktidarın süreci kapalı kapılar arkasında ve fütursuzca yönettiğini savunan Özel, "Müzakereleri kapalı kapılar altında yürüttüler. Bizi, muhalefeti dışarıda bırakmak için elinden geleni yaptılar. Üç kişinin bildiği metin diye bir metin kutsanıp Meclis'ten gizlendi, AK Partili vekillerden dahi gizlendi. Bir telaş ve panikle son sürece girildi. Barışı, hukuku milletin gözünden kaçırarak yazamazsınız. Toplumsal uzlaşma, yangından mal kaçırır gibi kurulamaz" dedi.

"Bu Teklife 'Hayır' Demeye En Çok Hakkı Olan Parti Biziz"

Süreç boyunca partisine yönelik ağır baskı ve hukuki müdahalelerin yapıldığını hatırlatan Özgür Özel, sokağın tepkisine de değinerek şunları kaydetti:

"Bu teklife 'hayır' deme hakkı en çok olan siyasi parti kimdir diye sokağa sorduğunuzda, hiç şüphe yok ki bugün karşınızda bulunan YENİ Parti Grubu'dur. Çünkü süreç devam ederken en ağır saldırılara uğrayan bizleriz. Cumhurbaşkanı adayı tutuklanan, yol arkadaşları hapsedilen, partisine yargı eliyle butlan atanan biziz. Günlerdir bu teklife 'hayır' dememiz için binlerce öneri, eleştiri, hatta tepki alan bizleriz. Ama hepinize şunu hatırlatıyorum: Yarın bu ülkeyi yönetecek olan da bizleriz. Devlet ciddiyetiyle karar veren, bu ülkenin 10-20 yıl sonrasını düşünme sorumluluğunu yüreğinde hisseden de bizleriz."

TBMM'de Kritik 'Çerçeve Yasa' Mesaisi: Bahçeli ve Dervişoğlu Yan Yana Ama Tokalaşmadı!
TBMM'de Kritik 'Çerçeve Yasa' Mesaisi: Bahçeli ve Dervişoğlu Yan Yana Ama Tokalaşmadı!
İçeriği Görüntüle

"Masadan Kalkmadık Çünkü O Masa Erdoğan'ın Masası Değil"

Eleştirilere ve tepkilere rağmen komisyon masasından neden kalkmadıklarını açıklayan Özel, masanın önemine vurgu yaptı:

"Bize defalarca 'Bu şartlarda o masada neden oturuyorsunuz' dediler. Bu çağrıları yapanların öfkesini de kaygısını da anlıyorum. Bize yapılanları en iyi biz biliyor, yüreğimizin en derinliklerinde hissediyoruz. Evet, bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok biz sahibiz. Ama bu hakkı, milletin barış hakkının önüne koymayanlar da bizleriz. Komisyonda masadan kalkmadık çünkü o masa Erdoğan'ın masası değildir; o masa milletin barış umutlarının masasıdır. Öfkemizi, milletin geleceğinin önüne koymadık, koymayacağız."

"Teklifin İçeriği De Hazırlanış Biçimi Kadar Sorunlu"

Kanun teklifinin içeriğindeki noksanlıklara dikkat çeken Özel, ortaklaşa yazılan komisyon raporunun sadece bir maddesinin kanunlaştırıldığını ifade etti:

"Komisyon raporunun yedinci maddesinde demokratikleşme vardı. Siyasi tutukluların durumundan AYM ve AİHM kararlarına uyulmasına, kayyum uygulamalarının sona erdirilmesine kadar pek çok demokratikleşme önerisi vardı. Altında iktidar milletvekillerinin de imzası vardı. Ama bu kanun teklifinde hiçbiri yok. Uzun tutukluluklara, gizli tanık düzenine, siyasallaşmış yargıya karşı tek bir demokratik adım yok. Hatay'ın seçilmiş milletvekilli Can Atalay için bir adım yok. Selahattin Demirtaş için açık bir hukuk yok; örtülü, keyfiyete kalmış bir muğlaklık var."

"Erdoğan'ın Tek Kaygısı Kendi Koltuğudur"

İktidarın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın duruşunu güvenilmez bulduklarını belirten YENİ Parti Lideri, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Erdoğan bugün siyasi rakiplerini yargıyla bertaraf etmeyi göze alan, tek kaygısı kendi koltuğu olan bir noktadadır. Biz böyle bir iktidarın samimiyetine güvenmiyoruz, geçmişine güvenmiyoruz, bugünkü niyetine güvenmiyoruz. Biz kendimize ve milletimize güveniyoruz. Bizi uyaran yurttaşlarımızın sesini duyuyorum. 'Bu iktidar demokratikleşmez' diyenlerin endişesini paylaşıyorum. Ancak eleştirilerin barışa karşı olmadığını da görüyorum. Erdoğan iktidarı demokratikleştirmeyi başaramadı, başaramayacak. O yüzden bunları bu iktidara bırakamayız, bırakmayacağız."

"Barışın Önünde Durmayacağız"

Tarihi kararını tüm kamuoyuna ilan eden Özgür Özel, konuşmasının en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı:

"İşte buradan tarih önünde ifade ediyorum: Bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok sahip olan YENİ Parti; kendi hakkını, milletin barış hakkının önüne koymayacaktır. Barışın önünde durmayacağız. Bir daha şehit gelmemesi için, hiçbir evladımızın gazi olmaması için, yoksul evlere ateş düşmemesi için barışın önünde durmayacağız. Bir anne daha evladının tabutuna sarılmasın diye, bu ülkenin çocukları bu ülkenin geleceğini okullarda, fabrikalarda, tarlalarda, laboratuvarlarda kursun diye barışın önünü açacağız."

"Silah Faslının Kapanması İçin Aralanan Kapıyı Kapatmayacağız"

Düzenlemeyi nihai bir metin olarak değil, silahların susması için ilk adım olarak gördüklerini belirten Özel, iktidarın imza attığı komisyon raporunun takipçisi olacaklarını vurguladı:

"Bugün silah faslının kapanması için bir kapı aralanıyor. Biz o kapıyı kapatan taraf olmayacağız. Ama asıl büyük mücadele şimdi başlayacak. Demokrasi mücadelesi, adalet mücadelesi, eşit yurttaşlık mücadelesi. Komisyon raporuna imza koyduk. Koyduğumuz imzayı namusumuz biliyoruz. Cumhur İttifakı'nın da o raporda imzası var. Onların kaçtığı çözüm sorumluluğunu biz üstleneceğiz. Onların ertelediği demokratikleşmeyi biz gerçekleştireceğiz."

"Atatürk, Lozan Ve Ülkenin Bütünlüğü Pazarlık Konusu Yapılamaz"

Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin başlarının üzerinde yeri olduğunu belirten Özel, milli değerlerin pazarlık edilemeyeceğini yineledi:

"Kırmızı çizgilerimiz nettir: Atatürk, Lozan Antlaşması, devletin birliği ve ülkenin bölünmez bütünlüğüyle Anayasa'nın güvence altına aldığı Cumhuriyet'in temel nitelikleri. Bunlar tartışma veya pazarlık konusu yapılamaz, buna asla izin vermeyiz."

"Milletvekillerimiz Bölgesinin Sesini Dinleyerek Karar Verecek"

Genel Başkan ve parti yönetimi olarak ilkesel duruşlarını koyduklarını belirten Özel, gruptaki oylama serbestisine dair de önemli bir parantez açtı:

"Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde bu yasaya 'evet' diyeceğiz. Ancak milletvekillerimiz de seçildikleri illerinde millet ne diyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacaktır. Bu ifadeyle YENİ Parti Grubu'nu kararında serbest bırakıyor değilim. Aksine kendi il, bölge ve temsil ettiği toplumsal kesimlerin hassasiyet, beklenti, endişe ve umudunu dikkate alarak onları milletin vekili olma sorumluluğuyla baş başa bırakıyorum."

Kaynak: ANKA