YENİ Parti Ankara Milletvekili Aylin Yaman ve Muğla Milletvekili Gizem Özcan ile birlikte TBMM'de basın toplantısı düzenleyen eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, 16 yıl aradan sonra ilk kez aynı kürsüde kamuoyunun karşısına çıktı.
Milletvekilliğini bıraktığı 2011 yılından bu yana ilk kez Meclis kürsüsünden seslendiğini ifade eden Sav, Ankara 36. İdare Mahkemesi'nin 21 Mayıs 2026 tarihinde verdiği "mutlak butlan" kararına değinerek, bu gelişmenin CHP içerisindeki tartışmaları derinleştirdiğini vurguladı.
"Hukukun Üstünlüğünün Çiğnendediği Bir Dönemi Yaşıyoruz"
Parti içerisindeki hukuki süreçlere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunan Sav, Parti Meclisi üyelerinin önemli bir kısmının istifa ettiğini hatırlattı. CHP Tüzüğü'ne göre Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) görevinin sona ermiş olması gerektiğini savunan Sav, yönetimin görevde kalmasını sert bir dille eleştirdi:
"Hukukun değil, hukuksuzluğun egemen olduğu, hukukun üstünlüğünün çiğnendiği bir dönemi yaşıyoruz. 'Beş kişi de kalsa, göreve devam ederiz' anlayışıyla, mevcut Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu sanki hukuki geçerliliğini taşıyormuş gibi görev yapmaya devam etti."
"Olağanüstü Kurultay Talepleri Reddedildi"
CHP'de tüzük gereği 45 gün içinde kurultay yapılması gerektiğini ancak bu sürenin aşıldığını öne süren Önder Sav, 5 Kasım 2023 tarihli kurultay delegelerinin yarıdan fazlasının olağanüstü kurultay çağrısında bulunduğunu açıkladı.
Delegelerin; genel başkan, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu seçimlerinin yenilenmesini talep ettiğini belirten Sav, mevcut yönetimin ihtiyati tedbir kararını gerekçe göstererek bu talepleri reddettiğini dile getirdi. Üye katılım törenlerine ilişkin iddialara da değinen Sav, "Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir ayıpla yaşayabilecek parti değildir" ifadesini kullandı.
"Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genleriyle Oynandı"
Partinin Atatürk ilke ve devrimlerinden, laiklikten ve hukuk devleti anlayışından uzaklaştığını savunan Önder Sav, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Hele hele iddialı bir şekilde telaffuz edilen hak, hukuk, adalet söylemleri de unutulur olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi, hukuksuzluğun ve adaletsizliğin adeta cirit attığı bir parti durumuna sokulmuştur."
"Bu Hukuksuzluklara Sessiz Kalmam Mümkün Olamazdı"
70 yıllık siyasi geçmişine atıfta bulunarak istifa kararının gerekçelerini açıklayan Sav, şunları kaydetti:
"Benim, ömrü hukukun üstünlüğü kavgası yapan, demokratik, laik hukuk devleti mücadelesi yapan bir siyaset adamı olarak mensup olduğum partide bu hukuksuzluklara, bu aldırmazlıklara sessiz kalmam mümkün olamazdı. Ve böyle kalmayı da kendime yakıştıramazdım.
Mustafa Kemal'in önderliğinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin ve Kuva-yı Milliye'nin devamı olarak kurulmuş olan Cumhuriyet Halk Partisi, bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi değildir. Maalesef Cumhuriyet Halk Partisi'nin genleriyle oynanmış ve Cumhuriyet Halk Partisi başkalaştırılmış bir partiye dönüşmüştür."
"Binada Oturanlar Kiracı Durumundadır, Tahliyeleri Yakındır"
Mevcut parti yönetimine ilişkin çarpıcı bir benzetmede bulunan Önder Sav, partinin amblemi ve binası üzerinden dikkat çeken mesajlar verdi:
"Tabii şimdi partinin binasının ve ambleminin sahibi görünenler kiracı durumundadırlar. Tahliyeleri çok yakındır. Parti binası ve amblem, onların belki bir süre daha kullanacağı bir alet durumunda olacaktır. Ama gerçekler su yüzüne çıktıkça, bu binada oturanlar da kendilerini ciddi bir biçimde sorgular duruma geleceklerdir."
Eşi, iki evladı ve damadıyla birlikte CHP üyeliğini sonlandırdığını açıklayan Sav, eski CHP Milletvekili, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erol Çevikçe'nin de CHP'den istifa ettiği bilgisini paylaştı.





