Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedenine ulaşılan Narin Güran cinayetinin üzerinden iki yıl geçti. Yargı sürecinde verilen kararların toplumu tatmin etmediğini ve dosyadaki dijital verilerin eksik incelendiğini savunan aile, sesini duyurmak amacıyla yeni bir adalet mücadelesi başlattı.
Narin’in kabrini ziyaret ettikten sonra açıklamalarda bulunan baba Arif Güran, 'Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu' öncülüğünde Diyarbakır’dan Ankara’ya yürüyeceğini ilan etti.
"Soruşturma Eksik ve Hatalı Yürütüldü"
Yürüyüş öncesi aile adına teknik ve hukuki detaylara değinen avukat Onur Akdağ, yargılama sürecine sert eleştiriler yöneltti. Dosyadaki kilit delillerin karartıldığını ileri süren Akdağ; soruşturma aşamasındaki askeri kamera kayıtlarının silindiğini, Salim Güran’ın telefonundaki en kritik ses kaydının yok edildiğini ve Nevzat Bahtiyar’ın kolluktaki telefon verilerinde sıfırlama girişiminde bulunulduğunu iddia etti.
"Narin'in Eve Varmadığını ABD Raporuyla Tespit Etti"
Mahkemeye sunulan verilerin çeliştiğini ifade eden avukat Akdağ, davanın seyriyle ilgili şu detayları paylaştı:
"Daraltılmış baz raporunun dijital verilerle çeliştiği tespit edildi. Şaşmaz denilen baz raporunun bir safsatadan ibaret olduğunu ispatladık. Ulusal Kriminal Büro’nun 'Narin patikaya çıkmıştır' tespitinin aksine, Amerika Birleşik Devletleri’nde iyileştirdiğimiz görüntülerle Narin’in eve varmadığını belirledik. Çocuğun patikanın başında Nevzat Bahtiyar tarafından alınarak ahır tarafına getirildiğini net şekilde raporladık."
"Cinayet Saatinde Şarjdaydı ve İnternet Trafiği Vardı"
İncelettikleri telefon imaj kayıtlarına göre Salim Güran’ın olay anında kendi evinde oturduğunu savunan Akdağ, "Salim Güran’ın cinayet saatindeki ilk 30 dakikada sıfır adım attığı, telefonunun 15.20'ye kadar şarjda olduğu ve yoğun internet veri hareketliliği bulunduğu ortaya çıktı. Buna karşın Nevzat Bahtiyar’ın telefonunda hiçbir internet hareketi yoktu. Tüm bu raporlarımıza ve çocuğun üzerindeki PSA varlığına rağmen yerel mahkeme, istinaf ve Yargıtay toplum baskısıyla acele karar vermiştir" şeklinde konuştu.
"Kızım İçin Ölmeye Bile Hazırım"
Avukatın ardından söz alan baba Arif Güran, amacının sadece kızının hakkını aramak olduğunu vurguladı. Mücadelesini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde noktalamak istediğini belirten Güran, duygularını şöyle dile getirdi:
"İki yıldır bir hukuk mücadelesi veriyoruz. Buradan vicdanlı insanlara sesleniyorum; bu yola çıkmamın tek sebebi kızımın hakkıdır. Ben Narin için değil yollara, Narin için ölmeye bile hazırım. Bu bin kilometrelik yolda tek amacım Sayın Cumhurbaşkanı’na sesimi duyurmaktır. Benim kızımın hakkını yerde bırakmayan bu ülkede tek bir kişi var, o da Sayın Cumhurbaşkanı'dır. Varışım Külliye'nin önü olacaktır."
'Faili Meçhul' Başvurusu Reddedilmişti
Güran ailesi daha önce Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına başvurarak cinayetin 'faili meçhul' olarak yeniden ele alınmasını talep etmişti. Ancak Bakanlık, dosyayı yeniden açmayı gerektirecek somut bir olgu bulunmadığı, bazı sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarının Yargıtay tarafından onandığı gerekçesiyle talebi reddetmişti. Acılı baba, yapılan açıklamaların ardından Ankara yürüyüşünü resmen başlattı.




